İçeriğe geç

GÜNDÜZÜN GECESİ

Bölüm 25 · 2 dk okuma

GÜNDÜZÜN GECESİ

Bölüm 25

25. BÖLÜM: YARALARIN ŞİFASI, MUCİZE BİTİŞ VE YENİ HAYAT

​O dehşet dolu gecenin ardından Ömer, Kaan ve Melis demir parmaklıklar arkasına gönderilmiş, hak ettikleri cezayı bulmuşlardı. Hapishaneden Ömer’in yazdığı o pişmanlık dolu son mektup akademiye ulaştığında, Gündüz mektubun zarfını dahi açmadan bahçedeki sobaya atıp ateşe verdi. Geçmişin gölgeleri artık tamamen kül olmuştu.

​Kaçırılma vakasının ardından Gündüz’ün yaşadığı ağır panik atak krizlerini sarmak için Yunus bir an olsun onun yanından ayrılmadı. Yunus, Gündüz’ün tutunan eli, sığınacağı manevi limanı oldu. İki çift, Bizim Sığınak Müzik Akademisi yararına Türkiye genelinde dev bir iyilik ve müzik turnesine çıktılar. Binlerce kimsesiz çocuğa umut olan turnenin ardından, hayırlı haberler art arda geldi: Hem Gündüz hem de Hilal hamileydi!

​Gündüz ve Hilal, hamilelik süreçlerini tıpkı öz kardeş gibi, omuz omuza geçirdiler. Birlikte bebek kıyafetleri ördüler, dualar okudular, aşermelerini ve heyecanlarını paylaştılar. Ancak Gündüz’ün geçmişte yaşadığı ağır bünyesel yorgunluk ve hastalığı sebebiyle hamileliği yüksek riskli ve tehlikeli geçiyordu. Doktorların kesin istirahat uyarısı üzerine Gündüz, gözü gibi baktığı Müzik Okulu’nu tamamen Yunus’a emanet etti.

​Yunus, akademi yükünü omuzlarken bir yandan da evde eşinin üzerine titriyordu. Gündüz’ün sancılı geçtiği gecelerde onun başucunda ilahiler okur, moralini yüksek tutardı. Yan yana kıldıkları namazların ardından Yunus, ellerini Gündüz’ün karnına koyarak bebeğe ve annesine şifa duaları eder, Gündüz’e sonsuz bir manevi güç verirdi.

​3 YIL SONRA

​Araya giren üç yıl, yaraları tamamen sarıp mücizelerle dolu yeni bir hayat getirmişti.

​Gündüz, o tehlikeli hamilelik sürecini Yunus’un sevgisi, Hilal’in kardeşliği ve dualarla atlatarak nur topu gibi bir kız evladı dünyaya getirmişti. Hilal ve Gece’nin ise pırıl pırıl bir oğulları olmuştu. İki bebek, akademinin bahçesinde neşeyle emekliyor, bahçeyi cıvıl cıvıl neşeyle dolduruyordu.

​Bizim Sığınak Müzik Akademisi’nin geleneksel yıl sonu büyük konser akşamı gelip çatmıştı.

​Devasa sahnede ışıklar yandı. Bir yanda Gece ve Hilal kucaklarındaki evlatlarıyla gururla dururken, diğer yanda Yunus ve kucağındaki minik kızıyla Gündüz yerini aldı. Gündüz, gözlüklerinin arkasından salondaki binlerce mutlu yüze ve yanındaki ailesine baktı. Alnındaki o eski yaraların, kalbindeki o derin sızıların yerini artık katıksız bir huzur almıştı.

​Gündüz kucağına bağlamasını, Gece gitarını aldı. Yunus duru sesiyle beyitleri başlatırken, akademideki yüzlerce kimsesiz çocuk sahneye çıkıp onlara katıldı. Hep birlikte, o zor günlerde kenetlenerek yazdıkları şampiyonluk bestesini seslendirdiler.

​Gündüz, şarkının son mızrabını vururken Yunus’un sevgi dolu gözlerine ve Gece’nin gururlu tebessümüne baktı. Artık kimsenin gölgesinde kalmayan, kendi hakikatini yazan, aşka ve evladına sımsıkı sarılan güçlü bir kadındı. Hayat, onlar için en güzel melodisini çalmaya yeni başlıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.