GÜNAHKÂRIN AŞKI
1. Bölüm — İhanet
Altı yıl önce...
Gece yarısını çoktan geçmişti.
Boran Çakır, arabasını evinin önüne çektiğinde yüzünde yorgun ama huzurlu bir ifade vardı. Elinde küçük bir hediye kutusu taşıyordu.
O gece Esra'ya sürpriz yapmak istemişti.
Son birkaç haftadır işleri yoğun olduğu için karısıyla doğru düzgün vakit geçiremiyordu. Bu geceyi sadece ikisine ayırmaya karar vermişti.
Kapıyı açıp içeri girdi.
“Esra?”
Cevap yoktu.
Boran salona geçti.
Ev sessizdi.
“Esra?”
Telefonunu çıkardı ve eşini aradı.
Telefon çaldı.
Açılmadı.
Bir kez daha aradı.
Yine açılmadı.
Boran'ın yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.
Tam telefonu cebine koyacakken dışarıdan bir araba sesi duyuldu.
Pencereye doğru yürüdü.
Sokağın karşısında duran arabayı görünce kaşları çatıldı.
Arabayı tanıyordu.
Yaman'ın arabasıydı.
Boran birkaç saniye boyunca olduğu yerde kaldı.
“Yaman?”
İçine kötü bir his çöktü.
Montunu aldı ve evden çıktı.
Yaman'ın arabasının bulunduğu sokağa geldiğinde arabayı biraz ileride gördü.
Kapıyı açıp indi.
Birkaç adım attı.
Sonra bir binanın girişinde Esra'yı gördü.
Yaman da yanındaydı.
Boran'ın adımları durdu.
Esra, Yaman'ın elini tutuyordu.
Boran'ın nefesi kesildi.
Bir süre hiçbir şey söylemeden onlara baktı.
Esra başını kaldırdı.
Boran'ı gördüğü anda yüzündeki renk çekildi.
“Boran...”
Yaman da arkasını döndü.
“Boran.”
Boran yavaşça onlara doğru yürüdü.
“Devam edin.”
Esra'nın gözleri doldu.
“Boran, sandığın gibi değil.”
Boran acı bir şekilde güldü.
“Ne sandığımı biliyor musun?”
Kimse cevap vermedi.
Boran gözlerini Yaman'dan ayırmadan konuştu.
“Sen benim kardeşimdin.”
Yaman başını eğdi.
“Biliyorum.”
“Hayır.”
Boran'ın sesi titredi.
“Bilmiyorsun.”
Esra ağlayarak ona yaklaştı.
“Boran, beni dinle.”
Boran elini kaldırdı.
“Bana dokunma.”
Esra olduğu yerde kaldı.
Boran cebinden alyansını çıkardı.
Bir süre yüzüğe baktı.
Sonra Esra'nın önüne bıraktı.
“Bitti.”
Esra ağlamaya başladı.
“Boran, lütfen.”
Boran bu kez Yaman'a baktı.
“Seninle de bitti.”
Yaman'ın gözleri doldu.
“Boran...”
“Bir daha karşıma çıkma.”
Boran arkasını döndü.
Yaman peşinden gitmek istedi ama Esra kolundan tuttu.
Boran bunu gördü.
Bir an durdu.
Ama arkasına dönmedi.
Yürümeye devam etti.
O gece Boran eve döndüğünde salonda Rauf ve Nalan vardı.
Nalan oğlunun yüzünü görünce ayağa kalktı.
“Boran?”
Boran cevap vermedi.
Rauf:
“Ne oldu?”
Boran başını kaldırdı.
“Esra'yla boşanacağım.”
Nalan dondu.
“Ne?”
Boran:
“Yaman'la birlikte.”
Nalan'ın yüzündeki ifade değişti.
Rauf ise birkaç saniye boyunca oğluna baktı.
“Emin misin?”
Boran sertçe güldü.
“Gözlerimle gördüm.”
Nalan oğluna sarılmak istedi.
Boran geri çekildi.
“Bana dokunmayın.”
Nalan'ın gözleri doldu.
Boran odasına çıktı.
Kapıyı kapattı.
Yatağın kenarına oturdu.
Telefonunu eline aldı.
Ekranda Esra'nın fotoğrafı vardı.
Bir süre baktı.
Sonra fotoğrafı sildi.
Ardından Yaman'ın numarasını sildi.
Ve son olarak telefonunu kapattı.
O gece Boran Çakır'ın içinde bir şey öldü.
Güven.
Günümüz
Altı yıl sonra...
Bade Atalay üniversitenin bahçesinde Buse'yi bekliyordu.
Elinde kahvesi vardı.
Buse uzaktan onu görünce el salladı.
“Bade!”
Bade gülümsedi.
“Sonunda geldin.”
Buse yanına oturdu.
“Abim beni bırakmadı.”
Bade kaşlarını kaldırdı.
“Boran mı?”
Buse başını salladı.
“Evet.”
Bade kahvesinden bir yudum aldı.
“Boran Çakır'ı hiç görmedim.”
Buse birkaç saniye sustu.
“Belki de görmesen daha iyi.”
Bade şaşırdı.
“Neden?”
“Boş ver.”
Tam o sırada kampüsün girişinde siyah bir araba durdu.
Bade istemsizce o tarafa baktı.
Arabadan uzun boylu, sert bakışlı bir adam indi.
Boran.
Buse'nin yüzü değişti.
“Abim.”
Bade ona baktı.
“Bu mu?”
Buse başını salladı.
Boran birkaç metre öteden kardeşini gördü.
Sonra gözleri Bade'ye takıldı.
Bade de ona bakıyordu.
İkisi birkaç saniye boyunca birbirlerini süzdü.
Boran'ın bakışları soğuktu.
Bade ise nedenini bilmediği bir şekilde onun gözlerinde büyük bir kırgınlık hissetti.
Boran yanlarına geldi.
“Buse.”
“Abi.”
Boran kısa bir süre Bade'ye baktı.
Buse:
“Bu Bade.”
Boran'ın yüzündeki ifade değişti.
“Atalay?”
Bade şaşırdı.
“Evet.”
Boran hiçbir şey söylemedi.
Bade:
“Bir sorun mu var?”
Boran gözlerini ondan ayırmadan cevap verdi.
“Yok.”
Sonra kardeşine döndü.
“Annem seni bekliyor.”
Buse ayağa kalktı.
“Tamam.”
Bade de ayağa kalktı.
Boran uzaklaşırken Bade onun arkasından baktı.
Buse:
“Bakma.”
Bade şaşkınlıkla ona döndü.
“Neden?”
Buse derin bir nefes aldı.
“Çünkü Boran'ın geçmişi sandığından çok daha karanlık.”
Bade'nin merakı arttı.
“Ne olmuş?”
Buse cevap vermedi.
Aynı akşam...
Boran, eski dostu Miran'la karşı karşıya oturuyordu.
Miran:
“Bugün Bade'yi gördün.”
Boran başını kaldırdı.
“Evet.”
“Yaman'ın kardeşi.”
“Biliyorum.”
Miran bir süre sustu.
“Bade'nin olanlardan haberi yok.”
Boran'ın çenesi gerildi.
“Olmasın.”
Miran:
“Bir gün öğrenecek.”
Boran:
“Benim geçmişim onun sorunu değil.”
Miran ona baktı.
“Peki neden ona öyle baktın?”
Boran cevap vermedi.
Miran hafifçe gülümsedi.
“Altı yıl önce Esra'yı gördüğündeki yüzünle bugün Bade'ye baktığın yüz aynı değildi.”
Boran sertçe:
“Bade'yi bu işin içine karıştırma.”
Miran ayağa kalktı.
“Ben karıştırmıyorum.”
Kapıya yöneldi.
“Geçmişiniz karıştıracak.”
Boran yalnız kaldı.
Gece...
Atalay ailesinin evinde Jale, salonda oturuyordu.
Levent telefonuyla ilgilenirken Bade içeri girdi.
“Baba.”
Levent başını kaldırdı.
“Ne oldu?”
“Bugün Buse'nin abisiyle tanıştım.”
Levent'in eli telefonda dondu.
“Boran'la mı?”
“Evet.”
Jale bir anda başını kaldırdı.
Bade bunu fark etti.
“Anne, neden öyle baktın?”
Jale kendini toparladı.
“Hiç.”
Levent:
“Boran Çakır'dan uzak dur.”
Bade şaşırdı.
“Neden?”
Levent cevap vermedi.
Jale kocasına baktı.
Levent'in yüzünde yıllardır görmediği bir korku vardı.
Ve Jale o anda tek bir şeyi düşündü:
Boran'ın hayatına girmesiyle geçmiş yeniden ortaya çıkacaktı.
Çünkü Jale'nin de sakladığı bir sır vardı.
Kız kardeşi Feraye.
Ve Feraye'nin yıllardır kimsenin bilmediği bir ilişkisi...
Rauf Çakır.
Jale bunu biliyordu.
Ama yıllardır susuyordu.
Aynı gece Boran'ın telefonu çaldı.
Ekranda bir isim vardı.
Esra.
Boran uzun süre telefona baktı.
Sonunda açtı.
Esra'nın sesi titriyordu.
“Boran...”
Boran soğuk bir sesle cevap verdi.
“Ne istiyorsun?”
“Yaman'la evlenmemizden sonra bile senden kurtulamadım.”
Boran sustu.
Esra devam etti:
“Çünkü senin bilmediğin bir şey var.”
Boran'ın kaşları çatıldı.
“Ne?”
Esra birkaç saniye sustu.
“Bade Atalay hakkında.”
Boran'ın yüzü değişti.
“Bade'nin ne alakası var?”
Esra:
“Onun ailesini gerçekten tanımıyorsun.”
Telefon kapandı.
Boran karanlık odada tek başına kaldı.
Ve ilk kez altı yıl önce kapattığını sandığı geçmişin...
Bade'nin hayatıyla kesiştiğini anladı.