İlçede hareketlilik yoktu. Biraz uyuduktan sonra keşfe çıkmaya karar verdim ilk önce bir markete girip birseyler alıp yoluma devam ettim görünürde kimseler yoktu ama dikkat etmelidim . Bir aralık ufak bir ışık belki hayatta kalmayı başarmış birileri olmalıydı. Hemen oraya gittim.
Otuz yaşlarında bir genç masaya oturmuş dalgın dalgın düsünüyordu . Îceri girdim baştan çok korktu ama kendi gibi birini görünce biraz rahatlamışti. Biraz soluklandiktan sonra tanışma fırsatı yakaladım . Kardeş kimsin neyin nesisin gibi sorular sordum
Adaş adım Koray dedi uzun zamandır burdayım çok açım yanında birşeyler yokmu deyince bende erzak torbami masaya serip birkaç yudum atiştirdik ben de o ara kendimi tanittim başımdan geçenleri bir bir anlattım
Vay be dedi . Ahmet sen ne cesurmuşsun ben uzun zamandır burda saklaniyom sen bide onlardan kaçmisin helal olsun lan sana deyince hafif bir tebessüm ettim
Kardeşim sıra sende sen başından geçenleri anlat neler oldu biliyorsun ben ormandaydim pek birsey göremedim . Koray haklısın adaş dedi sabbah ezanı vaktiydi uzun bir siren sesi çaldı hemen balkona koştum
Birde ne göreyim resmen uzaylı istilası insanlar panik
Bir sürü gri yaratık adaş bir sürü . O an ağlamaya başlamışti Koray. Kardeşim sakın ol ben yanındayım sonra ne oldu kardeşim sakince anlat lütfen
Ahmet adaş bir anda insanlara ateş açıp jöle kıvamı birşeye dönüştürmeye başladılar bazılarınida tutsak ettiler bende can havliyle bodruma kaçıp saklandım Ahmet az kalsın yakalanıyordum kıl payı kaçtım Ahmet
Ne yapicam bilemiyorum Kardeşim
Koray kendine gel burdan gidicez dün gece yağmurdan sonra gri yaratıklar yok oldu şimdilik rahat gibiyiz deyince Koray lafa atladı. Adaş burdada yağmur yağdı görucektin o çığlıkları resmen yok oldular dedi
Heyecanla hemen atladım Kardeşim bunlar sudan korkuyorlar bu ne demek yağmurlu hava bizim dostumuzdur hadi gel benim mekana gidelim hem üstünü değiş leş gibi kokuyon Koray deyince sinsi bir gülüş attı bana . Havanın kararmasın bekledik nolur nolmaz diye