GÜNAHSIZLAR
2. Bölüm
Selçuk kahkaha atarken bir anda arkasından sert bir darbe aldı.
TAK!
Elindeki tahta parçasıyla Hafize ona vurmuştu.
Selçuk yere yığıldı.
Evdekiler donup kaldı.
Miraç gözlerini açtı.
"Lan... sen ölmedin mi?"
Hafize nefes nefese kalmıştı. Yüzü bembeyazdı. Boynunda ve kollarında yaralar vardı.
"Son anda kurtuldum..." dedi.
"Biraz daha geç kalsaydım ölecektim."
Herkes şok içindeydi.
Önce Miraç'ın yaralarını sardılar.
Ardından Selçuk'u boş bir odaya sürükleyip kapıyı kilitlediler.
Hüseyin sinirden duvara yumruk attı.
"SİKEYİM BÖYLE İŞİ!"
Ev sessizliğe gömüldü.
Kimse ne yapacağını bilmiyordu.
Polisi aramak istediler.
Fakat telefonların hepsi kırılmıştı.
Dışarıda yağmur başlamıştı.
Rüzgâr camları sallıyordu.
Hafize derin bir nefes aldı.
"Arkadaşlar..." dedi.
"Sandığınız gibi değil."
Herkes ona döndü.
"Selçuk çok güçlü. Bu normal değil."
Miraç kaşlarını çattı.
"Ne demek normal değil?"
Hafize devam etti.
"Biz kendimizi günahsız sanıyoruz."
Odadaki herkes sustu.
"Ama değiliz."
Hüseyin sinirle ayağa kalktı.
"Ne anlatıyorsun sen?"
Hafize gözlerini yere indirdi.
"Birileri geçmişimizi biliyor."
Miraç bağırdı.
"NEYİ BİLİYORLAR?!"
Tam Hafize konuşacakken...
KÜT!
Kapı yerinden çıktı.
Herkes irkildi.
Selçuk karşılarında duruyordu.
Kilidi kırmıştı.
Yüzünde korkutucu bir gülümseme vardı.
"Kurtulmuşsun Hafize..."
Hafize'nin yüzü dondu.
Selçuk birkaç saniye herkese baktı.
Sonra sakin bir sesle konuştu:
"Sizin için bir planım var."
Kimse ne diyeceğini bilemedi.
Selçuk arkasını döndü.
Kapıdan çıktı.
Birkaç dakika sonra evin önünden siyah bir araba uzaklaştı.
Herkes camdan onu izledi.
O gece evde kalmanın güvenli olmadığına karar verdiler.
Sabah olur olmaz şehirden gitmek için bilet bakmaya başladılar.
Saatler sonra yola çıktılar.
Ancak şehrin çıkışında...
Bir şey gördüler.
Yol kenarında bir ceset vardı.
Ece.
Herkes donup kaldı.
Miraç kusacak gibi oldu.
Hüseyin nefes alamıyordu.
Cesede yaklaştılar.
Ece'nin üzerinde hem araba çarpmasının hem de bıçak yaralarının izleri vardı.
Ama onları asıl korkutan bu değildi.
Ceset...
Neredeyse çürümüş gibiydi.
Sanki haftalar önce ölmüştü.
Oysa üzerinden yalnızca bir gece geçmişti.
Kimse konuşamadı.
Hafize fısıldadı:
"Bu... mümkün değil."
Uzaklardan bir karga sesi duyuldu.
Ve herkesin aklında aynı soru vardı:
Ece gerçekten ne zaman ölmüştü?
2. Bölüm Sonu...