İçeriğe geç

Gülümse Şarkı Oldun Bugün

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Gülümse Şarkı Oldun Bugün

Bölüm 1

radyo

Genç kız evinde oturmuş, arkadaki radyodan gelen şarkıyla beraber defterine bir şeyler karalıyordu. Ama her ne yapıyorsa bir türlü beğenemiyor, buruşturup odanın bir tarafına fırlatıyordu. En sonunda sıkılmış olacak ki defterini kapatıp derin bir nefes aldı. O sırada arkadan çalan şarkı yarıda kesildi ve bir adamın "başladı mı?" diye sorduğunu duydu. Kafasını hışımla radyoya doğru çevirdi, kaşlarını çattı. Sanki sesi birine benzetmişti de anlam veremiyordu.

"Evet sevgilim, evde olduğunu, radyonun açık olduğunu, bir şeyler karalayıp etrafa fırlattığını ve bu kanalı dinlediğini biliyorum. Sen, sen veda etmeyi sevmezsin bunu da biliyorum ama ben bir vedayı hakettiğimizi düşünüyorum."

Kadın şok olmuş gözlerle yerinden kalkıp radyonun yanına gitti ve radyoyla beraber yere çöktü. Anlamıştı ama istemiyordu, kötü bir şey olacaktı.

"Lütfen benden nefret etme olur mu? Temiz kalbine benim yüzümden lekeler bulaşsın istemiyorum. Beni ayrıldığımız zamanki gibi hatırla sevgilim."

Yayındaki adam hafifçe güldü ve devam etti o sırada kadın delirmiş gibiydi, kafasını hayır anlamında iki yana sallıyordu.

"Her ne kadar artık bana sevgilim demesen de sen benim sevgilimsin. En azından son günümde bunu bana layık gör, sana sevgilim dememe izin ver."

Kadın kelimenin tek anlamıyla şok olmuştu, bir anda acıyla çığlık attı. Radyoya iyice yapışmış, ağlayarak konuşuyordu.

"Sevgilim, sevgilim! Ne son günü ne diyorsun!" diye ellerini sert zemine vura vura bağırdı. Öyle bir bağırıyor, öyle bir ağlıyordu ki sanki sesi daha gür çıksa adam onu duyacakmış gibiydi.

Adam onu duymadı.

"Şuan şarkı dinlemek için radyoyu açanlar sizden özür dilerim. Birkaç dakika sonra tekrar dinlemenize izin vereceğim. Sadece birkaç dakikanızı daha istiyorum. Sonrasında ne benim sizi rahatsız edecek zamanım olacak ne de sizin benimle konuşacak zamanınız olacak. Bu bir kaç dakikayı sevgilimle bana hediye edersiniz diye düşünüyorum."

Adam derin bir nefes aldı. Kadın eli ayağı tutmazmışcasına sırtını koltuğa vermiş, ayaklarını uzatmış; gözünde ardı arkası kesilmeyen yaşlarla adamı dinliyordu.

"Ben, ben seni çok sevdim güzelim. Özür dilerim, sevdim değil seviyorum. Seni çok seviyorum güzelim. Sana
ne kadar layık bir adam oldum bilmiyorum ama umarım sende beni seviyorsundur, sevmiyorsan bile seni ne kadar sevdiğimi hissediyorsundur umarım.

Gerçekten buraya geldim ama ne söylemem gerektiğini kesinlikle bilmiyorum ama sen zaten biliyorsun, ben konuşmayı pek beceremem. Biz şarkılarla anlaşırız sevgilim, bende sana şarkı yazdım. Sevgilim, sevgilim, sevgilim... Ne güzel adın var sevgilim."

Kadın son ses olan radyonun sesini mümkünmüş gibi daha da fazla açmaya çalışıyordu.

"Bu şarkı sana son hediyemdir sevgilim. Merak etme, burdaki arkadaşlar sesimi kaset yapıp sana yollayacaklar. Ben, ben getiremem çünkü gidiyorum be sevgilim. Çok, çok uzaklara. Biliyor musun çok korkuyorum ama gitmekten değil, sana geri dönememekten. Ama büyük bir adam oldum ve korkularımı yendim."

Çağan Şengül-Gülümse Şarkı Oldun

Arkadan şarkının girişi çalmaya başladı ve kadının hıçkırık sesleri odayı doldurdu. Çaresizdi, bir kadın en fazla ne kadar çaresiz olabilirse o kadar çaresizdi.

"Uzun bir yolculukta,

denizi görmek adın.

Mirasın bu kokuyla baş edemez hiç bir yanım,

koşar adım, koşar adım uzağına bu volkanın,

dayanamaz, kül olurum can verir bu sol yanım.

Alınyazım haketmedin sana yaptıklarımı,

vur yüzüme günahları, korkup kaçtıklarımı.

Utanırım, utanırım gözlerimde yaş oldun.

Üzülme sevgilim, gülümse şarkı oldun bugün."

Sanki adam yorulmuştu. Durdu ve kısık sesle,

"Geçmişin elleri yakamda ve her gece buluyor beni odamda..."

Derin bir nefes alıp eski sesine geri döndü ve devam etti.

"Her yolu denedim son bulmuyor,

içimin yangını, sesimin argını.

Her sonu göreni öldürmüyor,

bir amaç verdin bana.

Dinle ama ağlama.

Her yolu denedim son bulmuyor,

içimin yangını, sesimin argını.

Her sonu göreni öldürmüyor,

bir amaç verdin bana.

Dinle ama ağlama."

Sesi şarkı kıvamından çıktı ve konuşmaya başladı.

"Bir yolun ortasında yürüyeceksen, ters yöne doğru. Arkana bakmak zor iş çünkü.
Dedi ki, ararsan kalbine bak.
Dedi ki, ölmem gerek belki bi' kaç defa.

Ben de yaşamak denen şeyi saksıya gömdüm. Ama filiz vermedi."

Adamın sesi tekrardan şarkı söyleyen sesine döndü.

"En iyi sen tanırsın,

af kokan şarkıları.

Kah öldük, kah öldürdük,

yaşadık aşkı kadın.

Zaman geçer, ecel çeker kollarından yanıma.

Biraz üzül,

biraz ağla,

n'olur iyi hatırla beni."

Adam sustu, kadın ona da ses olmak istermişcesize daha da yüksek sesle ağlamaya başladı.

Adam burnunu çekti hafifçe.

"Sevgilim, sana ağlama demedim mi?"

Kadın, adamın sesinin gülümsediğini hissetti. O gülüşü görmek için nelerini vermezdi oysa ki.

"Gerçi sonunda ağla dedim ama olsun sen yine de ağlama sevgilim."

Kadın güldü ama gerçek değildi. Kendini bir şeylere inandırmaya çalışıyordu.

Ölmeye karar veren bir adam böyle güzel gülemezdi değil mi?
Değil mi?

Adamın sesini tekrardan hüzün kapladı. Kadının yeşeremeyen umutları da ölmüştü.

Gülebilirmiş, ölmeye karar veren bir adam sevdiği kadını güldürmek için gülebilirmiş.

"Hem, hem sen ağlayınca çok çirkin oluyorsun."

Adam durdu, zorlukla derin bir nefes aldı ve onun için çok zor olsa da bu konuşmayı yapması gerekiyordu.

"Sevgilim, ben hep senin küçük versiyonlarını hayal ediyordum. İki güzel kız çocuğu. Tıpkı senin gibi güzel, senin gibi temiz kalpli iki kız çocuğu."

Adamın hıçkırık sesi geldi.
Kadın sesini daha da arttırdı.

"Lütfen, lütfen ben gidince kendini eve kapama. Dışarı çık, eğlen, sarhoş ol, yeni insanlarla tanış, bir adam sev ama çok sev. Tüm kalbinle sev onu. İki tane kızın olsun. Aynı sana benzesinler."

Kadın acı içinde çığlık atmaya başladı.

"Hayır! Sevgilim hayır! Ben, ben seninle gezip tozmak, sarhoş olmak istiyorum! Ben seni çok sevmek istiyorum!"

Çaresizce radyoya sarılıp,

"Ben çocuklarım sana benzesin istiyorum!"

Kadının artık tüm gücü bitmişti. Elindeki radyoyu göğsüne bastırmış şekilde yerde yatıyor ve ağlıyordu.

Çaresizdi, elinden gelen hiçbir şey yoktu. Hiçbir şey.

"Ben, ben seni çok seviyorum güzel sevgilim benim. Her şeyim, bir tanem, kelebeğim, güzelim. Sevgilim, sevgilim, sevgilim... Ne güzel adın var sevgilim."

Bir anda radyodan çığlık sesleri geldi. Kadın irkildi ve korkudan o da bağırmaya başladı.
Adamın tekrar sesi duyuldu. Sanki ağzını mikrofona dayamış gibiydi.

"Ha bu arada, yaptığın resimleri buruşturup bir kenara atma. Sevgilim."

Radyodan gelen silah sesi ve ardından kadının hıçkırık sesleri..

Bölüm sonu

1 yorum