1 mayıs 2014
"Ay beni yakalayamaz ki! Ay beni yakalayamaz ki!" Koşuyordu Berk. Ay ise aksine. Sinirli bir şekilde arkasından bakıyordu Berkin'in. Berk koşma yaramazlık yapma işlerinde, Ay ise günlük hayatta daha küçük gibiydi. Ay daha fazla dayanamadı ve sinirle Berkin'in peşinden koşmaya başladı. Her sene bir kere geldikleri küçük ama mütavazi bir oteldeydiler. Ortada koskocaman bir havuz olmasına rağmen kenarlarda koşuyorlardı. Aylin ve Meltem hanım yalvarmışlardı koşmayın diye fakat dinlemiyorlardı. Daha doğrusu dinlemiyor demek daha doğru bir tespit olurdu çünkü Berk koşuyor, Ay ise sinirine ve hırsına yenilip peşinden koşuyordu yakalamak için. O zamandan belliydi Ay'ın hırslı ve sinirli olacağı. Ay sinirle bağırdı;
"Beek! Koşmasana! Meltem abla teelediğin için kızıyo sona." R'leri henüz telaffuz edemiyordı Ay. Berk hızlıca Ay'ın yanına geldi.
"Benim annem kızmaz bir kere!" Dedi Berk. O sırada Ay'ın annesi Aylin hanım
"Ay, Berk haydi gelin, yemek vakti!" Diye bağırdı. Berk ve Ay hızlıca annelerinin yanına gittiler. Yemekte köfte patates vardı. Ama bir sorun vardı, Ay patatesten nefret ederdi. Şu hayatta nadir nefret ettiği şeylerden biride patatesti Ay'ın. Ay ve Berk masaya oturduktan sonra Ay masasındaki patatesleri görünce yüzünü ekşitti ve Berk'e döndü.
"Beek!" Berk yanında oturan Ay'a döndü.
"Efendim Ay?" Ay en tatlı suratını yaptı ve Berk'e döndü.
"Benim pattesleimi yey misin?" Berk pek garipsemedi ve karşısında oturan babası Ahmet Bey'e döndü. Babasına sormadan olmazdı.
"Baba Ay'ın patateslerinı yiyeyim mi?" Ahmet Bey;
"Yemek istiyorsan ye oğlum ama önce Baran amcana sor belkide yemesi gerekiyordur." Dedi. Baran Bey Ay'ın babasıydı. Baran Bey kafası ile yiyebilirsin dercesine onaylayınca alttan Aylin Hanım koluna vurdu Baran Bey'in.
"Baran!" Dedi. "Bırakda bir kere yesin. Patates lif açısından çok sağlıklı." Baran Aylin Hanım'a döndü.
"Tamam karıcığım. Yarında kendisi yer." Şahin ve Işık aileleri o günü de güle oynaya bitirdiler...
Günümüz
Güneş ışığımın gözüme çarpması ve annemin bağırışları ile uyandım yeni bir güne. Günlerden pazartesiydi. Okul vardı. Annem bağırmaya başladı.
"Ay giyindin mi anneciği-" diyerek odaya girdiğinde beni daha yeni kalkmış olarak görünce "Ay! Sen daha yeni mi uyandın!" Diye bağırdı. Sakinleştirmek istermiş gibi gülümsedim ve
"İyi açıdan bakalım, sonuçta uyandım!" Dedim. Annem sinirler
"Ay! Berk kapıda! Seni bekliyor!" Dedi. Sonrada ekledi "Ayrıca bugün matematik sonuçları açıklanacakmış, 70'in altında almayacaksın Ay!" Gülümsedim.
"Denerim anne,denerim." Dedim ve ayağa kalkıp formamı giydim. Basit bir formam vardı. Dizlerimin altında ama pek kısa olmayan kahverengi bir etek ve mor yakalı bir forma. Sıkıcı olmasın diye rozetlerle kapladığım çantamı ve telefonumu alıp kapıya çıktım. Berk'de erkekler için olan formayı gitmişti. Berkler artık bizim kapı komşumuzdu ve ne yalan söyleyeyim, tek arkadaşım Berk'ti. Onun olmadığı bir yaşam düşünmek zordu.
"Selam." Dedi.
"Selam.." dedim.
"N'oldu Ay? Bir sıkıntı mı var?" Dedi
"Annem işte. Matematikden 70'in altında almayacakmışım öyle dedi."
"Takılma be. Gel hadi gidelim geç kaldık." Dedi ve bir kolunu omzuma attı. Asansöre bindik ve aşağı indik. Binanın kapısında babam duruyordu.
"Çocuklar?" Dedi babam.
"Batan Amca?" Dedi Berk.
"Sizi okula bırakmamı istermisiniz?" Dedi babam.
"Harika olur!" Dedim. Arabaya girdik ve çalan şarkı dikkatimi çekti. Son zamanlarda popüler olan şarkılardan biriydi bu.
Doğrusunu sence kim bilir?
Aşk nedir,nerededir?
İnanmaktır diyorsan bana,
Zor gelir,çok zor gelir..
Sonunda okula gelmiştik. Babam bizi okulum kapısında bıraktıktan sonra kendi işine doğru yol aldı. Okulun kapısından içeri girer girmez bir ses işittim.
"Ay parçası?" Bu oydu. Her okulda olan o popüler. zorba.. Sarp... Berk cevap verdi;
"Oğlum sen sabah sabah belanı mı arıyorsun?" Sarp hemen atladı;
"Arıyorum canım,gel ver hadi belamı." Kaşınıyordu. Berk tam bir hamle yapacaktı ki önüne geçtim.
"Sabah sabah uğraşma şununla bırak ne hali varsa görsün." Berk beni arkada bırakıp hızla okul binasına doğru ilerlemeye başladı. Sarp'a döndüm.
"Sabah sabah uğraşmasan olmuyor değil mi?"
"Olmuyor Ay parçası. Biliyorsun ben sorunlu bir tipim. Birileri ile uğraşmazsam günüm aymaz." Sinirle cevap verdim.
"Aymasın o zaman!" Arkamı dönüp ilerlemeye başlamıştım ki Sarp'ın sesini işittim;
"Günüm seni görüncede ayıyor Ay parçası. Belkide her zaman birileriyle uğraşmama gerek yok.."