Hastanenin önünde kahvemi yudumlarken beklediğim kişi çoktan görüş açıma girmişti bile yine siyahlara bürünmüştü. Her adımında temkinli ve sinirli oluşu daha da netleşiyordu. Yanıma gelip kolumdan tuttuğu gibi gözlerden uzak bir yere çekti. -Şunu yapmaktan vazgeç, oyuncak değilim ben! -Şşş sessiz ol! Arkasını kontrol ettikten sonra bana döndü ve bir sıkıntı var, çok yakınımdaydı -Neden beni buraya çağırdın? O bu kadar yakınımdayken odaklanamıyordum. iki adım gerileyip üzerime çeki düzen verdim ve boğazım temizledim -Öncelikle kahve ister misin? Devam etmemi tek kaşını kaldırarak bekledi. Buna karşın omuz silktim. -Zaten ısmarlamayacaktım. Neyse babamın gizli saklı yaptığı şu meşhur iş ne ? -Gerçekten bunun için mi buraya kadar geldim ? -Anlatacak mısın ? Gözlerini kapatıp dişlerini sıktı. Yüzü normalde de sert görünüyordu ama bu sefer farklıydı. -Çocuk öldürme, öldürülen çocukların ailelerini tehtid etme keyfe göre öldürme, kasten adam yaralama ve öldürme, yurt dışına mal alım satımı, mafyacılık oynama... Dahasını duymak ister misin ? -Çocuk öldürme derken ? Herkesin duyacağı bir kahkaha attı gözümü etraftakilere çevirdiğimde herkes gülümsüyordu eğlendiğimizi sanıyorlardı ama bu kahkahanın altında acı bir geçmiş vardı. -Abim nasıl öldü sanıyorsun, anneme kim kıydı sanıyorsun. Tüm bunları senin baban yaptı ve ben gelmişim kızına yardım ediyorum. -Kızı olmam ona benzediğim anlamına gelmiyor. -Şunu asla unutma yılanın yavrusu da yılandır... Attığım tokat ile cümlesi yarım kalmıştı. Evet babam yılan olabilir ama beni onunla aynı kefeye koymasına izin vermem. -Haddini aşıyorsun Koralp, kendine gel! Karanlık gözlerini gözlerime çevirdi. Onun karanlık gözlerine karşı benim ateş gözlerim. Savaş olur mu ? bilmiyorum ama belki onun karanlığında saklanmış gerçekleri aydınlatabilirdim. -Alev hanım an... Anneniz! Yanımıza koşarak gelen telaşlı hemşirenin ağzından çıkan cümle ile kalbim sızlamayan başladı, ayakta durabilmek için yanımdaki duvardan destek aldım. -Alev! -Fetih annemin yanına git ben sana yetişirim. -Olmaz Alev. -Fetih git, şimdi! O koşar adımlarla hastaneye giderken ben sessizce çömeldim. Dizlerim soğuk zemine temas edince kalbimin sızısı daha da şiddetlenmişti. Beni sakinleştirmeye çalışan hemşire aldırış etmeden ayağa kalktım annemin bana ihtiyacı vardı. Onun yanında olmalıydım. Kulağıma gelen boğuk sesler hareket etmemem gerektiğini söylüyordu ama ben annemi asla yalnız bırakmazdım. Acıya aldırış etmeden yalpalayarak annemin olduğu kata çıktım. Koralp beni kapının önünde tuttu. -Fetih bırak, bırak onun yanında olmalıyım! -Sakin ol Alev, doktorlar müdahale ediyor kimseyi içerde istemiyorlar. -Umrumda değil! Onun yanında olmalıyım. Kolumdan tutup sırtımı arkamdaki duvara yasladı. -Ateş kraliçesi! Sakin ol, bunu yapmaktan başka çaremiz yok. Haklıydı beklemekten başka çarem yoktu. Sessizce yere oturdum o da hemen yanımda yerini aldı. Buğra AYAZ (Alev' in babası) -Gel! -Beni çağırmışsınız efedim. -Gel Cengiz. Hallettin mi ? -Dediğiniz gibi sıvıyı beslendiği seruma enjekte ettim efendim. -Güzel. Peki bu sıvı vücuda girince ne olur biliyor musun ? -Hayır efendim. -Anlatayım o zaman. Genellikle ölüm ile sonuçlar ama kişinin şansı yaver giderse felç kalır. Dua edelimde kişinin şansı yaver gitmesin. -Eşinizi bu kadar seviyorken neden onu öldürmek istiyorsunuz ? - Onu sevmiyorum! Ben bana sunduğu hediyeyi seviyorum. Ben Alev' i seviyorum. O kız benim gücüme güç katacak. Fetih' e söyle Alev' i bana getirsin. - Hemen efendim. -Bakalım Hayal şimdi de ajanlık yapabilecek mi ? Alev AYAZ Hala aynı pozisyondayız uzun zaman oldu ve tek bir doktor odadan çıkmadı. İçimdeki şüpheleri yok edecek tek bir umut yoktu. Kapı açıldığında Koralp ile aynı anda ayağa kalktık. -Hastanın yakınları siz misiniz ? -Evet, ben kızıyım. -Bakın annenizi beslediğimiz seruma bir tür sıvı enjekte edilmiş daha önce bir hastamıza da aynı şey yapıldığı için erken müdahale edebildik. Anneniz şu an gayet iyi. -Peki geç kalsaydınız ne olurdu ? -Ölümle sonuçlanırdı tıpkı... -Tıpkı Eylem YILDIRIM. Annem gibi.. -Ne! Fetih sen ne diyorsun ? -Evet Eylem YILDIRIM da bu şekilde hayatını kaybetti. -Teşekkür ederim hocam. -Rica ederim. Geçmiş olsun. Doktor seri adımlarla uzaklaşırken benim şu anki tek odağım Koralp idi. Bakışlarım onun üzerindeyken o koridorda volta atmakla meşguldü. -Biliyordum . Biliyordum onun yaptığını biliyordum. O volta atmaya devam ederken ben hızla onnun yanından uzaklaştım. Buğra AYAZ ile bir görüşme yapmam gerekiyordu. -Alev, Alev nereye gidiyorsun ? Alev! Hastanenin çıkışına doğru ilerlerken hala arkamdaydı bir gölge kadar sessizdi. Eğer bunu o yapmışsa olacaklara hazır olmalı. -SİNA! Bir kaç dakika sonra siyah arabam ayaklarımın ucundaydı. Koralp da kendi arabasına binerken son kez göz göze geldik. Bu eski karaktere büründüğü anlamına geliyor. Şimdi o babamın yardımcısı Fetih, bende Buğra' nın kızıydım. -SİNA babamın ofisine. -Arabayı ben mi kullanıyorum. -Evet SİNA, sen kullan hız kurallarını aşmadan. -Tamam hemen. Ofise giderken Koralp' in arabası da hemen arkadaydı. Annemi görememenin çaresizliği ile yol boyunca sızlayan kalbimi sakinleştirmeye çalıştım. Kalbim benim kadar güçlü değil maalesef. En ufak telaşta krize giriyordu. Bunun için çok doktor gezdik ama hepsi psikolojik bir reaksiyon olduğunu ve korkulacak bir şey olmadığını söylediler. -Geldik efendim. -Teşekkür ederim SİNA, sen müsait bir yere park ol ben birazdan gelirim. -peki efendim. İyi kavga etmeler. -SİNA! -Şaka şaka. Sağlam adımlarla onun ofisine doğru yol aldım ve Koralp hala arkamdaydı görevi gereği. Yüzümün önüne gelen ateş kızılı saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdım. Odasının önüne geldiğimde son kez Koralp' e baktım ve kapıyı çalmadan sert bir şekilde odaya girdim. Manzara eşliğinde sigarasını içiyordu, sırtı bana dönüktü. -Bu kadar erken gelmeni beklemiyordum... Fetih kapıyı kilitle. Arkamdan kapının kilitlenme sesi geldi. Odada olduğunu belirtmek için hafif bir şekilde boğazını temizledi. -Çıkmamı ister misiniz efendim? -Hayır Fetih, sen yabancı değilsin. -Annem bugün ölümden döndü, doktorlar erken müdahale ettiği için şu an hayatta ve ben adım gibi eminim bunu sen yaptın. -Hislerin çok kuvvetli Alev. -Sen... Sen böyle bir şeyi nasıl yaparsın, ya sen seviyordun onu, sevdiğin kadına bunu nasıl yaparsın nasıl ? -Sen bana düşman olduktan sonra hiç kimse umrumda değil, onun yüzünden aramızdaki bağ koptu ne yapmamı bekliyorsun ? Gidip alnından mı öpeyim ? Kahkaham odanın içini doldururken onun masasına doğru ilerledim. Masasında duran fotoğraf çerçevesini elime aldım, doğum günümde çekilmiş bir fotoğraftı 8 yaşıma girmiştim. Gözlerim annemi aradı ama bu fotoğrafta sadece ben ve babam vardık. Annemi kırpmış olmalıydı. Fotoğrafı yere atıp ayakkabımın topuğuyla ezdim. -Bizim aramızda hiç bağ olmadı, olmayacakta. Bunu bil Buğra AYAZ. -Benim gücüme karşı gelemezsin Alev, vazgeç! -Tüm dünya beni konuşuyor Buğra, arkana bak. Arkasını döndüğünde benim icat ettiğim savaş uçakları ve arabam SİNA' nın olduğu dev afiş ile karşılaştı. Önde ben arkada ise eserlerim vardı ve en altta kocaman harflerle yazılan yazıyı sesli bir şekilde okudum. -VAZGEÇİLMİŞ MUTLULUKLARIN YERİNİ BÜYÜK BAŞARILAR ALIR. Bunu ilk uçağım ASİLA nın tanıtımında söylemiştim. O gün babam benimle gurur duyduğunu söylemişti, ikimizde birbirimize düşman olacağımız asla aklımıza gelmezdi. -Her adımında beni görüyorsun eskiden olsa gururlanırdın şimdi ise Korkuyorsun çünkü 20 yaşımda olamama rağmen senden daha tanınır bir vasiyetteyim baba. Herkes benim başarımı konuşuyor sen akılların ucunda bile yoksun. Şimdi söyle bakalım kim daha güçlü ? O sert bir şekilde bana bakarken ben son kez ayaklarımın altındaki fotoğrafa baktım ve kapıya yöneldim. -Ha bu arada bir hafta sonra yeni ürettiğim GECE adlı tankın tanıtımı olacak senide beklerim düşmanının neler yapabildiğini kendi gözlerinle gör. Odadan çıktığımda Koralp de arkamdaydı -Babam mı gönderdi seni ? -Evet, senin hakkındaki tüm bilgileri istedi. -Güzel. Sana bir kaç saate bir dosya göndereceğim babama ilet. -Baş üstüne Ateş kraliçesi. -Sana güveniyorum. Koralp annen ve abinin intikamını birlikte alacağız. -O olmaz. İntikamı kendim alacağım. -Sen bilirsin. İyi akşamlar. -İyi akşamlar, Ateş kraliçesi Binadan çıkarken SİNA çoktan ayaklarımın ucundaydı bile arabaya binmeden önce babamla göz göze geldik. Arabaya biner binmez kırmızı ışık gözlerim ile temas ettikten sonra tüm vücuduma yayıldı. -SİNA ne yaptığını sorabilir miyim ? -Sağlık taraması yapıyorum. Darbe aldınız mı diye kontrol ediyorum. -Teşekkür ederim SİNA ama babamla kavga etmedim. -Ben babanızla kavga ettiniz demedim ne yani bu hayatta size zarar vermek isteyen tek kişi babanız mı ? -Haklısın SİNA ama şimdi daha mühim işlerim var babama beni anlatan bir dosya hazırlamam gerekiyorda. -Anladım efendim o zaman doğru eve. -Evet SİNA eve. Buğra AYAZ -Gel! -Efendim. -Gel Fetih gel. Dosya hazır mı ? -Ben de onun için gelmiştim. Kızınız bu dosyayı size iletmemi istedi. -Kızım mı ? -Evet efendim. -Bakalım ne yazıyormuş dosya da. AD: Alev SOYAD: AYAZ YAŞ: 20 Yaptığı bir çok araçtan dolayı genç yaşında büyük başarılara imza atmış olduğunuz gibi hayallerinizin peşinden giderek milletimize umut ve büyük bir yol gösterici oluyorsunuz. Tasarlayıp ürettiği araçlar ile ülkemizin savunma ve atak gücünü arttırmış olmakttasınız. Bu başarınızdan dolayı kurduğumuz ortaklıktta artık şirketimizin asıl yöneticisi siz oldunuz ve bu şirkete bağlı 5 şirkette sizin emriniz altındadır hayırlı olsun. Bahadır YILDIZ -Hayır, hayır bu olamaz, olamaz! -İyi misiniz efendim ? -Alev' i kaybediyorum Fetih elimdeki güç kayboluyor. -Ne yapmayı planlıyorsunuz efendim ? -Kızım üzerine kumar oynayacağım Fetih...
Bölüm 2
ORTAK
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.