Sabah ışınları aynadan girdiğinde Edoardo hala yataktaydı. İçeriden tabak sesleri ve hoş kokular geliyordu. Ama Ed yorgunluktan gözünü açamıyordu. çünkü 1 gün öncsında arkadaşı Flavio'yle yaptığı kavgadan dolayı babası ceza vermişti ve tüm gün atolyede çalışmıştı. küçük kız kardeşı Giulia odaya daldı
Giulia:"abicim abi abiiii abi hadi uyan artık senin yüzünden aç kalacağız. lütfen kalk artık"
Edoardo:"Beni rahat bırak Giu yorgunum"
Giulia:"ama babam sensiz yemeğe başlamak istemiyor ve ben çok acıktım"
Edoardo:"hhm"
Giulia:"babaaaaa edo kalkmiyor lütfen yemeğe başlayalım"
içeriden gelen ses:"olmaz Giu dur bide ben konuşayım abinle"
babasi ağir adımlarla içeri girdi. çocuğu sanki kış uykusuna yatmıştı. alt-üstu atolye temizlemişti. sanki Galiye fethi için savaşa gitmiş gibi davraniyordu. buda babasi ve annesi için komikti
Baba:"hadi oğlum kalk artık yemek soğudu"
Edoardo:"Yemekmi? ne yemeği ya?"
Gıulia:"akşam oldu abi tüm gün uyudun."
Edoardo:"kahretsin Laya'yle göruşecektım. neden uyandırmadınız?"
anne:"biz çok denedik paşam siz anca kalktınız"
edoardo ailesinin ona yaptığı soğuk esprileri aldırmadan hemen kalktı. Elini yüzünü yıkayıp giyindı ve hazırlandı

Sofraya sadece babası ve kız kardeşi ona kızmasın diye oturdu ve çok geçmeden kalkıp gitti. Kız arkadaşının doğum günüydu ve ona kendı elleriyle hediye yapmıştı. Broşüre benzeyen telsızdı. böylece sevgılısiyle artık ayrıldıktan sonrada görüşe bilirlerdı.
Arkadaşi Aizek'le buluşup çarşıya indiler kalabalıktan çıkıp her zaman toplandıkları çeşme yanına gittiler. Kız arkadaşı Laya çoktan gelmişti ve orda oturuyordu.
Aizek:"Merhaba Laya doğum günün kutlu olsun"
Laya:"Teşekkürler Aizek zahmet etmene gerek yoktu."
Aizek:"ne zahmeti canım sen iyiki varsın neyse ben gidiyorum size iyi eğlenceler."
Edoardo:"Merhaba Laya iyiki doğdun iyiki hayatımdasın. seni çok seviyorum bunuda kendım yapiyorum magnetıc telsız hemde kablosuz böylece nerde olursak olalım konuşa biliriz.Ayrıca saç tokası gibi görünüşü sayesında baban ya da herhangı biri de şüphelenmez"
Laya:"Teşekkür ederin Edo bu çok güzel ve anlamlı bende seni çok sevviyorum"
ikisi beraber uzun zaman geçirdiler çarşida dolaştılar. Havaya karanlık perdesı yavaş yavaş iniyordu. ama bir anda Edoardonun evine yakın bir yerde kum fırtınası yukseldı ve bu çok garıptı. Edoardonun evi tepede olduğu için genelde şehir merkezindan miniatür şekılde göre bilirdi. Ama yaklaşan fırtına öyle gariptiki dunyanın öbür ucundan göre bilirdin.
Gökyüzü garip şekılde aydınlandı ve bi anda zifiri karanlığa mahkum kaldı.
Laya:"Edo neler oluyor bu da ne böyle ?"
Edoardo:"Çabuk eve git kapılarıda iyice kapat"
Aizek:"Neler oluyor neden o toz yumaği sizin eve doğru ilerliyor?"
Edoardo:"Bilmiyorum sen layayi eve bıraka bilirmısın benim eve yetişmem lazım"
Aizek:"Tamam sonra sizin evde buluşuruz"
koşarak ordan uzaklaşan laya ve Aizek'e baktı ve evine doğru koştu. Maalasef ki çok gecikmişti.
Tuhaf kişiler annesı babası ve küçük kız kardeşını esir almışlardı. Ed onlara doğru nefretle koştu ama robotumsu askerler onu da yakaladılar ve kafasına ağır bir darbe aldı.
şuurunu kaybetmeden önce son hatırladığı şey tuhaf cüppeli bir gözü tamamen robotik olan birinin solgun yüzü ve çarpık gülümsemesiydı.

