"Ay abla vallahi isteyerek olmadı"
Balım'a ters bir bakış attım
Ve başımdaki buzu çektim
"Mehlikâ iyimisin abicim"
Abimin bilmem kaçınca kez sorduğu soru ile göz devirdim şuan herkese sinirliydim herkeze! Hemdn kısa abir özet geçiyim annem erkenden babamın amca oğluna gitti ki mirası bölüşeceklermiş ve bu yüzden geç geliceklermiş her neyse asıl konu abim evde yokken Balım benide bulamamış ve evde hırsız var sanıp dev gibi vazoyu kafama indirdi ve ve ve KAFAM YARILDI! Şurada buzu koyarak acısını dindirmeye çalışıyordum abim ise o an arkadaşlarıyla olduğu için onu arayınca tüm ekip gelmişlerdi ve bu ekipte Yavuz Ali de yer alıyordu,Hayat eğer beni duyuyorsan sana söyleyeceğim çok önemli sözler var karşıya odaklandım ve gözlerimin dolmasını engelleyemedim ve ŞAH TEYZOŞUMA gitmeye karar verdim
"Abi ben gidiyorum"
"Nereye"
Odadan çıktım
"Nereye"
"Mehlikâ nereye"
Öfleyip başımı arkaya çevirdim
"Şah teyzeme"
"İyi bari"
Evden çıkınca hava baya kararmıştı koşar adımlarla karşı çaprazdaki eve gittim kapıyı çalınca kapıyı Turunç kafayı açtı adı neydi...Sahra
"Merhaba... şey burada kalabilirmiyim"
Bana bir an şaşkın şaşkın baktı
"Tabii,tabi geç"
Eliyle içeriyi gösterdi tam adım atacakken arkadan bir ses duydum
"Mehlikâ,gel bir yarana bakalım"
Arkamı döndüm tabiki abimin arkadaşı Kerem abiydi abimin doktor arkadaşı
"Kerem abi hiç gerek yok"
"Olmaz öyle şey gel bakıyım sen"
Yanıma yaklaşıp kolumu tuttu bende arkamı dönüp Sahra'ya omzumu silerek el salladım oda gülümsedi ve el salladı sonra kapı sesi duydum içeriye geçmiş olmalıydı Kerem abi beni zorla oturtunca yine onunla göz göze geldim ve hemen bakışlarımı yere indirdim
"Yani bir yandanda Balım haklı sen orada ne yapıyordun?"
Oğuz abiye yanımdaki yastığı geçirdim haklı olabilirdi ama bende haklıydım
Kerem abi elindeki ilk yardım çantası ile gelince saçlarımı kenara attı şuan fark ediyorumda tokam koptuğu için saçlarım açıktı sonra oraya biraz batikon sürdü yandı ama tepki vermedim,veremedim ardından bir pamukla sildi ve büyük bir yara bandı yapıştırdı ona gülümsedim ve oda kendi yerine oturdu
"Ben cevabımı alamadı-"
Oğuz abiye bir tane daha yastık geçirdim ne inatlaşıyorsun konuşmak istemiyorum işte! ona dil çıkardım kapıdan başını Balım uzattı
"Mehlikâ geldinmii"
Hemen koşarak yanıma geldi ve sarıldı ben niye bu gün bu kadar asabiydim?
"Kutu oyunu oynayalımmı?"
Herkesin bakışları bana döndü
"Evett"
Oğuz abi bi anda bağrınca kulağımı kapattım manyak...
"Asrın'ıda çağıralım ama"
"Tamam"
~~~
Kutu oyununda kavga çıkınca bıraktık
"Kardeşim sen ne biçim kardeşsin insan abisini yenermi?"
"Abi farkındamısın biz aynı takımda değildik!"
Asrın ve Oğuz abinin atışmasını izlerken Balım ellerini önünde birleştirmiş bana dil çıkarıyordu ona hemen vurdum tabiki
"Saat geç olmuş biz kalkalım artık"
Herkez kendi yoluna giderken abimle Balım içeriye geçmişti Yavuz Ali abi Etrafına bakındı ve kolumdan tutup dışarıya çekti yaptığı hareket ile gözlerim kocaman açıldı kalbim maraton koşmuş gibi çarpıyordu ona başımı sallayarak ne var dedim
"Başın çok ağrıyormu?"
Başımı iki yana salladım
"Hayır geçti şimdi"
"Bana sinirlimisin?"
Sana sinirlimiyim hayır ama içimde bir kırgınlık var ve buda sinire dönüşüyor sanırım
"Hayır Yavuz Ali ABİ sana neden sinirlenecekmişim"
Abiyi bastırarak söylemiştim neden bunu yapıyordum? Onun hiç birşeyden haberi yokken
"İyi o zaman,sana iyi geceler"
"Sanada"
O giderken arkasından bakakalmıştım arkamı dönüp evin kapısını açtım ve direk merdivenlere yöneldim.Odama girdiğimde kapıya yaslandım istemsizce dudaklarım kıvrıldı içimde birşeyler koptuğunu hissettim güçlü bir şeylerin bi anda gülüşüm kayboldu bi dakika bu kopan şey direncimmiydi?! Nefesimi dışarıya verdim ve üzerime uyurken rahat edebilceleceğim şeylerden giydim küçük adımlarla yatağa yaklaştım ve kendimi yatağa bıraktım sabah çok uyuduğum için uykum yoktu çekmeceden diz üstü bilgisayarımı aldım onu açıp yatağın üzerine bıraktım ve mutfağa ilerledim orada büyük bardağa soğuk kahve yaptım yanınada elmalı gazozumu aldım ve merdivenlerden çıktım komodine elindekileri koydum Balım uyuyordu ne ara uyuduysa yatağa girdim ve bilgisayarı dizimin üzerine bıraktım kaçıncı defa izlediğimi sayamadığım dizimi açtım 'Kiralık Aşk' aslında Aşk-ı memnu izlerdim ama onu bitirmiştim ve kısa bir sürede tekrar izleyince tadı kalmıyordu ara sıra kahvemden içtim o bitince gazozumdan derken 2,5 bölüm bitirmiştim saatte epey geç olunca bilgisayarı kapatıp komodine bıraktım uykum iyice ağırlamıştı gözlerim kapanınca karanlığın beni içine çektiğini ve uykuya teslim ettiğini fark ettim...
~~~
Üzerime kırmızı günlük bir elbise geçirdim ve aşağıya indim
"Günaydınn"
Bu gün haddinden fazla enerjiktim saat geç olduğu için kahvaltı yapmadan dışarıya çıktım ayağıma kırmızı babetlerimi giyip koşar adımlarla eczaneye gittim içeriye girdiğimde Asrın ve Vedat abi vardı Asrın çantasını asıyordu muhtemelen oda yani gelmişti tezgahın arkasına geçtim kullanılmayan tek tük eşya olan çekmeceyi açtım içinden bir ruj aldım ve dudaklarıma yedirdim ve arkamı döndüm dönmem ile bir çift keskin bakışların esirinde olduğunu fark ettim Yavuz Ali
"Günaydın,Yavuz Ali abi erkencisin bir sorun mu var?"
"Şeyy sorun,sorun var ben kendimi vitaminsiz hissediyorum ne önerirsin..niz"
Ne mi öneririz
"Sıkıntıların ne Yavuz Ali abi?"
Eliyle kafasının arkasını kaşıdı
"Başım filan dönüyor işte"
Elimi belimde birleştirdim
"Önce bir doktora görürsen nasıl olur ben kafama göre birşey veremem"
Kafası eğikken kaşları çatıldı belli etmediğini sandı ama ben fark ediyordum,acaba istemeden çokmu çıkışıyorum üzgünce ona baktım dudakları hafif büzülmüştü
"Ya ben senin sağlığına zarar vermeyim diye"
Başını kaldırdı şaşkın görünüyordu,yanlış birşeymi demiştim? 'ya ben senin sağlığına zarar vermeyim diye'
Heh sorun yok,ona tebessüm ettim oda gülümsedi
"Tamam o zaman doktora görünürüm bi ara"
O çıkıp giderken nefesimi verdim
Allah'm yardım et
Daha sonra gelen müşterilerle ilgilendim sonunda çıkış saatim gelince dışarıya çıktım biraz ilerledikçe sonra Sahra'yı gördüm kaldırıma oturmuştu
"Sahra hayırdır ne yapıyorsun burada"
"Seni bekliyorum,Öf Mehloş ben burada çok sıkılıyorum işede başlamadım henüz"
Mehloş?ben? Zorlukla gülümsedim
"E bu mahallede tek kız ben değilim ki bir sürü genç kız var sen onlarla arkadaş olsana hatta mahalle meydanında oturuyorlardır"
Benim söylediklerime karşılık gözlerini iriçe açtı ve ayaklandı
"Saoll Mehloş"
Koşarak gidiyordu başımı iki yana salladım ve dudaklarımdan bir kıkırdama firar etti
"Bakıyorumda Sahra'dan pek hoşlanmıyorsun"
Gülüşüm dondu yavaşça arkamı döndüm
"Aaa Yavuz Ali abii sendemi buradaydın,nasılsın"
Ezel'in kör annesinin bile yalan olduğunu anlayacağı performansıma küçük bir kahkaha attı
"Uyanık seni"
Dalga geçen sesi ile yüzüm asıldı birşeyide anlamayıver ne olucak!
"Birşeymi vardı Yavuz Ali Abi"
Sanırım birazcık fazla sinirli cevap vermiştim bunu şaşıran yüzünden anlayabiliyordum
"Yok,yok bişey hadi iyi akşamlar gü- Mehlikâ"
"İyi akşamlar"
Ona tebessüm edip zile bastım
"Baktım baktım"
Kapıyı annem açınca tebessüm edip ona sarıldım
"Selam anne"
"Selam yavrum"
Annemde beni taklit ederek konuşunca kıkırdadım önce mutfağa geçip annemin yaptığı yemekten yedim sonra odama çıktım. Uyandığımda güneş yeni batıyordu uyuyakalmışım için kendime kızdım akşam yine uyuyamayacaktım ve sabah kalkarken zorlanacaktım aşağıya indiğimde annem sofrayı kuruyordu
"Günaydın uykucu"
Ona tebessüm ettim ve mutfağa girdim masadaki tabakları taşımaya başladım kimse gömeden salatadan bir çağla aldım ve ağzıma attım daha önce demişmiydim ben çağlaya bayılıyorum ekşi ekşi... sonra tabağı bırakıp babamları çağırmaya gittim.Yemek yerken babam başım ağrıyor diye odasına gitti annemde yemekten sonra çay getirmişti yanınada petibörli puding en sevdiğim sanırım bu gün yemekler banaydı üst dişlerimi alt dudağıma geçirdim ve bir kaşık aldım daha fazla yiyemeyeceğim için yarısını bıraktım.İçeride oturup film izlerken annem atmam için elime 2 tane kocaman çöp poşeti tutuşturdu,gece gece dışarıya çıkıp ayakkabılarımın arka taraflarına bastım ve terlik gibi giydim bir kaç adımlık çöp kovasına doğru adımladım elimdeki poşeti öylesine içine atarken içinden bir kedi bağırarak fırladı ve o an bende öyle güçlü bir çığlık atmışım ama kimse yoktu,ölsek umurlarında olmaz
"Mehlikâ iyimisin ne oldu?"
Arkamdan gelen telaşlı sesle şaşırdım ve arkamı döndüm...
~Son~

