~Freya 'nın anlatımıyla~
Penceremden sızan güneş ışığı odamı aydınlatan tek şeydi.Göremesem bile hissediyordum güneşin tenimi hafifçe yaktığını.Gözlerimi açmak için çabalıyordum fakat sanki gözlerimin üzerinde bir ağırlık vardı.Bu yorgunluğumun sebebi geceden beri kılıçlarımla,hançerlerimle çalışıyor olmamdı .Ve uykusuz kalmıştım. Başım zonkluyordu.Fakat kalkmak zorundaydım çünkü evimde annemin kurallarına göre kaçta yatarsam yatayım sabah 8'de o kimsenin konuşmadığı kahvaltı masasında olacaktım.
Son kez esneyip yatağımdan kalktım. Banyoya girip ılık bir duş aldım. Normalde görevliler yardım ederdi ama ben pek sevmezdim bu tür şeyleri.Fazla yakın temastan hoşlanmazdım.Duştan çıktıktan sonra direk dolabıma yöneldim ve gözüme çarpan ilk elbiseyi aldım. Tabi bu elbiseyi tek başıma giymem imkansızdı.Sanki beni dinlediklerini hissettiğim görevliler birkaç dakika sonra direk kapıyı çalıp iznimle beraber ellerinde makyaj malzemeleriyle ve çeşit çeşit tokalarla içeri girdiler.
Kendimi onlara bıraktım.
Yaklaşık 30 dk içinde hazır olmuştum .Aynanın karşısına geçtim ve kendime son kez baktım.Sarımsı saçlarım omuzlarıma doğru dökülüyor,yapılan makyaj gözlerimin mavi rengini daha çok ortaya çıkarıyordu. Üzerime giydiğim elbise açık mavi tonlarında hafif sıkı duruyordu ve üzerindeki özel dikişlerle harika görünüyordu.Normalde kendisini çok seven insanlardan değildim ama yinede kendimi güzel gördüğümde bu durum gerçekten hoşuma giderdi.
Daha fazla oyalanmadan aşağı indim. Kahvaltı masası yavaş yavaş görüş alanıma giriyordu. En sonunda annemi ve benden 1 yaş büyük ablam Reyna'yı hararetli bir konuşma yaparken gördüm.
-Anne bu böyle olmayacak.Freya'nın kendine bir çekidüzen vermesi gerekiyor.Bence dediğim doğru artık kendini geliştirmesi lazım.
Annem derin bir nefes alıp verdi sonra gözleri gözlerimi buldu ve bir anda surat ifadesi değişti.Birkaç kere öksürüp ablama baktı ablam da sonra benim olduğüm tarafa bakınca gözlerini kaçırdı.
Artık bu durumdan sıkılmıştım.Sırf kendimi geliştirmeye çalışıyorum diye geceleri doğru düzgün uyku çekemiyordum.Ama canım annem ve canım ablam yine arkamdan böyle konuşuyordu. Kahvaltıda,terasta,salonda... Her zaman her yerde duyuyordum.
Merdivenin son basamağında öylece durduğumu fark ettiğimde yavaş ama bir o kadar da sert adımlarla masaya oturdum.Ablamın gözlerinin içine baktım
"Ne konuda kendime çekidüzen vermem gerekiyor ablacığım?"
Ablam sert bir biçimde yutkundu ve direk bana o çok sık olarak gördüğüm aşağılayıcı bakışlarını takındı.
-Tabiki söylerim kardeşim. Bir kraliçenin kızı olarak hâlâ yeterince gelişmiş değilsin maalesef.Ben ve annem de şöyle bir karar aldık ki evde oturmak yerine benim okuduğum okula gelmen daha doğru.Orada arkadaşların olur , eğitimini alır ve bu yere daha iyi bir kraliçe olursun benden sonra.
Son yaptığı vurgu sinirlenmeme sebep olmuştu.Ama hiç istifimi bozmadan aşağılayıcı bir ses tonuyla
"Beni bu kadar düşündüğün için sağol ablacığım.Bu durumda bile böyle düşünüyorsan,öz ablam olsaydın ne yapardın merak ettim doğrusu."dedim
Annem durur mu direk sert bir şekilde öksürdü."Freya lütfen kendine gel ablan haklı bu konuda kendini geliştirmen gerek "demeyide ihmal etmedi.
Sertçe oturduğum yerden kalktım.Arkamdaki sandalye düşsede umursamadım
Ses tonumu yükselterek
"Size gerçekten inanamıyorum.Yine ve yeniden benim hakkımda arkamdan konuşup karar vermye çalışıyorsunuz.Gerçekten bravo.(ellerimi sertçe birbirine çarptım)Ama size üzgün bir haberim var. Ne o okula gideceğim ne de sizinle aynı anda tekrardan bu masaya oturacağım" dedim ve içimde şimdilik ne varsa döktüm
Konuşmalarına bile izin vermeden hızlıca odama doğru çıktım ve kapıyı sertçe kapattım.
Kendime gelmem lazımdı evet iyiliğimi düşünüyor olabilirlerdi ama arkamdan annemin böyle konuşması kalbimi parçalara ayırıyordu .Keşke gelip benimle konuşsaydı Reyna yerine.Anneme göre babam benim yanımda çok daha fazla dururdu.Onu da 15 yaşımda kaybettim.Sonra Reyna ve babası hayatımıza girdi.O günden beri hayatım çekilmez olmaya başladı.Rahat çalışamadım,annem deseniz arada bir yanıma geliyordu.Konuşacak kimsem yoktu.
Ama o zamanlar geride kaldı.Artık daha güçlüyüm,19 yaşındayım,Kendime güvenen bir kızım.Kimsede benim yoluma çıkamaz.Belkide o okula gitmeyi kabul etmeliydim.Kendimi (ne kadar da uğraşsamda)daha fazla geliştirebilirdim.Annem ve ablama boyun eğmiş gibi yapacak,en sondada onlara kimin gerçek tahta geçecek kraliçe olduğunu gösterecektim.Ablama ve anneme yakın davranmak bana karışmalarını önleyebilirdi belkide.Bu fikir bana daha mantıklı geldi.Biraz hızlı karar değiştirmiştim ama ne kadar hızlı düşünürsem o kadar iyiydi.
İçimden bir ses her şey asıl şimdi başlayacak diyordu...
Yazarın notu:Sevgili okurlar bu benim ilk kitabım.Umarım beğenirsiniz. Yazım yanlışları için şimdiden özür dilerim.Bir sonraki bölümde bakalım Freya okula gidebilecek mi gitse bile nasıl insanlarla tanışacak?