Tanya, yeni girdiği işinden ayrılalı bir ay olmuştu ki büyük bir şirketten yazılımcı olması için teklif geldi. Bunu kabul etmemesi imkansızdı çünkü hem iyi bir maaş hem de iyi bir iş ortamı vaat ediliyordu. Kendi başına yaşadığı 1+1 evinden sonunda kurtulabilecek olması fikri onu çok mutlu etmişti. iş teklifini kabul eder etmez hemen ertesi gün başladı. İşteki ilk gününde gerçekten içerideki kasvetli havadan rahatsız olmuştu. Herkes işine başını gömmüş, kimse birbiriyle tek laf etmiyordu. Oysa ki ona vaat edilen bu değildi. İyi iş ortamı, Tanya için herkesin iş arkadaşıyla iyi anlaştığı ortam demekti. Burada durum hiç böyle değildi. Tanya, iş arkadaşlarından birinin yanına gitti ve neden herkesin bu kadar sert derecede resmi olduğunu sordu. İş arkadaşı duygusuz bir şekilde,
"Patron bundan hoşlanmıyor."
Dediğinde Tanya patronuyla anlayamayacağını hemen fark etmişti. Patronun odasına gittiğinde kibar olmaya çalıştı. Adam gerçekten çok karizmatikti. Hemen masasındaki isimliğe baktı. Cenk. Hmm. Tanya kapısını yavaşça çaldı. Amacı onunla tanışmaktı. Ama içeri girer girmez Adamın sert ve rahatsız edici bakışlarıyla karşılaştı.
"Ben burada işe yeni başladım. Patronum sizsiniz sanırım, Cenk Bey. Memnun oldum"
Cenk göz devirdi;
"Birbirimizi tanımamıza gerek olduğunu sanmıyorum."
Tanya şaşkınlıkla adama baktı:
"Nasıl yani?"
"Ben burada kimsenin ismiyle ilgilenmiyorum. Samimiyet sevmem. İşini doğru düzgün yap yeter. Çıkabilirsin."
Tanya bu kaba adamdan hiç hoşlanmamıştı. Ofisine dönerken gerçekten kırılmış görünüyordu. Ama huzur istiyorsa, bu patronun çalışanlarıyla biraz daha yakın olması gerektiğine inanıyordu. Ona hizmetli muamelesi yapılmasını istemezdi. Birden yanına iş arkadaşlarından biri geldi. Gülümsemeye çalıştı. Kadın hafifçe tebessüm etti;
"Cenk Bey iş yerinde samimiyetten nefret eder. Hepimizle arasına mesafe koyar. Kişisel algılamayın lütfen. Bu arada ben Aslı. Tanıştığımıza memnun oldum."
Tanya gülümsedi;
"Ben de Tanya, teşekkür ederim."
Aslı işinin başına dönerken Tanya bunun şahsına özel bir muamele olmadığına memnun olmuştu. Ama yine de patronundan hiç hoşlanmamıştı. Odası patronun odasının tam karşısındaydı. Patronun işini doğru yapıyor mu diye kendisini izlediğinden emindi. Ve bu bakışlar onu strese sokmuştu.
