Edoardo kafası karışık şekilde odaya geldi ve öylece dikilip durdu.
Labelle:"Ne oldu?"
Edoardo sessiz di soruyu duymuyordu etrafında hiç birşeyi görmüyor du.Labelle yerinden kalktı kölesinin yanına geldi
Labelle:"Edoardo" dedi kulaklarına kadar gelerek
Edoardo ürperdi:"Efendim. şey ben biraz dalmışım kusuruma bakmayın bı isteğiniz mi vardı "
Labelle:"Sana ne oldu ablamin odasına gittin bu halin ne yoksa sevgili Augusta tacız mi etti" dedi gülerek.
Edoardo:"Yok efendim her şey yolunda "
Labelle:"Bana söyleye bilirsin merak etme ablamın işlerini iyi bilirim genelde yeni gelen çaylaklara ufak bir tacız de bulunuyor ama sen başkasın seni oraya yatirana kadar rahat durmayacak kendini kollasan iyi edersin "
Edoardo:"Teşekkürler efendim"
Labelle:"Rahatına bak burda köle olmak zorunda değilsin bu arada aç mısın"
Edoardo:"Aslında kahvaltı bile edemedim"
Labelle:"Kendine ordan bir tabak yap istersen"
Edoardo:"Ama bunun için ceza ala bilirim"
Labelle:"Eğer sen söylemezsen ben sesimi çıkarmam afiyet olsun şekerim"
Edoardo:"Lutfunuz için teşekkürler efendim "
Labelle:"Ben Lanista Flavius değilim rahatına bak" oturup üzümlerini yerken kölesinin her adımını izledi
Edoardo bı küçük tabağa orda bulunan atıştırmaliklardan aldı ve oturdu. Zaten sabah kahvaltı etmemişti ve yaşadığı gerginlik yüzünden kendini dava aç hissediyordu labella kölesinin iştahla yemek yemesini izliyordu
Labelle:"Eee ablam sana neler yaptı"
Edoardo:"Ben insanlarin istediği şekilde kullana bildiği eşyası değilim "
Labelle:"Ama ablam için bu kural geçersiz "
Edoardo:"Gerçektende bişey yapmadı
Labelle:"İlginç. Sevgili Augusta asla bunu yapmazdı genelde yeni gelen çaylak kölelerle istediği gibi oynar onların isteklerine asla ve asla bakmaz sana farklı bir şekilde davranmış. Bu çok ilginç"
Edoardo:"Belkide ablan değişti "
Labelle:"Mümkün değil "
Edoardo:"Üstüne yorum yapa bileceğim konu değil "
Labelle:"Eğer ablam seni kafasına taktıysa seni alana kadar koymaz hiçbir şekilde rahat bırakmaz kendini kollasan iyi edersin"
Edoardo:"Teşekkür ederim dikkat ederim"
Labelle:"Eee?"
Edoardo:"Neee?"
Labelle:"Edoardo sen kimsin "
Edoardo:"Ben Edoardo ben ben?! Ben bilmiyorum" yüzü hüzünle doldu eskiden bir ailenin büyük oğlu babasının yardımcısı annesinin güvendiği dağ kız kardeşinin her zaman uğraştığı ama herkesten çok sevdiği abisi ve sevgili layan'ın bu dünyada herkesten çok sevdiği ve güvendiği bir insandı Ama şu an kimdi ve gelecekte kim olacaktı bu konu hakkında en ufak bir fikri yoktu şayet şanslıydı ki Roma Lanistasi'nın oğlunun özel koruması oldu ya şanslı olmayan arkadaşları ya ailesi ya kız kardeşi ve sevgilisi ne durumdaydı bilmiyordu
Labelle:"Üzülme eminim bir gün gelecekteki gerçek amacını bulacaksın şu anda hasretle özlemle andığın o insanlarıda bulacaksın her zaman yanında olacam ve ölmene izin vermeyeceğim"
Edoardo ona bu da elini sıcak yaklaşan sahibine karşı saygısı daha da arttı labelle kardeşleri ya da babası gibi değildi o tamamen farklı bir dünyaydı muhtemelen annesine benziyordu ya da gerçekten de ailesine benzememek için kendine bu yolu seçmişti ~farklı olmak merhamet sahibi olmak ve insanlara kendinden ne kadar düşük bir mevkide olsa olsun eşit davranmak~bu Labbelleni temsil eden özelliklerdi
İkisi uzun uzun sohbetler ettiler birbirleri hakkında bazı şeyleri öğrendiler ve ortalarında arkadaşlıktan daha öte bir şeyler doğduğunu hissediyorlardı ama tam olarak adlandıramadıkları hisler.
Gemi karaya yaklaşmıştı. Büyük bir serzenişle durdu gemiden herkes sırayla inmeye başladı.
Önce köleler indiler ve siper aldılar. Ardından sırayla korumalar eşliğinde efendiler indiler ve arabaları binip Sezar sarayına doğru yola koydular lanista ve ailesi çok geçmeden saraya ulaştı ve yüce sezar'ı selamladı
Sezar:"hoş geldiniz sevgili lanista ailesi. Umarım yolculuk Zorlu geçmemiştir bu aralar roma'ya gelen gemilere saldıran birçok toplum ve köylüler var umarım siz böyle bir rahatsızlık yaşamadınız hele ki güzel aileniz eşliğinde iken böyle bir tatsızlık yaşamanızı kesinlikle istemem"
Lanista:"yüce sezar'ın koruması altında olan aileme ve bana kimse dokunamaz sezar'ın gönlü rahat olsun hiçbir sorun yaşamadan sağ Salim buraya ulaştık Uzak yoldan geldiğimiz için biraz yorgun olabiliriz bizim mazur görürsünüz diye umuyorum. Ama siz sezar'ı mutlu edecek hediyelerle de geldik ve en önemlisi Roma oğlanlarıyla savaşmalari ve sizi mutlu etmeleri için en iyi savaşçılarimizi da getirdik"
Sezar:"beni gelir gelmez nasıl mutlu edeceğini çok iyi biliyorsun Flavius. Bugün güzelce dinlenin Uzak yoldan geldiniz ve çok yorgun olduğumuzu düşünüyorum akşam yemeğinde ana salonda görüşürüz sizlere eşlik etmesi için hizmetçiler tayinledim istirahatın tadını çıkarın"
Korumalar ve hizmetçiler eşliğinde tüm efendiler odalarına çekildiler.
Augusta Fulvianin yüzüne nedense bakmıyor du. Yaptığı şeyin hata olduğunu mu düşünüyor du yoksa başka bir sorun mu vardı. Fulvia neler olduğunu anlamaya çalışarak kafası karışık şekilde onunla odaya girmeye çalıştı ama augusta yalnız kalmak istediği için onu odaya almadı.
Fulvia gladyatörlerin koğuşuna döndü. Kafası çok karışmış durumdaydı bir müddet orada bekledi ama anladı ki konuşmadan bu şeyi hiçbir zaman çözemeyecekti o yüzden de hiç beklemeden Augustanin odasına gitti ve kapıyı açarak odaya girdi.
Augusta:"Ne yaptığını sanıyor sun sen"
Fulvia bir ses etmeden gidip onu öptü sadece tepkisine bakmak ister gibi ısrar etmeden başta augusta kendini çekti Fulviada çekildi ve özür dilerim diyerek geri döndü ve girmek üzereydi.
Augusta:"korkuyorum sadece ya yanlış sa"
Fulvia:"Seni koruyamayacağımı düşündün bana güvenmedin"
Augusta:"Hayır sen beni bütün aleme karşı korursun bunu bilirim ama ya Babam?"
Fulvia:"Sen bana güvensen baban bile benim için sorun değil di ama sen Vazgeçtin"
Augusta:"Hayır sadece kafam karıştı"
Fulvia:"Bu bir bahane. İzninizle efendim ben koğuşuma dönüyorum"
Augusta:"Gitme"
Fulvia:"İşlerim var bir ihtiyacınız olursa herhangi birini yönlendiririm"
Augusta:"Ben seni istiyorum "
Fulvia:"Efendim vaziyet ikimiz için de daha zor hale getirmeyin lütfen"
Augusta:"Affet beni" dye diz çöktü ama Fulvia odadan çıktı.
Akşam yemeğine kadar herkes odasından çıkmadı. Edoardo ve Labbelle artık arkadaş oldukları için ve Edoardo özel koruma olduğu için aynı odada kalmayı tercih ettiler
Akşam yemeği için hizmetçiler yeni kıyafetlerle odaya girdi. Ve efendileri hazırlanması için yardım ettiler. Güzel bir yemek sonrası dansözler eşliğinde eğlence düzenlendi Sezar Lanistasini çok sevdiği ve ona değer verdiği belliydi. Herkes biraz sarhoş oldu ve gece bitince odalarına gittiler. Sadece augusta yalnız kaldı. Çünkü korumasının kalbini kırmıştı. Odaya girince deliye döndü ve eşyaları kırıp dökmeye başladı
Hizmetçi kiz:"Fulvia efendi Augusta delirdi bütün odayı dağıttı kendine zarar verir diye korkuyorum"
Fulvia:"Geliyorum hemen" dedi ve sarayın o kanadına doğru yürüdü Odaya girdi ve ortalığın dağıldığını augustaninda perişan halde kanlar içinde oturduğunu gördü parmakları kesilmişti. Güzel sahibesinin yaralarını temizledi ve sardı hizmetçilerde odayı topladı ve çekildiler.
Fulvia:"Neden?"
Augusta:"Hayatımda ilk defa yaşadığımı hissettim hayatıma renk girdi ve hepsi benim salak düşüncelerim yüzünden yok olmak üzereydi "
Fulvia:"Sana kızdım ama senden vazgeçmedim vazgeçmem "
Augusta:"söz ver"
Fulvia:"Söz veremem ben gladyatörum günün birinde arenada ölüm bula bilirim ama o güne kadar hep yanındayım"
Augusta:"Babamdan seni azad etmesini isterim"
Fulvia:"E o zamanda sosyal mevkii yüzünden seni bir daha asla göremeyeceğim"
Augusta:"Evleniriz"
Fulvia:"Benimle evlenecekmisin"
Augusta:"Evet"
İkisi bir öpücükle birleştiler .
Edoardo ve Labbelle akşam gök yüzüne bakıp uzun uzun konuştular. Yol yorgunluğu ve içkilerden sarhoş olup ikiside balkondaki yastıkların üstünde uyuya kaldılar. Gece esintisi kalın derilere sahip gladyatöre işlemez ama pamuk tenli labelle çok üşüdü ve arkadaşının kucağına girmeye başladı vücudu buz gibi olmuş tu.
Edoardo yavaş uyandı. Baktı labelle kucağına girmiş tir tir titriyor du. Efendisini kucağına aldı ve yavaşça yatağına götür du ve üstünü örttü. O kadar güzel uyuyordu ki oturup biraz seyretti ve garip hisler hissetti. Hemen yerinden kalktı ve uzaklaşıp köşede uzandı. Tavanı seyretirken o hisler hâlâ rahatsız ediyordu. Yan döndü ve uyuyan sahibini izlemeye başladı ve uyuya kaldı.
Sabah birinin dokunmasiyla uyandı gözlerini yavaşça açmaya çalıştı ama güneş ışıkları yüzünden uyanamadı.

Labelle:"Günaydın tatlım" muzik ritmi gibi sesiyle uyandı.
Edoardo:"Hhm mmm günaaaaydııiın hhmmm"
Labelle:"Uyan uykucu"
Edoardo:"Hhm 1 dk"
Labelle:"Hadi babam herkesi kahvaltı da bekliyor"
Edoardo:"Kalkıyorum bak 10 20 19 18"
Labelle:"Uyanmassan kardeşin gibi seni gıdıklarım"
Edoardo:"Tamam tamam kalktım"
Sonra da giyindiler. Çıkmadan önce Labellenin ısrarı üzerine edoardo bişeyler atıştırdı çünkü üzün bir gün olacaktı ve korumalar sahiplerinin yanından ayrilamazlardi yemek molası bile olmayacaktı.
Gerçekten de beklediği gibi uzun bi gün oldu ve labelle akşam yemeğine çıkmak istemediğini kendini yorgun hissettiğini söyleyerek odasına çekildi çünkü akşamlari onun için daha güzel olmaya başlamıştı.
