İçeriğe geç

Güc gösderisi

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Güc gösderisi

Bölüm 1

1ci bölüm (Yeni hayat)

Aslında her şey o gün karar vermemle başladı.

Hayatım boyunca kendi ailemden, kendi kardeşimden ve babamdan utandım...

Çocukken babam annemle kavga ederken her zaman evden kaçıyordum. Ama lise yıllarımda artık böyle şeylerle yüzleşmeye başladım ve anladım ki benim bu hayattan tek kurtuluşum eğitimim olacaktı. Liseyi yüksek notlarla bitirdim ve en iyi üniversiteyi kazanıp okudum. Üniversiteyi bitirmeden önce türlü türlü işlerde çalışıyordum. Ama artık üniversiteyi kazanmıştım ve İzmir'den kurtulmamın vakti gelmişti.

Odamda oturuyordum ve İstanbul'da bana uygun olan bütün şirketlere başvuruda bulunmuştum. Bana geri dönüş yapmalarını bekliyordum. Tam bu sırada kapı çaldı. Kapıyı açtım. Bu, Milara'ydı. Benim en yakın arkadaşımdı.

Milara: Bize bir çay koy, sana önemli haberlerim var.

Ben: Yeni demledim, sana da süzüyorum.

Milara ayakkabılarını çıkartıp kanepeye oturdu.

Ben: Yanında poğaça da ister misin?

Milara: Ben poğaça yiyemiyorum.

Ben: Tamam da, ne oldu? Sen onu anlat.

Milara: Sana demiştim ya, zengin bir iş adamıyla konuştuğumu.

Ben: Evet, demiştin.

Milara: Bugün bana dedi ki, "İstanbul'a gelirsen seninle evlenirim."

Elimdeki çay bardağını bir anda bıraktım.

Ben: Ama onu tamamen tanımıyorsun.

Milara: İki yıldır her gün görüntülü konuşuyoruz. Beni çok seviyor.

Milara'ya şaşırmış gibi baktım.

Ben: Tamam, sen bilirsin. Her şey istediğin gibi olsun.

Milara: E, sen ne yapıyorsun? Bu sıcakta evde mi oturuyorsun?

Ben: Hayır, ben de buradan kurtulacağım.

Sessizlik çöktü...

Ben: Ben de İstanbul'da bazı şirketlere başvuruda bulundum.

Tam o sırada kapı çaldı.

Milara: Annen gelmiştir, ben gideyim.

Ben: Güle güle.

Milara üzgün bir şekilde evden çıktı.

Annem bana baktı.

Annem: Bu evin hali ne? Sana demedim mi bulaşıkları yıka?

Ben: Anne, yine başlama. Derdim başımdan aşkın zaten.

Annem: Bu Milara niye üzgün gitti?

Ben: Şimdi Milara'yı düşünemeyeceğim.

Tırnaklarımı yemeye başlamıştım.

Annem: Tırnaklarını yeme!

Ben: Üf anne, gına geldi. Seninle de evde oturmak olmuyor.

Annem: Oturma o zaman.

Ben: Zaten buradan gideceğim, göreceksiniz!

Annem: Abin izin vermez.

Ben: Abimden izin alan mı var?

Çantamı alıp evden bir hışımla çıktım.

Beni en çok rahatlatan yere gidecektim. Gece kulübüne girdim ve hemen şarap içmeye başladım. Kendimi dansa bırakmıştım. Sanki her şey daha kolaymış gibi geliyordu.

Ve bir adam beni belimden tuttu, kendine doğru çekti. Pistin ışıklarından dolayı çok fazla bir şey göremiyordum ama çok yakışıklı, kumral bir adamdı. Dudaklarım onun dudaklarına daha da yaklaşmıştı. O da elleriyle belimden tutmuştu. Hiç tanımadığım adamla gece kulübünün yatak odalarından birine girdik. Beni yatağa atdı ve öpüşmeye başladık Tam bu anda geri çekildim ve yataktan kalktım ve kıyafetlerimi giyinmeye başladım.

Kumral Adam: Ne oldu?

Ben: Gitmem gerek.

Telefona baktım. Abim beni 17 defa aramıştı. Kendi kıyafetlerimi giyindim ve çantamı alıp eve doğru koşmaya başladım.

Yavaşça kapıyı açtım ve eve girdim.

Abim salonda oturmuş beni bekliyordu.

Yavaşça seslendim.

Ben: Abi...

Abim: Duygu, saat kaç?

Sessiz kaldım...

Abim: Duygu, cevap ver! Saat kaç?

Kendimi hemen toparladım ve cevap verdim.

Ben: Kolundaki saate bak, anlarsın.

Kendi odama gittim ve hemen yatağıma uzandım. Telefonumu açdım bir şirket benim başvurumu kabul etmişdi. Ve benimle 2 gün sonra görüşmek isdiyolardı. Artık ne olursa olsun İstanbula gidicekdim...

Bölüm sonu

2 yorum