İçeriğe geç

Gümüş Adanın Sırrı

Bölüm 3 · 9 dk okuma

Gümüş Adanın Sırrı

Bölüm 3

Alo kimsiniz. Alo. Alo."

Hattın diğer ucundaki ses bir anda kesilmişti. Sare olduğu yerde donup kaldı. Ne düşüneceğini bilmeden kaskatı kesilmiş halde dakikalarca aynı yerde durdu. Daha sonra kendine geldiğinde gözlerinin önünde gizemli kutu duruyordu. Sonunda kutuyu açmaya karar verdi. Odada kesici bir alet bulamayınca, yanında taşıdığı minik anahtarlığı kullandı. Kutunun içinden, meşe ağacından yapılma minik bir sandık çıktı. Bunun yanında bir zarf ve mutlu gözüken üç kişilik bir ailenin fotoğrafı çıkmıştı. Sandığı incelemeye başladı, üstünde bilmediği bir dilde kabartmalar ve çeşitli motifler vardı. Kutunun üstünde minik bir anahtar girişi bulunuyordu , ne yaparsa yapsın kutuyu açamadı ve mektuba yöneldi. Mektubun üstünde kırmızı ve siyah renkte gül biçiminde bir mühür vardı. Mektubu yırtarak açtı. İçinden iki sayfa ve bir fotoğraf daha çıktı.

Mektupta şöyle yazıyordu;

"Sevgili Sare,

Sen bu sayfaları okurken muhtemelen benden nefret ediyor olacaksın. Seni suçlayamam gayet haklısın, kim kendisini terk eden bir babayı sever ki? Kimse. Bende bir zamanlar seninle aynı durumda bulmuştum kendimi. Ancak artık sana her şeyi açıklamanın vakti geldi. Bu olanları bilmeye hakkın var. Bütün bu olanlar asırlar önce bir atamızın ormanda dolanırken deniz kenarında bir mağara bulması ile başlamış. O zamanlar ailesinden kaçmış beş parasız bir adammış. Kalıcak yeride yokmuş en azından bir gecede olsa bu mağarada kalmaya karar vermiş. Derinliklere gittikçe garip sesler duymaya başlamış, ilk başlarda çekimser davransa da sonradan merakına yenik düşmüş ve seslerin geldiği yöne yönelmiş ve garip harflerle kaplı taştan bir kapı bulmuş. Kapının tam ortasına gömülü bir kitap duruyormuş kitaba uzanmış ve yerinden sökmüş ne yaparsın, merak işte. Her şey o gün başlamış, atamız gölgeyle bir anlaşma yapmış. Anlaşmaya göre, ailenin doğan ilk bebeği kız olursa gölgeye adanacak ve gölge zamanı gelince kızı gelip alacak. Bunun karşılığında ailemiz de hiç sonu gelmeyen bolluk ve berekete kavuşacak hiç bir zaman yokluk ve açlık görmeyecek. İki tarafta anlaşmayı kabul etmiş ve seneler sürecek zenginlik böylelikle başlamış.

Hikayemiz daha başlamadan bitti tatlı kızım. Sizi terk etmiş olduğum için kendimden nefret ediyorum ancak bunları artık öğrenmen gerekiyordu. Seni gölge hakkında uyarmalıyım bir tanem, bu zamana kadar hiçbir kız aslında gölgeye adanmadı; onların hepsi başka bir diyarda kölelik için kaçırıldı. Ancak sen farklısın, Linda da farklıydı. Tabi sen onu tanımıyorsun bitanem , o senin halan, bundan yıllar önce evimizin bahçesinde katledildi. Babam sözde onu korumaya çalışıyordu, kendince tabi, bu işe yaramadı. Bende seni ve anneni korumak istedim ancak unuttum ki gölge bizim gibi değil. Sen doğduğundan beri benim peşimi bırakmadı. Seni bulmaması için elimden gelen her şeyi denedim ancak başaramadım. Son yıllarda eminim ki onu rüyalarında görüyorsun, ondan kaçma; onunla savaş sende lindanın ruhundan olduğuna eminim miniğim."

Sare okudukları karşısında deliye dönmüştü. Neden seneler sonra böyle bir şey çıkıyordu karşısına , hemde her şeyden vazgeçmişken , neden?

Dikkati bir anda zarftan çıkan fotoğrafa kaydı, fotoğrafta annesiyle beraber fotoğrafı çeken kişiye bakıyordu ancak bu imkansızdı babasında bu fotoğraf olmamalıydı. Sare daha doğmadan önce ikisini terk etmişti. Sare en sonunda bir karar verdi, o evde ve ailesinde neler olduğunu tam anlamıyla çözmeden bu adadan ayrılmayacaktı.

Ertesi sabah Serap hanımı aradı ve bir süreliğine evi kullanmak istediğini söyledi. Bundan sonra kutuyu daha fazla incelemeye başladı. Üstünde bulunan kabartma Sare ye çok tanıdık geliyordu ancak nereden hatırladığını bulamıyordu. Bir süre bunun üstüne düşündü ancak aklına hiçbir şey gelmedi. Artık iyice karnı acıkmaya başladı ve otelin restorantına indi. Güzelce kahvaltısını yaptı ve bilgisayarını da alıp kafeye geçti. Adayı araştırmaya karar vermişti. Tam araştırmaya başlarken telefonu çalmaya başladı, Sare istemsizce olduğu yerde sıçradı. Arayan kişi anneannesiydi.

" Birtanem nasılsın dün aramayınca dedenle biraz meraklandık da, nasıl gidiyo neler yapıyosun."

" İyiyim anneannem sadece biraz yorgunum. Buranın havası biraz çarptı sanırım. Siz nasılsınız."

"İyiyiz birtanem sen bizi merak etme. Sadece sesini duymak istedik de. Bak deden konuşmak istiyor. onu veriyorum tatlım. Nasılsın tatlı kızım evi halledebildin mi, nasıl gidiyor."

"Evet hallettim, ama hiç elden çıkarasım yok okadar güzel ki."

Sare arkadan anneannesi nin öfkeli sesini duydu.

"Aman eksik kalsın istemeyiz o uğursuzun evini."

Dedesi sakin bir sesle devam etti.

"Tatlım bak beni iyi dinle, bu ev sana kaldı, yani senin, sen akıllı bir kızzsın ne yapman gerektiğini gayet iyi bilirsin. İyice düşün ve ne yapmak istediğine iyice karar ver güzel kızım. "

" Dedecim sizi okadar çok özledim ki bilemezsin. Ancak benim bir süre daha burda kalmam gerek işlerle ilgili bir kaç eksiklik var. Sizede haber vermek istiyordum zaten."

"Tamam bir tanem. Ne kadar gerekiyorsa kal. Merak etme biz iyiyiz, ve ne karar verirsen ver ikimizde arkandayız tatlım seni seviyoruz. Kolay gelsin."

" Teşekkür ederim dedecim. Bende sizi çok seviyorum görüşürüz."

Bu kısacık ancak iç ısıtan konuşma Sareye çok iyi gelmişti ve bundan sonra günün geri kalanında adayı araştırarak geçirdi. Ada hakkında gezilecek yerler dışında pek birşey bulamadı ,tek tuhaf şey ormanın ortasında terk edilmiş bir akıl hastanesi vardı. Başkada birşey yoktu malikaneyi araştırdı ancak bu konu hakkında da bir şey bulamadı. Saat neredeyse altı olmuştu. Sare odasına çıktı ve biraz uyumaya karar verdi. Bu uyku iyi gelmişti. Uyandığında çoktan sabah olmuştu, bu kadar uyumasına şaşırmıştı. Uzun zamandır bu kadar fazla uyumamıştı. Bu uyku kafasını toplamaya yetmişti, üstünü değiştirip dışarı yürüyüşe çıktı. Yürüdüğü yol deniz kenarında güzel bir patikaya çıkmıştı. Burası gerçek dışı geliyordu içinden keşke tam burada zamanı durdurabilsem diye geçirdi. Telefonunu çıkartıp arama geçmişinden bir gece önce arayan numaraya baktı ve Serap hanımın verdiği numarayla karşılaştıdı, birbirini tutuyordu. Sare ani bir karar verip numarayı tekrar çevirdi. Birkaç defa çaldıktan sonra sonunda telefon açıldı.

"Demek sonunda gerçekleri öğrenmeye karar verdin. Sare öyle mi? "

" Gerçekten kastettiğimiz neyse artık, evet. Bu akşam buluşmak istiyorum. Deniz kenarındaki ünlü lokantada. Saat sekizde. Umarım uygunsundur."

"Benim için bir onurdur Sare. Senin için her zaman vaktim olucak merak etme. Akşam orada buluşuruz."

Bu kısa konuşmanın ardından telefon kapandı. Sare yeniden düşünceleri arasında tek başına kalmıştı. Yavaşça otele hazırlanmaya döndü. Ama önce adanın tadını çıkarmaya kararlıydı.

Sare otele dönmeye karar verdiğinde saat beşi geçiyordu. Odasına çıkıp hızlı bir duş aldı ve hazırlanmaya başladı. Siyah kumaş bir pantolon,üzerine beyaz göğüs dekolteli bir bluz giydi, ayakkabı olarak da bej renkte bir stiletto giydi. Yaklaşık on beş dakika sonra resepsiyonda taksiyi bekliyordu. kafası o kadar doluydu ki yanına gelen otel çalışanını zar zor fark etti ." Aracınız geldi hanım efendi. kapıda. " Sare teşekkür edip araca bindi ve gitmek istediği yeri söyledi. Yolun ne kadar çabuk bittiğini anlamadı bile restorandan içeri girdi ve vestiyere ismini söyledi , kapıdaki tatlı kız onu denizin dibinde olan bir masaya oturttu , herhangi birşey isteyip istemediğini sorduktan sonra gitti. O andan itibaren zaman sare için daha ağır geçmeye başladı ,yaptığı şey konusunda hala emin değildi dakikalar saatler gibi geçiyordu sonunda karşısına o gizemli adam oturdu. Tıpkı rüyalarında gördüğü gibiydi. Kuzgun siyahı saçları ,bal rengi gözleryle o kadar masum duruyordu ki ama Sare o melek gözlerinin içinde şeytani br kırmızılık gördü o andan sonra aklına karşısındaki şeyin gerçekte ne olduğu geldi. "Sonunda buluşabildik Sare nasılsın."

Sare kısa süreli şoktan çıktıktan sonra cevap verdi." iyiyim sanırım ama bütün bu olanların gerçek yüzünü öğrendikten sonra daha iyi olucam sanırım."

Gölgenin yüzünde tuhaf bir gülümseme vardı. Güven verici ama aynı zamanda ürkütücü bir gülümseme. "Muhtemelen evet ama şimdi iki normal insan gibi akşam yemeğimizin tadını çıkarıp birbirimizi tanıyalım, eminim başlangıç için buranın meşhur balık çorbasından içmek istersin."

"İki normal insan mı ? iki normal insan. sen dalga mı geçiyosun ? sen insan bile değilsin ki ve gelmiş bana akşam yemeğinden bahsediyosun, kafayı kırmamak için elimden gelen herşeyi yapıyorum ama sen bu işi o kadar zorlaştırıyosun ki sana cevap vermek için bile kafamı toparlıyamıyorum " diye geçirdi içinden sare .Bu sırada gölge siparişleri vermişti çoktan. Onun yanında zaman o kadar hızlı geçiyordu ki Sare ne oldu, ne dedi takip etmekte zorlanıyodu; insanları etkileyen ağır bi etkisi vardı.

"Anladığım kadarıyla psikolokmuşsun . Ben her zaman senin sınıf öğretmeni olucağını düşünmüştüm , açıkçası şaşırdım."

Sare bu cümleyi duyduktan sonra içtiği suyu nerdeyse gölgenin yüzüne fışkıtıyodu . Öksürerek ekledi.

"Ne bir dakika, sen gerçekten benim kafamda mıydın çüknü bunları bilmenin başka bir yolu yok."

"Birazcık öyleydi diyelim . Hani senin şu rüyaların var ya benden kaçmasan o kadar da kötü olmazdı, aslında tek istediğim seninle bağlantı kurup konuşmaktı."

Sare gülerek ekledi." Ne için beni alıp öteki tarafa kendi dünyana götürüp ele geçirmen için mi ? Yoksa başka bir planın mı vardı ,benim bilmediğim. Burs falan mı göndermek istiyodun ? Yada onun gibi bilmediğim bir şey için mi bana ulaşmaya çalışıyodun."

"Yanlış anladın, onu kastetmemiştim."

"Ne peki, başka neyi kast etmek istemiş olabilirsin, tam olarak anlayamadım çünkü hayatım boyunca hiç tanışmadığım babamın dediğine göre bana yapıcağın şeylerin bilinen kısmı bu kadarmış ,allah bilir başka neler vardır gerçi doğru senin yanında din hakkında da konuşmak saçma olur."

" Oh mektubu okudun demek, peki kutu ,onu açabildinmi ? "

"Hani şu anahtarı olmayan kutu mu ?"

"Evet, bu zamana kadar çözersin sanmıştım ,en azından aptal babandan daha akıllısın. "

"Seninle anlaşma yapmıyıcak kadarmı ? Evet aynen öyle ama o kutunun içinde ne var neden bana gönderdin "

"Peki tamam ,sakin yavaş yavaş gidelim, öncelikle herşeyin bir sırası var, mesela artık o evde yaşamaya başlaman gerekiyo. "

"Bir dakika ne , neden orda yaşamam gerekiyomuş ben en kısa zamanda İzmir'e dönücem .Orda işim ve ailem var."

"İşin mi, lütfen güldürme beni; sırf çocuklara iyi davranmadıkları için klinikten istifa etmişsin . Zaten bundan dolayı gelmedin mi buraya . Evi satıp kendine klinik açmak için."

Sare duydukları karşısında şok geçirmişti bu söylediklerini ailesi bile bilmiyodu ,üzülmesinler diye onlara bu durumdan bahsetmemişti.

"Mesela burdaki hastanede işe başlayabilirsin, sonuçta uzun bir süre burada kalıcaksın. O evde bulman gereken şeyler var inan bana o zaman dediklerimi daha iyi anlıyıcaksın."

"Ben buraya gerçekleri öğrenmeye geldim beni bu kadar kolay ikna edemessin.Ayrıca neden sana güveniyim? daha tam olarak ne olduğunu bile bilmiyorum ."

" Merak etme Serap sana yardım edicek . Ne yazık ki benim şimdi gitmem gerekiyo küçük kuzgun, inan bana bu benim canımı daha çok yakıyo ama yapıcak bir şey yok .Seni tekrar arıyıcam benden kurtulduğunu sanıyım deme, her an bir nefes arkandayım."

" Bir dakika nereye gidiyosun, beni bu şekilde bırakamassın duydunmu beni."

Sare bunları söylerken gölge çoktan gözden kaybolmuştu bile, arkasından hemen hasabı istedi ama hesabın ödendiğini öğrenince koşarak dışarı çıktı. Etrafa bakındı ve koşmaya başladı ,onu bulup yakalamayı o kadar çok istiyodu ki daha sorucak çok fazla sorusu vardı ama bu adam hiçbirşey söylemeden yine kayboluyodu . Sare ne yapıcağını bilmeden koşmaya devam etti en sonunda nefessiz kaldı ve durdu . Etrafına baktışında kaybolduğunu anladı ama yanında bulunduğu yer okadar güzeldi ki sonunda vaz geçip kumsala oturdu . Ne yapıcağını bilmiyodu, bir saat kadar ay ışığının altında oturduktan sonra yanına bir çocuk yaklaştı.

"Sare hanım bunu size bir adam gönderdi şimdi çok işi varmış . Bu yüzden erken gitmiş abimle benden sizi otele bırakmamızı istedi."

Sare ne yapıcağını bilmeden çocukla beraber yürümeye başladı ilerde çocuğun abisi de onlara katıldı fark etti ki bu oteldeki çocuktu. Sareye iç rahatlatıcı ve güven verici şekilde bakıyordu .

Sare o gece otele dönerken bir karar verdi her ne olursa olsun bu olayları çözmeden bu adadan ayrılmayacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.