İçeriğe geç

Gümüş Hançer

Bölüm 8 · 4 dk okuma

Gümüş Hançer

Bölüm 8

Bölüm~7

Ay, kafası sanki iki tonmuş gibiydi. Yataktan kalkar kalkmaz gördüğü kişi Yılan'dı. "Lan! Ne bok işin var evimde!" diye bağırdı Ay. Yılan yerden kalktı "Yaw gerizekalı! Dün akşam sokaklardan toparladım seni" dedi. Ay hatırlamaya çalıştı. "Offf! Özür dilerim Yılan, daha kafa yeni yerine geldi" dedi. Telefondan bildirim geldi; yeni öldüreceğiniz kişi S*** K**** . (isim bulmak zor KSJSBSBBWIAJ)

Yılan da kendi telefonuna baktı "bu gün 5 kişi çalışacağız. Bir köşkü basacağız. Hadi hazırlan seni diğerleri ile tanıştırıp işe gidelim" dedi. Kalktım, üstümdeki iki beden büyük olan erkek tişörtünü çıkardım. "Manyak! Lan ben odadayım! AAAAA" Yılan cırladı. Altında atlet vardı, daha o zaman tamamen ayıldı. "Lan göt çık lan odamdan! Maaaallll!" diyip kafasına plastik bardak attı. Yılan iki eliyle suratını kapatıp hızlıca odadan çıktı. Hızlıca giysilerini değiştirdi.

Odadan çıktığımda Yılan ile bir süre konuşamadı, Ay utançtan ölecekti ve galiba Yılan da utanıyordu. "Hadi çıkalım, bizimkiler bekliyor" diyebildi sonunda Yılan. Başını 'tamam' anlamında salladı ve evden çıktılar.

Apartmanın otoparkında üç kişi vardı. Uzun boylu sarışın çocuk el salladı. Yılan parmağı ile işaret ederek "bu Gündüz, ismini genelde gündüzleri adam öldürdüğü için aldı" dedi. Gündüz elini uzattı, hiç umursamadan "size de merhaba" diyip kestirip attı Ay. Gündüz somurttu. Yılan griye boyalı saçları olan kızı gösterip "bu da Gece gündüzün ikizi. Birbirlerine zıt oldukları için bu ismi aldı" Gece göz devirdi. Ne Ay ona ne o bana selam verdi. Siyah saçlı aşırı güzel diğer kızı gösterdi "ve bu ise aramızdaki en tecrübeli eleman Şeker. İlk cinayetini şeker ile yaptı". Şeker'e içim ısınmıştı ama kız Ay'a ölümcül bir bakış attı. Gündüz Ay'ın kulağına eğildi "Şeker Yılan'a platonik aşıktır. Haberin olsun" diyip kıkırdadı.

Harika bir ekip ile mekan basmaya gidiyordu Ay. Hepsi karagaha ait olan siyah arabaya bindi.

Bir saat sonra köşke geldiler. Ay kapının yanında alüminyum bir boru buldu. Çöpün yanındaki boruyu eline aldı. Yılan ona bir silah vermek istedi "gerek yok bu gün bu boru ile savaşırım. Ben önden giderim silahlılar arkadan beni ve başka kim yakından savaşacaksa onu korusun" dedi. Gündüz öne atladı "ben de Ay ile beraber önden gideceğim. Siz de Ay'ın dediği gibi bizi koruyun" herkes onayladı.

Girişteki iki koruma vardı. Güneş elindeki zinciri korumalardan birinin boynuna vurdu ve nefesini kesti. Ay ise elindeki boruyu diğer korumanın bornuna indirdi. Güneş sırıttı "iyiymişsin bakalım ne kadar hızlanabilirsin" derken Yılan kafasına vurdu "Ay seri katil değil ona böyle şeyler söyleme!" dedi. Ay ikisini de umursamadan tek başına içeriye daldı. Köşk beş katlıydı bir de yerin altında bir kat vardı yani epey büyüktü.

Ay sağ taraftan bir koridora ilerledi. Karşısına iki adam çıkmıştı, ikisini de etkisiz hale getirdi. Ama biri saklanmış olacak ki arkasından bir bıçak darbesi geldi. Bıçak sadece giysiyi yırtmıştı. Ay arkasını dönüp adamın koluna vurdu. Adamın bembeyaz gömleğin kan rengi oldu. Adam Ay'ın yanağından boynuna kadar bir kesik attı. Ay bir an yıkılacak gibi oldu. Adam güldü "veletleri mi suikastçı yapıyorlar?" dedi. Ay sol eliyle kesilen tarafı tuttu ama gözleri parmaklarının arasından belli oluyordu. Adam fark etmiş olacak ki bir anda yere düştü. Ay'ın gözlerinde saf delilik ve öfke vardı. Ay elindeki boruyla adamın iki gözünü de kör etti. Adam "yalvarırım bırak beni! Ölmek istemiyorum! Ölme.." sözü yarım kaldı. Ay boruyu adamın karnından geçirip belinden çıkardı. Boruyu geri çekti, adam nefesini bıraktı ve ölmüştü.

Ay içindeki ateşi söndüremedi. İçeriye bir kadın girdi "ne oluyor bur.." Ay kadının ağzından boruyu geçirdi ve duvara dayadı. Kadının ağzı kan içindeydi ama boru yüzünden kan çıkmadı ve kadın kendi kanında boğuldu. Kadının gözleri açık kaldı. Kadın can çekişiyordu, Ay boru ile kadının belini kırdı. Yılan kapıdan içeriye daldı. "Ay iyi misin?!" dedi. Daha o zaman fark etti yarasını Ay. Bir gözü kan yüzünden tam göremiyordu ama diğer gözü hala iyi görüyordu. Yılan "arabaya dön Ay ben hallederim gerisini" dedi. Ama Ay umursamayıp üst kata çıktı. Gece de iki üç adam öldürmüştü ve hala bir adama vurup tamamen öldüğünden emin oluyordu. Güneş Ay'ın yanına geldi "ooo dostum fena olmuş suratın Yılan seni bu halinle sever mi ki?" derken Şeker bacağına vurdu. "Güneş sikitiri git arabaya" dedi. Ay çarpık bir gülümseme ile Şekerin iki bileğine de borusunu indirdi. Şeker boğuk bir sesle inledi. Ay güldü "sen de git Güneş ile. Çünkü silah kullanamazsını bu halde" dedi. Şeker ölümcül bakışları ile gitti.

Ay asıl öldürecekleri adamın odasına girdi adam Ay'a bir kaç hamle yaptı. Ay hepsinden de kaçtı ama böylesine bir dövüş beklemiyordu. Ay elindeki boruyu adamın bacağına sapladı ama geri çıkarmadı. Duvardaki asılı olan satırı* (satır: kasapların kullandığı doğrama şeysi) aldı. Satırı iki eliyle tutup adamın sol kolunu kopardı. Adam acı yüzünden bayıldı. Ay birden kontrolünü kaybetti ve adamın kafasını da kopardı. Kahkahalar içinde karnına da kurdu ve adamın organları dışarıya çıktı. Yılan odaya girdi. "Ay! Ay kendine gel!" okkalı bir tokat attı. Yılan Ay'ın elindeki satırı alıp arabaya geri döndüler.

Görev başarılıydı. Ama Ay daha da psikopatlaşmıştı. Yılan ona hiç istemese de uyuşturucu vermek zorunda kalmıştı. Ay'ı kucağına yatırdı ve eve gittiler. Güneş ve diğerleri de Ay'ın durumunu merak ediyorlardı ama Yılan hepsini yolladı ve Ay'ı yatağa yatırdı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.