İçeriğe geç

Gümüş Adanın Sırrı

Bölüm 1 · 12 dk okuma

Gümüş Adanın Sırrı

Bölüm 1

Beyaz zambak

Gemi adaya yaklaşmıştı, kafasını okuduğu kitaptan kaldırdığında fark etti ki gemide sadece birkaç kişi kalmıştı,

biraz uzak bir ada olan Gümüş Tepe adası yazın çok rağbet gören ancak kışın orda oturanların bile kaçmak istediği bir yerdiyerdi.Korkunç fırtınalar bütün kışı zehir eder türdendi,soğuk havaya değinmiyrum bile ,ama sonuçta gelmesi gerekiyordu , gerçi adresi bile zor bulmuştu ama bulmuştu sonuçta, emlak işleri için gelicek kişi söylediğine göre onu şu an bekliyor olmalıydı.

Psikoloji bölümünü bitirdikten sonra yapmayı planladığı şey tam olarak bu değildi aslında.Buraya nasıl geldiğini bilmeden vapurun içinde oturuyodu işte.Herşey iki ay önce gelen mektupla başladı ,evine gelen mektupla kendine büyük bir malikanenin miras kaldığını öğrenmişti.Buna anlam vermekte zorlanıyordu , kimden miras kalabilirdi ki bu koca malikane , sonradan annanesinden öğrendiğine göre, hiç tanımadığı babasına miras kalmış bu ev, o doğmadan önce beraber yaşamayı hayal ediyorlarmış ancak bu nasip olmamaş çünkü Sare 'nin doğucağını öğrendiklerinde boşanma aşamasındalarmış ,annesi yinede boşanmak istemiş , zaten yedi ay sonra da doğum sırasında kan kaybından ölmüş, zavallı annesi.Ozamandan beride annanesi ,dedesi ve teyzesiyle beraber yaşıyordu, onlar büyütmüştü Sareyi ,çok şey borçluydu onlara. İşte böyle başladı Sarenin gizemli adaya yolculuğu, başına gelicekleri bilmeden çıktı bu yola ,komik gerçi bilse çıkarmıydı, yıllardır kafasında dönüp duran sesin ta kendisiyle karşılaşıcağını, yinede gelirmiydi bu adaya, başına gelicekleri bilse.

Gemiden indiğinde ,iskelede bekliyen bir kadın vardı.Siyah saçlı , zayıf ,tatlı bir kadındı. Üzerinde vücut hatlarını gösteren kırmızı bir elbise ve ince bir ceket vardı. Sare yi görünce yüzü gülmeye başladı.

"Sare hanım bu taraftayım. Sizinle sonunda tanışabildiğimize çok sevindim.Adamıza hoş geldiniz , nasılsınız ?"

Sare bu güzel kadının sıcak karşılamasına çok sevinmişti .Çok cana yakın birisine benziyordu gülerek selam verdi.

"Bende sonunda tanıştığımıza çok sevindim kusura bakmayın, isminiz neydi, hafızam pek iyi değildir de."

Karşısındaki zarif bayan, hiç darılmamış gözüküyordu hatta tam tersi suratında kocaman bir gülümseme vardı.

"O zaman tekrardan tanışabiliriz ,ismim Serap tanıştığımıza memnun oldum."

Serap hanım gülümseyerek elini uzattı. Sare karşılık verirken biraz utanmıştı aslında ama kadının davranışları içini ısıttı.

"Yorgun olmalısınız sizi otelinize yerleştirelim ardından eve geçebiliriz.ne dersiniz ?"

"Bu okadar iyi olurki sadece sizden bir şey daha istesem , eve geçmeden önce bir şeyler yiyebileceğimiz bir yere gidebilirmiyiz ,midem kazınıyor da."

"Tabiki istameniz yeter, arabam hemen karşıda , buyrun."

Sare valizini alıp Serap hanımın arkasından arabaya bindi ve yola çıktılar. Yolda giderken manzara o kadar güzeldi ki hiç bu kadar güzel bir yer gördüğünü hatırlamıyordu ;deniz manzarası ,ağaçlar ,evler o kadar güzeldi ki Sare bi an hüzünlendi yani hayatı burada mutlu bir şekilde geçmiş ,yaşadığı acıların hiçbirini yaşamamış ne anne hasreti çekmiş olurdu ya da babasına bu kadar kin beslemiş .Nede olsa annesinin ölümüne o onursuz adam neden olmuştu .Sare bunları düşünürken çoktan otele varmışlardı. Oda anahtarını aldıktan sonra yukarı çıktı eşyalarını bıraktı, tekrar resepsiyona indi ,Serap hanım onu bekliyordu.

" Buraya yakın bir yerde çok güzel bir restorant var ,yemekleri çok güzel ve doyurucudur ne dersiniz ?"

"Siz ne derseniz bana uyar , madem bu adar ısrarcısınız peki ozaman."

Sare bunu söylerken yüzünde güzel bir gülümseme vardı ,okadar açtı ki her yere gidebilirdi. Tekrar arabaya bindiler, on dakika sonra lokantadaydılar. Lokanta denizin kenarında ,tam ege kasabası havası veren bir yerdi. Serap hanım gözlemeleri okadar çok övdi ki sonunda Sarenin de canı çekmişti , ikisi de birer porsiyon gözleme söyledikten sonra sıra muhabbete geldi.

"Serap hanım ,kusura bakmayın ama evi bana anlatabilirmisiniz .Burası okadar güzel ki evi tahmin dahi edemiyorum."

"Tabi ki de neden olmasın. Ev'in yani malikane 'nin tam olarak altı yatak odası, her odanın kendine özel banyosu , giriş katında genel bir banyo var ,girişte büyük bir salon bir kütüphane birde dinlenme odası var ,kocaman bir mutfak ,çatı katı ve büyük bir bahçeden oluşuyor. Denizin hemen kenerında, biraz rutubet sorunu var ama yinede muhteşem bir yer. Birde bahçesinde bir süs havuzu var."

"Gerçekten çok güzel bir yere benziyor . Tam bu eski filimlerdeki kocaman malikaneler gibi."

Serap hanım bunları söyledikten sonra suratı biraz değişmişti. neredeyse tüm yemek boyunca sanki söylemek istediği bir şey var da söyleyemiyormuş gibiydi. Sonunda yemekler bitti ve çaya geçildi Sare artık dayanamıyordu.

"Serap hanım söylemek istediğiniz bir şey mi var ?"

"Evet aslında var ,yani benden duymanızın daha iyi olabiliceği bir konu."

"Evet dinliyorum."

Serap hanım biraz toparlandı ve söze girdi.

"Bundan yıllar önce sanırım, bir otuz yıl kadar , o malikanede bir kadın katledilmiş ,hemde feci bir şekilde ne kadının katili ,ne de ceseti bulunabilmiş . Buradaki halk o evin lanetli olduğuna inanır. Bu olay olmadan önce kadın hamileymiş, tecavüze uğramış, istenmeyen bir bebek ve kadın .Söylenene göre katil kadının nişanlısıymış ancak bu hiçbir zaman kanıtlanamamış."

"Anladım bu gerçekten çok üzücü ancak ben neden oraya lanetli dediklerini anlamadım, batıl inanç gibi bir şeymi?"

"Hayır tam olarak öyle değil, bu olaydan sonra malikaneden çığlık sesleri ve ağlama sesleri gelmeye başlamış ,kızın ailesi buradan taşınmış. Bir süre sonra da malikanenin çevresinde dolaşan bir kadın silüeti görülmeye başlamış. Babanız da bu yüzden ,çok uygun bir fiyata almış burayı."

"Anladım.Ben pek böyle şeylere inanmam fakat gerçekten korkunç bir durum. Ancak evi görmeye hazırım ,siz ne dersiniz?"

Beraberce kalktılar ,hesabı ödediler ve arabaya bindiler ,Sarenin kafasında okadar çok soru vardı ki başına ağrı girdi ,gerçekten bu yaşananlar doğru olabilirmiydi. Yıllardır hissettiği varlık geldi aklına, ağlayarak uyandığı kavuslar ,sırf bu yüzden psikolağa gitmeye başlamıştı bunlar okadar ağırdı ki konuşması bir yana düşünmesi bile içinin ürpermesine yetiyordu. Peki şimdi ne olucaktı ne yaşıyıcaktı ,derken araba durdu.

"Evet işte geldik .Evine hoş geldin."

"Burası inanılmaz yani ne diyiceğimi bilemiyorum mükemmel"

Sare arabadan inince küçük dilini yutmuştu.Mükemmel bir yerdi burası.

" Evet, içeri girmek istermisin,inan ban burdan daha güzeldir."

Yavaş yavaş yürümeye başladılar Serap hanım bahçedeki çiçekleri ve kullanılan aletlerin yerini anlatıyordu ama Sare gözlerini bahçedeki çeşmeden alamıyordu sanki onu çeken bir şey vardı orda.Çeşme mermerden yapılıydı ve en tepesinde ağlayan bir melek heykeli vardı.Mermerlerin üzerine kazınmış melek ve gül desenleriyle doluydu üstü, çeşmeye bakmak Sareye inanılmaz bir huzur ve aynı zamanda korku hissettirmişti. Bahçeye girdiklerinden beri gözünü alamadığı tek şeydi.

"Bu çeşme ne kadar güzel ,daha önce böyle birşeyle karşılaşmamıştım hiç."

"Oh evet, neredeyse yüz yıllık bir tarihi eser.Bu malikaneyi yaptıran kişi tarafından özel olarak yaptırılmış kendileri, çok ta değerlidir."

"Muhteşem,yani gerçekten buraya gelirken böyle bir şeyle karşılaşacağımı hiç düşünmezdim."

"İnan bana içeride daha eski eşyalar var. Hadi gel içeri geçelim."

Evin içine büyük ahşap bir kapıdan girdiler ve kocaman bir hole çıktılar. Burdan da odaları gezmeye başladılar, ilk girdikleri oda tamamen eski eşyalarla doluydu; ceviz ağacından yapılma salon takımından ve dolaplardan oluşuyordu bu oda. Dolapların içinde eski porselen yemek ve çay takımları bulunuyordu. Bu oda ve yan oda arasında hızlı geçiş yapmak için küçük bir kapı vardı, buda ahşaptan yapılmaydı.Sanki ev yapıldığı günden beri hiç değişmemişti ,yada Serap hanımın dediği gibi terk edildiği günden beri,bu kapıdan da kocaman bir kütüphaneye geçtiler. Duvarlar boydan boya raflarla kaplıydı ,bir duvarı da tamamen pencereydi, pencerenin önünde de antika bir çalışma masası vardı .Burdan da ana kolüdordan mutfağa geçtiler.Mutfaktan da bahçeye açılan oyma desenli bir kapı vardı. Mutfak da ilk girdikleri oda gibi otantik ve antika eşyalardan oluşuyordu. Her katta birer genel banyo vardı ve hepsi birbirinde güzeldi.İkinci katta üç misafir odası vardı ;bu odalar genellikle kırmızı temalı döşenmişti ve her odada bir banyo bulunuyordu. Üçüncü katta ise ana odalar vardı.Bunlarda mavi renkte döşenmişti. Çatı katında daha da eski olduğu anlaşılan bir sürü antika bulunuyordu. Belli ki baya uzun süredir hiçbirine dokunulmamıştı.

"Serap hanım , burda en son ne zaman birileri yaşamış?"

"Sanırım en son on yıl kadar önce birileri burda yaşamış ancak ozamandan beri düzenli olarak bahçıvan ve temizlikçi getirtilmiş."

"Kim tarafından?"

"Babanız tarafından tabi ki."

"Babam mı ? Bana söylediklerine göre öldüğü sırada İngilterede 'imiş ve yataktan kalkamıyacak durumdaymış, nasıl olurda düzenli olarak buraya gelebilir?"

"Sadece son iki senedir buraya gelememiş ,onun yerine genç bir beyfendi gelip gitmiş, Hatta şu an burda, sizinle görüşmek istiyordu."

"Kim peki?"

"Ateş bey sanırım tanışıyormuşsunuz."

"Ne ? hayır hiç o isimde birisi ile tanışmadım."

"Tuhaf ,bana kendisini çok yakinen tanıdığınızı söyledi, hatta bu akşam yemeğe davet etti.

"Ama ben kendisini tanımıyorum , madem bu kadar ısrar ediyor, artık kendisi ile tanışmam gerek."

"Siz nasıl isterseniz.Şimdi otele gidelim ,bende Ateş beye haber verir nereye gitmemiz gerektiğini öğrenirim ."

"Peki o zaman."

Daha sonra ne kadar istemesede bu güzel yerden ayrıldılar ve otele geçtiler.Sare yukarı çıktı yanında getirdiği siyah gündelik elbisesini üstüne geçirdi ve hafif bir makyaj yaptı. Bu sırada babasının nasıl bir oyun oynadığını ve bu Ateş denen adamın kim olduğunu düşünüp durdu.Daha sonra resepsiyona indi ve Serap hanımı bulmaya çalıştı ancak hiçbir yerde bulamadı. Telefonunu aradı ama ulaşamadı, daha sonra ne yapacağını bilmeden yarım saat boyunce Serap hanımı bekledi.

Tam bir saat oldu.Hiçbir şekilde ulaşamıyorum nerde bu kadın.Pardon bakarmısınız."

"Buyurun efendim nasıl yardımcı olabilirim ?"

"Emlakçı serap hanımı bekliyorum da bir sat önce burda olması gerekiyordu.Onu nerede bulabilirim , biliyormusunuz ?"

"Burdan biraz uzak , meydanda bulunuyo. Sİzin için taksi çağırmamı istermisiniz efendim?"

"Evet lütfen , bu çok iyi olur . Teşşekkür ederim."

"On dakika içinde burda olur .Ben size seslenicem efendim."

Sare ' nin içinde rahtsız edici bir duygu vardı ne olduğunu çözemediği bir duygu.Acaba gizemli adam kimdi ve neden tanıdığı konusunda bu kadar ısrarcı davranmıştı. Her geçen dakika babasına olan şüpelerini daha da arttırıyordu ne düşünmesi gerektiği ya da ne yapması gerektiği hakkında en ufak bir fikri dahi yoktu.

"Sare hanım , taksiniz geldi .Kapıda sizi bekliyor efendim."

"Teşşekkür ederim ." Sare düşünceleriyle boğuşurken taksiye doğru ilerledi.

"Nereye gitmek istiyordunuz ?"

"Emlakçı Serap hanımın ofisine gitmek istiyorum ancak nerede olduğunu bilmiyorum sanırım meydanda bulunuyormuş. Ona biran önce ulaşmam lazım da."

"Tabiki efendim. Burya okadar da uzak bir yer değil. Hemen orada oluruz merak etmeyin."

Sare bir kez daha adaya hayran kaldı.Hem cennet gibi bir yerdi hemde ürpertici . Yirmi dakika sonra meydana varmışlardı.

"Geldik hanımefendi, karşıdaki dükkan onun. Eğer orada değilse üst kat kendi evi ; belki orada bulabilirsiniz."

"Teşşekkür derim saolun."

Serap hanım iki katlı bir evde yaşıyordu.Bu evin dış cephesi mavi ve beyaz renkteydi alt kat emlakçı .Buna rağmen Sarenin herzaman yaşamak istediği mutlu , huzurlu bir yerdi burası,Belki de evi satmak yerine buraya yerleşmeliydi, Sare kapıya doğru ilerledi.On dakika boyunca birilerini bulmayı umarak geçirdi ve en sonunda pes edip eve çıkmaya karar verdi.

Merdivenlerden yukarı çıktığında kırmızı bir kapı karşıladı Sare yi.

"Geliyorum bir dakika."

içerden tuhaf çarpma sesleri geliyordu bir dakika sonra serap hanım kapıdaydı. Üstünde yırtık gri bir tşörtle siyah bir şort vardı.Gözünde de bir morluk.

"Sare ! burda ne yapıyosun."

Sare ister istemez dona kalmıştı, ne yapıcağını bilmiyordu.

"Ben sizi merak etmiştim.Buluşmamız gereken saatten yaklaşık iki saat geçti de, sizin için endişelendim.Sanırım bu konuda da haklıydım."

Serabın eli istemsizce gözüne gitti.

"Ben özür dilerim seni aramyı unuttum.Ateş beyi armıştım sizi nasıl unuttum bilmiyorum çok özür dilerim."

"Serap lütfen fazla olmıyıcaksam, gözün çok kötü görünüyo yardım istermisin."

"Hayır ! yani teşekkür ederim iyiyim yanlışlıkla bir yere çarptım , sorun değil gerçekten.Geldiğin için teşekkür ederim buraya kadar yorulmuşsun."

"Benim için sorun değil sadece biraz endişelendim okadar."

"Lütfen içeri gel sana bir bardak çay ikram edeyim olur mu?"

"Sana zahmet olmasın. Benim için sorun değil gerçekten."

"Lütfen tatlım içeri gel."

Sare daha fazla ısrar etmeden içeri girdi .Evin içi sade döşenmişti.

"Sen şöyle geç ben çay koyup geliyorum."

"İstersen yardım edeyim , pek iyi gözükmüyosun Serap."

"Hayır gerçekten sorun değil tatlım."

"Peki o zaman."

Serap içerden elinde bir kağıt ve iki bardak çayla geri geldi.

"Sare, bu Ateş beyin telefon numarası sana vermemi istedi müsait olursan ararsın.Babanla alakalı söylemek istediği şeyler varmış."

"Teşekkür ederim. Serap iyi olduğuna emin misin , nasıl oldu bu ?"

"Balkon kapısında kuşlar için astığım bir yemlik vardı. Balkona çıkarken suratımı çarptım sonra da fenalaştım snırım o sırada sana haber vermeyi unutmuşum gerçekten özür dilerim."

Yaklaşık üç saat boyunca aralıksız olarak muhabbet ettiler çocukluklarından , okul hayatlarından konuştular. Bu ikisine de iyi gelmişti ama sanki Serap birşey saklıyo gibiydi Sarede fazla zorlamadı.Saat on birde evden çıktı ve taksiye bindi. Arabada giderken elindeki küçük kağıt parçasına bakıyordu acaba armalımıydı yada her şey böyle dahamı iyiydi.Otele girdiginde lobideki çocuk Sare ye seslendi.

"Sare hanım bir paketiniz var. Siz çıktıktan sonra geldi efendim."

"Peki teşşekkür ederim."

Elindeki pakatte sadece gönderen ve gönderilenin ismi yazıyordu.Gönderen kısmında Ateş Azab yazıyordu.Ateş isminden kurtulamıyordu. Sare ne yaparsa yapsın her yerde karşısına çıkıyodu bu isim . Kutuyu alıp odasına çıktı.Üstünü değiştirip yatağına uzandı ,bu odada dah afzla durmak istemiyordu kafasını toplamsı gerekiyodu. Bilgisayarını alıp kafeye indi ve bir fican kahve söyleyip meillerine bakmaya başladı ve bir kaç işini halleti.Bu şekilde de iki saat geçirdikten sonra sonunda uykusu geldi ve odasına çıktı. Telefonunu şarza bırakmıştı açtığında yirmi tane cevapsız çağrı vardı hepsi de serap hanımdandı. Sare bunu görünce teleşlandı ve Serap hanımı aramaya başladı. Telefon yine meşkul çalıyordu bu sareyi dahada huzursuzlandırdı. Tam o sırada telefonuna mesaş geldi.

"Sare merak etme tatlım iyiym. Ateş bey sana ulaşmamı istedi de , sana gönderdiği paket ulaştımı diye merk ediyormuş . Bende sana ulaşamayınca oteli aradım odana çıktığını söylediler bende rahatsız etmek istemedim . Sen iyi misin ?"

"İyiyim teşekkür ederim. evet elime ulaştı. Gelir gelmez elime verdiler kutuyu . peki sen içinde ne olduğunu biliyormusun. baya ağır da."

"Hayır ne yazık ki bilmiyorum . Başka sormak istediğin bir şey var mı ?"

"Yok teşşekkür ederim . İyi geceler tatlım saol."

o gece Sare zar zor uykuya daldı. uyandığında kocaman bir bahçede nefes nefese koşuyordu. Sonra bir anda durdu karşısında bir çeşme duruyordu sonra hatırladı , bu evin bahçesindeki çeşmeydi.Arkasında birini hissettiğinde çok geçti, arkasını döndüğünde karşısında o vardı .Senelerdir kurtalamadığı kavusu duruyordu karşısında ; suratında sinsi bir gülümsemeyle bakıyodu. Sare 'ye doğru eğildi ilk defa bu kadar yakındı , burnuna tuhaf bir çürük kokusu gelmeye başladı.

"Geldim Sare burdayım , buldum seni , kaderimiz tekrardan buluştu. Artık bizi hiçbirşey ayıramaz , ölüm bile."

Sare ter içinde uyandı. Ne oluyordu , senelerce uğraşmıştı bu kavustan kurtulmak için ama ilk defa bu kadar gerçekçi ve yakındı .ilk defa onunla konuşmuştu. Telefonu bir anda çalmaya başladı , sesle yerinden sıçradı. telefonda bilinmeyen bir numara vardı. Telefonu açtı

"Alo, buyrun"

"Sare"

Bu o sesti , rüyasında duyduğu ses. sare donup kaldı ne yapıcağını bilmiyordu. Ne yapmam gerek diye düşünmeye başladı. İçini tuhaf bir korku sarmaya başladı . Kimdi bu adam ondan ne istiyordu.

(Sanırım bunun için biraz geçmişe gitmemiz gerekiyor:)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.