Şuanda bahçede oturmuş çay içiyorduk kimlemi ehe Yavuz Ali ile... mahalleye geri dönmemi istiyor hayır yani benim için buraya kadar mı gelmiş.
"Buraya gelmemin nedeni hem geri dönmeni istiyorum yani bu kimsenin olmadığı bir yerde yaşamana göz yumamam hemde Helin geliyor hava alanından alacağım"
Vay be bende benim için geliyor zannetmiştim Helin... abla desem daha uygun benden 5 yaş büyük çünkü hemde,hemde Yavuz Ali'nin nişanlısı sayılırdı yani teyzesinin süt çocuğuydu teyzesi Salkım sürekli Yavuz Ali ile evermeye çalışıyordu vee Helin kimsesiz bir kız yani annesi onu doğururken vefat etmiş en son şehir dışına okumaya gitmişti hemşiremi ne olacaktı okulu bitmişti demek buda demek oluyorki... herneyse bende kendi yolumu çiziyorum zaten
"Hm Helin abla dönüyormuymuş?"
"Dönüyormuş sen,sen dönecekmisin?"
"Yavuz Ali abi benden herşeyi iste ama bunu asla o adam bana ne yaptı haberin varmı?"
"Tam bilmiyorum aslında,Mehlikâ'm ne oldu?"
Mehlikâ'm... Gül reçelim...
"Beni kuzeninin oğlu ile evlendirmek istiyormuş"
Evlendirmek kelimesi geçtiği anda kaşları çatıldı gerilen çenesini fark edebiliyorum elini yumruk yapıpı açtı bir iki kere gözlerini sakince açtı ve bana baktı ağzımdan birşeyler geveledi ama anlamadım -şerefsiz dedi- umursamadım
"Vay vay sen... haklısın ama burada kimi kimsen yok seni nasıl bırakayım ben"
Çaresiz ve sinirini bastırmaya çalışır gibi konuşuyordu
"Sen... beni boş ver Helin ablada geliyor belki düğününe gelemem şimdiden tebrik ederim"
Ne kadar istemesemde sesim titremişti gözlerim dolmuştu aynı zamanda onun kaşları mümkünmüş gibi biraz daha çatıldı
"Ne demek şimdi bu?"
Eyvah eyvah sinirlendi
"Ya ben sen yani seni Helin abla il-"
"Sen beni Helin ile evleneceğimi sandın"
Dedikleri ile başımı salladım alaycı bir gülümseme oluştu dudaklarında
"Unut bunu böyle bir olmayacak"
Başımı yana yatırdım ve onaylayan mırıltılar çıkardım
"Ben bu akşam gideceğim sen gelmiyorsun anladım ama beni habersiz bırakma"
Tebessüm etmeye çalıştım artık ne kadar olduysa
"Merak etme sık sık ararım"
Oda Tebessüm etti ama sahte bir tebessümdü ardından acılar barındıran bir tebessüm...
"Görüşürüz o zaman"
İkimizde ne yapmamız gerektiğini bilmiyorduk
"Görüşelim"
Bir anda ellerimi boynuna doladım ve kokusunu içime çektim meğer sevdiğin insandan ayrılmak ne zormuş gözlerimden bir iki yaş firar etti oradan boynuna damladı
Bırakmayacağımı anlayınca ellerini belimden çekti ve beni hafifçe itti
"Kendine iyi bak gül reçelim"
Söylediği sözler ile dudaklarımdan bir hıçkırık koptu
"Yapma,ağlarsan gidememki ben"
"Tamam ben iyiyim"
Kendimi toparladım emin olmak ister gibi baktı başımı salladım ahşap kapıdan çıktı ve daha önce fark etmediğim arabaya bindi son kez camdan el salladı bende karşılık verdim daha fazla burada durmamak için arkamı döndüm ve pansiyona girdim ahşap merdivenleri üçer beşer çıkarken sakinleştiğimi hissettim herşey geçerdi değilmi?
"Heh Mehlikâ iş görüşmen nasıl geçti"
Gülümsedim
"Çok iyiydi abla saol"
"Ne demek sen mutlu ol yeterli"
Odama girdiğimde yorgunluk ile yatağa uzandım ve kendimi uykunun kollarına bıraktım...
~SON~
Bölümün ne kadar kısa olduğunun farkındayım bu yüzden sizden özür diliyorum ama bu hafta önemli işlerim vardı onun dışında başka bir kitap daha yazmaya başladım ikisini bir arada yürütmek zor olduğu için bir hafta birine bir hafta birine bölüm gelecek.✨️🎀
