İçeriğe geç

GÜCÜN LEYDİSİ

Bölüm 1 · 3 dk okuma

GÜCÜN LEYDİSİ

Bölüm 1

Gerçek bir Leydi gibi

-Leydim, kahvaltı hazır. Gelecek misiniz?

Saatlerdir izleyip fikre daldığım aynadan nihayet gözümü çekip:

-E-Evet...Evet, geliyorum.-dedim azacık tiksinmiş halde. Aynaya karşı koyulmuş pahalı kanepeden sakince kalktım. Kahvaltı etmek için merdivenlerden inerken abartılı elbisemin kışıltısı aydın duyuluyordu. Malikanenin zenginliğini yansıtan beyaz nakışlı merdivenler nedense çok uzun geldi bana. Yeniden beni saatlerce aynaya bakarak fikre dalmaya mecbur etmiş o konuyu düşündüm bu ihtişamlı merdivenlerden inerken.

"Neden hiç arkadaşım yok? Neden hiç kimse beni sevmedi? Bunu hak edecek ne yaptım?! En azından ölmeden önce gerçek aşkı bulma mutluluğunu yaşayabilecek miyim?"

Yemek odasına girdim. Kahvaltının nefis kokusu odaya girdiğin anda hissedilebilecek derecedeydi, ama bu beni mutlu etmeğe yetmedi. İronik, değil mi? Eğer bundan bir kaç yıl önceki ben olsaydı, bu servete sahip olduğu için çok mutlu olurdu.

-Önce ana öğün mü, yoksa desert mi tercih edersiniz, leydim?-deye sordu hizmetçi kız nazikçe. Bu hizmetçiye karşı içimde sempati oluşuyor hep. Çok nazik. Ama bunun bile gayet sahte olduğunun farkındayım, tiyatroda rol oynamak misali...

-Önce desert, lütfen.-dedim sakince. Neden "lütfen" dediğimi ben de anlamadım. Nezaket kurallarına uygun olsun diye mi, yoksa hizmetçi'nin nezaketine duyduğum sempatiden dolayı mı, ben de çözemedim.

Hizmetçi geniş masadan azacık kenarda duran gümüş servis arabasından içinde desert olan küçük tepsiyi götürdü ben bunları düşünürken. Yanına kahvaltımı da bırakıp gitti. Hizmetçinin arkasından bakarken her şeyin, bana gösterdikleri saygının, bu zenginliğin, yalnızlık içinde geçen hayatımınve bu güne kadar hissettiğim duyguların ne kadar sahte olduğunu düşündüm. Tıpkı etrafımdakı insanlar gibi...

-Afiyet olsun, Leydim!-dedi hizmetçi son kez kapıdan çıkarken. Geniş duvarın oradakı saate baktım. Saat 8-i 15 geçiyordu. Toplantımı hatırlayıp kahvaltımı bitirdim. Hizmetçiyi çağırmak için masadakı zili çaldım ve zaten her zamankı görevini bildiği için fazla vakit kayb etmeyip gittim. Bir saate başlayacak olan toplantıma yetişmem lazımdı. Arabama bindim ve şoföre durağı tarif ettim. Yarım saat kadar yoldan sonra yetiştim. Büyük bir binaydı. Ama malikanem kadar ihtişamlı olamazdı.İçeri girdim. Buraya hep toplantı için geldiğimden kapıdakı görevliler beni hiç sorgulamadan içeri aldılar. Doğrudan konferans salonunun yolunu tuttum. Merdivenleri kalkarken yukarıdan üç hizmetçi'nin sohbetine kulak misafiri oldum:

1-ci hizmetçi: Temizlikçi olmak gibisi yok! Özlellikle de zenginler için hizmet ediyorsan.

2-ci hizmetçi: Haklısın, canım. Zaten hep temiz kalıyor evleri, kendini iş yapıyor gibi göster, parayı kap.

3-cü hizmetçi: Mia-yı duydunuz mu?

2-ci hizmetçi: Zengin ve yakışıklı birinin evinde hizmet eden sarışın değil miydi o?

3-cü hizmetçi: Evet, evet, o. Duyduğuma göre ev sahibinin gözüne gjrmiş, aşkı bulmuş, evlenmişler sonunda.

1-ci hizmetçi: Gerçekten mi? İnanamıyorum. Bizim de bahtımız açılır umarım.

Merdivenlerle yukarı doğru irelilerken topuklularımın sesini duyup sohbete son verdiler. Ne güzel ama! Biz bu kadar para verelim, yaptıkları işe bak! Acaba hepsi böyle mi düşünüyor? Acaba kaç hizmetçi bu şekilde evlenmiştir? Gerçek aşk olur mu ki bundan? Ben de denesem mi bir ara?Neyse, saçmalamayayım daha iyi.

Toplantı sıkıcı ama verimliydi. Gerçi her zamankı gibiydi. Kral bu ay için her lord ve leydiye görev veriyor ve sorumluluklarını hatırlatıyordu. Hepsi standart konulardı. Krallar hep mi böyle? Yapamadıkları işleri bize yaptırıyorlar. Gerçi istersem reddede bilirim, ama yapacak iş kalmaz.

Malikaneme geri dönmek için konferans salonundan çıkıp merdivenlerle aşağı iniyordum. Birden gözüme az önce hizmetçilerin sohbet ettikleri yer sataştı. Aslında bir az düşününce mantıklı geldi hizmetçilerin az önce dedikleri. Belki,...tam da emin olamıyorum, ama...ben de mi denesem?

Hayır, olmaz! Kendine gel, Venessa, yapamazsın. Asla o kadar düşmem ben. Bana asla yakışmaz bu. Tamam, gerçek aşkı bulmak istiyorum da, bu kadar da ireli gitmem yani.

Gerçek aşkı bulacağım, ama kendime yakışır bir şekilde. Asil bir şekilde. Gerçek bir Leydi gibi!..

Bölüm sonu

2 yorum