İçeriğe geç

Gün Batımında Aşk

Bölüm 13 · 3 dk okuma

Gün Batımında Aşk

Bölüm 13

Geçmişin Karanlık Yüzü

Melis, köyde Kaan ile geçirdiği huzurlu günlerin ardından, kendini daha iyi hissetmeye başlamıştı. Ancak, Murat’ın varlığı hala bir gölge gibi peşindeydi. Bir sabah, Kaan odun kesmek için ormana gitmişken, Melis verandada kahvesini yudumlarken telefonuna bir mesaj geldi. Mesaj Murat’tandı: "Seninle konuşmam lazım, lütfen buluşalım."

Melis, mesajı görünce içinde karmaşık duygular oluştu. Murat ile yüzleşmekten korkuyordu ama aynı zamanda geçmişin hesaplarını kapatmak istiyordu. Tereddüt ederek cevap yazdı: "Tamam, ama sadece kısa bir görüşme."

Murat, köy meydanında bir kafede buluşmayı önerdi. Melis, aceleyle hazırlanıp oraya doğru yola çıktı. Kaan’a bir not bırakmayı düşündü ama vazgeçti. Belki bu görüşme gereksiz bir endişe yaratabilirdi.

Köy meydanındaki kafe, sakin ve sessizdi. Melis, masalardan birinde oturan Murat’ı görünce, derin bir nefes alarak yanına yaklaştı. Murat, onu görünce ayağa kalkıp nazikçe gülümsedi. “Merhaba Melis, seni görmek ne güzel,” dedi.

Melis, soğukkanlılığını korumaya çalışarak, “Merhaba Murat. Neden buluşmak istedin?” diye sordu.

Murat, derin bir nefes alarak, “Melis, sana anlatmam gereken şeyler var. Aramızdaki her şeyin bu şekilde bitmesini istemiyorum. Sana hala değer veriyorum ve seninle düzgün bir şekilde konuşmak istiyorum,” dedi.

Melis, Murat’ın gözlerinde eski duyguların izlerini görüyordu. “Murat, biz artık bitti. Bunu kabul etmelisin. Seninle olan geçmişim, şu anki hayatımı etkiliyor ve buna son vermek istiyorum,” dedi.

Murat, Melis’in elini tutmaya çalışarak, “Melis, lütfen beni dinle. Sadece bir şans daha istiyorum. Değişebilirim, sana söz veriyorum,” dedi.

Melis, Murat’ın elini nazikçe çekerek, “Murat, sana inanmıyorum. Çok fazla şey yaşandı. Artık kendi yoluma gitmek istiyorum,” dedi.

Murat, gözleri dolarak, “Melis, seni kaybetmek istemiyorum. Sen benim için çok önemlisin. Lütfen, bir kez daha düşün,” dedi.

Melis, Murat’ın bu çaresiz halini görünce duygularıyla savaşmaya başladı. Geçmişte ona olan sevgisi ve yaşadıkları güzel anılar, içinde bir yerlerde hala vardı. Ama aynı zamanda, Kaan ile kurduğu yeni hayatı da düşünmek zorundaydı.

Bu sırada, Kaan ormandan dönmüş ve Melis’i bulamayınca endişelenmişti. Evin içinde ve bahçede onu aradı ama bulamayınca, verandada bırakılmış olan telefonunu fark etti. Telefonun ekranında, Murat’tan gelen mesajı gördü. “Buluşmamız lazım, lütfen gel,” yazıyordu. Kaan’ın kalbi sıkıştı. Melis’in ona haber vermeden Murat’la buluşmaya gitmesi, içini kemiren bir şüphe ve kırgınlık duygusunu beraberinde getirdi.

Kaan, hemen köy meydanına doğru yola çıktı. Kafeye vardığında, Melis ve Murat’ı birlikte konuşurken gördü. İçindeki kıskançlık ve kırgınlık, daha da derinleşti. Kaan, biraz uzaktan onları izledi. Melis’in yüzündeki ifadeyi ve Murat’ın çaresiz bakışlarını görünce, içindeki öfke daha da büyüdü.

Melis, sonunda Murat’a kararlı bir şekilde bakarak, “Murat, artık bitti. Bunu kabul et ve hayatına devam et. Ben de kendi yoluma gitmek istiyorum,” dedi. Ayağa kalkıp kafeden çıkarken, Kaan’ı gördü. Kaan’ın yüzündeki kırgınlık ve öfke, Melis’in kalbine bir hançer gibi saplandı.

“Kaan, her şey göründüğü gibi değil,” dedi Melis, ona doğru yaklaşarak.

Kaan, derin bir nefes alarak, “Melis, bana söylemeden neden onunla buluştun? Ne konuşuyordunuz?” diye sordu, sesi titreyerek.

Melis, gözleri dolarak, “Kaan, sadece geçmişi kapatmak için onunla konuşmam gerektiğini düşündüm. Sana zarar vermek istemedim. Sadece kendi içimdeki hesapları kapatmak istedim,” dedi.

Kaan, bir adım geri çekilerek, “Melis, bana güvenmemen beni çok kırdı. Bunu birlikte aşabileceğimizi düşünmüştüm,” dedi.

Melis, Kaan’ın gözlerine bakarak, “Kaan, lütfen beni anla. Bu sadece benimle ilgili bir şeydi. Sana yük olmak istemedim,” dedi.

Kaan, derin bir iç çekerek, “Melis, seni anlıyorum ama bu şekilde değil. Aramızdaki güveni sarsmak istemezdim,” dedi.

Melis, Kaan’ın bu sözleri karşısında derin bir üzüntü hissetti. “Kaan, seni kırmak istemezdim. Lütfen beni affet,” dedi.

Kaan, Melis’e bakarak, “Bu konuşmayı daha sonra yapalım. Şimdi biraz yalnız kalmak istiyorum,” dedi ve uzaklaştı.

Melis, gözyaşlarını tutamayarak, Kaan’ın arkasından bakarken, içindeki acının derinleştiğini hissetti. Kaan’ı kırdığını ve onun güvenini sarsmanın pişmanlığıyla, köy meydanında yalnız kaldı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.