İçeriğe geç

Grup

Bölüm 14 · 1 dk okuma

Grup

Bölüm 14

Bölüm 14: Son Geçit

Dar ve dik basamaklardan aşağıya indikçe, havadaki o ağır küf kokusu yerini garip bir şekilde kuru ve sıcak bir esintiye bıraktı. Ayak bastıkları zemin artık düzgün kesilmiş taşlardan değil, doğrudan mağara duvarını andıran doğal kayalardan oluşuyordu. Fenerlerin pilleri artık son demlerini yaşıyordu; ışıklar sürekli kırpışıyor, etraflarındaki karanlığı daha da tekinsiz kılıyordu.

"Işıkları idareli kullanın," diye uyardı Arda. Elindeki feneri kapatıp sadece telefonunun kalan son şarjıyla önünü aydınlatmaya başladı. "Sadece en öndeki ve en arkadaki ışık açık kalsın."

Yolun sonu, tünellerin başından beri duydukları o boğuk kalp atışı sesinin tam merkezine açıldı. Karşılarına çıkan devasa yeraltı galerisinin ortasında, köklü bir ağacın damarlarını andıran, taşa dönüşmüş devasa yapılar vardı. Bu yapılar, sanki tüm kasabanın yükünü sırtında taşıyan devasa kolonlar gibi tavana kadar uzanıyordu.

"Bakın," dedi Zeynep, eliyle kolonların birleştiği orta noktayı işaret ederek. "Orada bir ışık var."

Kolonların tam ortasında, kayaların arasından sızan zayıf, doğal bir gün ışığı hüzmesi dikey bir çizgi halinde yere vuruyordu. Bu, yeryüzüne, kasabanın dışındaki ormanlık alana çıkan gizli bir havalandırma ya da tahliye bacasıydı. Ancak o ışığa ulaşabilmek için, tünelin zeminini kaplayan derin yarıkların ve döküntülerin üzerinden geçmeleri gerekiyordu.

Burak, Zeynep’in elini sımsıkı tuttu. "O ışığa ulaşacağız. Az kaldı, dayanın," dedi.

Tam o sırada, arkalarındaki karanlık koridordan güçlü bir uğultu yükseldi. Mühür odasında durdurdukları o karanlık gölgeler, son bir kez güçlerini toplayarak gençlerin peşinden geliyordu. Duvarlardaki çatlaklardan siyah dumanlar sızmaya başlamıştı bile. Zaman tamamen tükenmişti; ya o ışığa doğru tırmanacaklardı ya da bu yeraltı mezarlığında sonsuza dek kalacaklardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.