"Bana uzak biliyorum ama yine girdi rüyama
" Bu bir tuzak hissediyorum, kader oyun oynuyor dünyama
"Yeter bu bitmeli,hayali bile defolup gitmeli
" Neyi kaldıysa bende yanan bir an önce söndürülmeli .... "
Ata'nın açtığı şarkıya kulak verdim
"aşk açısı mı çekiyorsun ?"
Ata hafifçe omuz silkti ve servisin camından yola doğru baktı
"sen ciddi misin?" dedim heyecanla
kulaklığının tekini kulağımdan çıkardım ve hevesle ona döndüm ve omzuna abandım
"KİM KİM KİM?"
Ata her zaman attığı bakılından atınca ofkayarak önüme döndüm
"seninle de konuşulmuyor"
telefonumu alıp storylerde gezinmeye başladım
"Bu çocuğu bana ayarlasana"
Ata beni dinlemek yerine müzik dinliyordu
"Ataa!" omzuna dokundum
yeşil gözleri sakince bana döndü
"100 kere mi söyliyim Masal?Sevgilisi var"
ofladım diğer çocuğu gösterdim
"Peki bu?"
çocuğu tiknisen bi ifadeyle inceledi
"Erkek seçimlerini gözden geçirmeni öneririm"
"Bunu 2. kez aldatılan biri mi söylüyor? "
"Yanlış cevap ikiside sadece flört'tü "
Gözlerimi devirdim ve servisten indik
Sınıfa girer girmez her zamanki yerime geçtim. Cam kenarı.
Ata da arkamdaki sıraya oturdu
Çantamı masaya bırakırken Oğuzhan yanıma kaydı.
“Günaydın,” dedi gülerek.
“Günaydın,” dedim ben de, telefonumu masaya koyarken.
Oğuzhan bir şey anlatmaya başladı. Dün izlediği bir şey, saçma bir olay Tam dinlemiyordum ama kafa dağıtıyordu
Arkamdan sandalye sesi geldi
Ata
Hiç dönmedim
“Masal” dedi Oğuzhan hafifçe eğilerek, “şu çocuğa bak—”
Cümlesini tamamlayamadan arkamdan bir ses geldi Ata kısa bir “günaydın” dedi.
Sıla hafifçe ona doğru eğildi. Bir şey sordu.
İstemeden kulak kabarttım.
Ne konuştuklarını anlamıyordum ama… rahatsız ediciydi.
Saçma.
Niye rahatsız oluyordum ki?
Başımı önüme çevirdim.
Oğuzhan hâlâ konuşuyordu.
Ama ilk defa onu dinlemiyordum.



