İçeriğe geç

Gülperi

Bölüm 5 · 5 dk okuma

Gülperi

Bölüm 5

Gulizar'ın hapise girme sebebi

Gulizar'ın gözleri doluyordu. Aglamamak için kendini zor tutuyordu. Bunu farkeden Gönül,

-Abla seni rahatsız etmek istemem ama, derdini anlatabilirsin. Hem kendini tutma ağla anca o zaman rahatlarsın. Burada hepimizin bir derdi var. Hem bizim bir ortak noktamız var. Bende birini öldürdüm. Ve biliyorum ki sende benim gibi çaresiz kaldığın için öldürdün.dedi.

Bunun üzerine Gülizar biraz sessiz kaldı. Anlatmak istiyordu ama korkuyordu. O anları hatırlamak istemiyordu. Nasıl anlatacağını nereden başlayacağını bilemediği için susuyordu.

Gönül, Gülizar konuşmayınca anlatmayacağını düşünerek, oturduğu sandalyeden kalkıp gidiyordu ki Gülizar gönüle seslenerek,

-Dur Gönül sana anlatacağım. İçimde tuta tuta derdim büyüdü. Artık dayanamıyorum. Otur lütfen bakma sen bana ben aslında senin sandığın gibi biri değilim daha doğrusu değildim. Nereden başlayacağımı bilemiyorum.

Ben zorlu bir ailede büyüdüm. Babam bana ve anneme dilendiricilik yaptırıyordu. Bize hep (bu bizim mesleğimiz) derdi. Annem aslında hiç istemiyordu ama babam onu hep zorluyordu. Ben zaten doğduğum doğalı dilencilik yaptığım için alışıktım. Ama anneme çok üzülüyordum. Çünkü o evlendikten sonra dilencilik yapmaya baslamış. Babam anneme eve geldiğinde az para getiriyor diye kızıyordu. Hatta bazı gece dövüyordu bile. Sonra ben 12 yaşlarımda iken bir kız kardeşim oldu. Daha kırkı çıkmadan babam, annemi Kucağında bebek ile dilendiricilik yapmaya yolluyordu. Annem tabi yeni doğmuş bebekle dilencilik yapmak istemeyince babam onu gene o gün dövmüştü.

Diğer gün mecbur gene dilencilik yapmak için evden çıkmıştık. Annem sürekli ağlıyordu. Babam annemi surekli tehdit ediyordu. Annem o yuzden cok korkuyordu. Bir duvar kenarına oturduk dilencilik yapmaya başlamıştık. Annem bana dönerek,

(Gülizar kardeşine iyi bak ben tuvalete gidiyorum) dedi Sonra gitti. Ben kucağımda minicik bir bebekle akşama kadar annemi bekledim. Annem gelmeyince tabi mecbur eve döndüm.

Annem bizi öylece bırakıp gitmişti. Annemin gidecek bir yeride yoktu. Nereye gitti hic bilmiyorum. belkide kendini öldürdü. O gün çok üzülmüştüm. Çünkü annem beni seviyordu. Bana yardımcı olan tek kişi oydu. Beni ve kardesimi birakip gittigine inanamiyordum .Babam bize hiç bakmazdı. Aç mısınız tok musunuz hiç sormadı . Annem de gidince ben kardeşimle kalakaldım.

Ben eve geldiğimde babam annemi göremeyince beni bir güzel dövdü. Sanki benim bir suçum varmış gibi sürekli vurdu. Daha sonra kardeşim ağlayınca (al sunuda sustur gözüm görmesin sizi) dedi.

Ben hemen kardeşimi alıp içeriye geçtim. Eve gelirken marketten aldığım sütü biberonuna doldurarak ona icirdim. Karnı doyunca uyuyup kalmıştı. Kardeşimi yere yatırdım kendimde yanına kıvrılarak sessizce ağladım.

Aradan bir kaç gün geçti. Babam eve yeni bir kadın getirdi. Çilem ikiye katlandı. Dilencilik yapmaya onunla gitmeye başladık.Babam yetmezmiş gibi birde o eziyet etmeye başladı. Değişik cezalar veriyordu.

En değişik cezası, dilencilik yapmadığımız günler, ya yemek yer tuvalete gitmezsiniz, Yada yemek yemeyip tuvalete gidersiniz derdi. Çok saçmaydı. Bizde tabi yemek yerdik. Sırf biz yemek yedik diye bizi odaya kitlerdi. Aksama kadar çıkarmazdı. Tabi bizim tuvaletimiz gelince altımıza yapardık. Sonra bizi bir güzel döverdi. Babam ise bu saçmalığa hiç sesini çıkarmazdı.

Haa hiç güzel günleriniz olmuyormuydu dersen oluyordu tabi. Babamla üvey annem arada içerdi. Onlar içince o kadar iyi oluyorlardı ki bize para verip gidin bakkaldan ne isterseniz alın derlerdi. O zaman kardeşimi hemen kucaklayıp bakkala giderdim. Babam sarhoşken beni severdi. Ama ayıkken nefret ederdi. Doğru mudur bilmiyorum ama hep Allaha annemle babam sürekli içsin diye dua ederdim

Gene dilencilik yapıp eve döndüğümüz bir gün, evin önünde bir kalabalık vardı. Hemen koşup baktım babam yerde kanlar içinde yatıyordu. Biri onu başından vurmuştu. Sebebi ise ödeyemediği borçtan dolayı vurmuşlar. Anlayacağınız Babamın hiç doğru işi yoktu. Ölümüde öyle oldu.

Biz kardeşimle üvey annemin eline kaldık. Üvey annem babam öldükten sonra dilencilik yapmadı. Biz kardeşimle birlikte yapıyorduk.

Bir gün kardeşim hasta olmuştu. Ben dilencilik yapmaya kendim gittim. Eve geldiğimde kardeşimin çığlıklarını duyuyordum. Hemen içeriye koştum bir baktım üvey annem eline bir sopa almış kardeşimin ellerine vuruyordu. Kardeşim daha 6 yaşında minicik bir çocuktu. Hemen koştum araya girdim. Üvey annem beni itti. Ben tam kalkiyordumki üvey annem kardeşimin başına sert bir şekilde vurdu. Kardeşim yere yığıldı.

Üvey annem o an korkmustu. Hemen sopayı bıraktı. Kardeşime kalk şaka yapma bak daha çok döverim deyince benim kafam attı.

Ben o zaman çok sinir oldum. Hemen o sopayı kaptım sırtına olan gücümle vurdum. O an zaten yere çöktü. Sonra karnına vurdum ağzından kan geldi. Üçüncü vuruşumda bayıldı. Ama ben vurmaya devam ettim. Ölmesini istiyordum ne olursa olsun. Artık gözüm görmüyordu. Onu öldürmüştüm ama hıncımı hâlâ alamadım. Bazen Keşke biraz daha acı çektirseydim diyorum.

Kardesimin elleri mosmordu. O şekilde gömüldü. Benim aklımdan kardeşimin elleri hic çıkmıyor. Zaten hastaydı. Ona nasıl kıydı. Küçücük çocuk ne yaptida onu öldüresiye dövdü. Anlayamıyorum.

Ondan, bütün herkesten, en çokta kendi annemden nefret ediyorum. Bizi o şekilde bırakıp gitti .insan ne olursa olsun evladını bırakır mı? Hadi ben 12 yaşındaydım ama kardeşim. Onun daha kırkı çıkmamıştı. En çok anneme o muhtaçtı. Ben Kardeşime bakarken neler çektim.

Bak sen daha karnındaki bebeği görmeden onu korumak için babasını öldürmüşsün. Ben bunu duyunca donup kaldım içimden vay be ne anneler varmış dedim imrendim.

Şu an hiç kimsem yok. Yapayalnızım

Gülizar sesli bir şekilde ağlamaya başladı. Bu anlattıklarını duyan Gönül hemen ona sarıldı.

Gönül Gülizar'a sarılınca, Gülizar Gönül'ü itti.

Bir anda ciddileşerek,

-Bana sarılma hiç kimsenin bana acımasini istemiyorum. Ve bu anlattıklarımı kimseye anlatma. Dedi

Gönül,

-Abla ben sana acıdığım için sarılmadım. Ben yaraları olan o küçük Gülizar'a sarıldım. Onun buna çok ihtiyacı var. Oda sevgiyi hak ediyordu. Abla bırak sarılayım biraz sevgi vereyim. Çok iyi gelecek. Dedi.

Bunun üzerine Gülizar Gönüle tekrar sarıldı. Gözlerinden akan yaşlar gönül'ün omzunu ıslatmistı.

O sırada Reyhan Kucağında gulperi ile bahçeye geldi. Onları bu şekilde görünce çok şaşırmıştı. Ama şu an ondan daha önemli birsey vardi.

Reyhan , Gönül'ün yanına gelerek,

-Gönül ziyaretcin var seni çağırıyorlar dedi.

Gönül,

-Bugün ziyaretçi günü değil ki bir şey mi oldu acaba ? diyerek hemen Gülperiyi kucağına alarak gitti.

**🫶bölümün sonuna geldik oy verip yorum yaparsanız çok mutlu olurum 🫶**

**Bölümü nasıl buldunuz **

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.