İçeriğe geç

Gözyaşım

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Gözyaşım

Bölüm 2

2. Bölüm

Yaşımda babamı kaybedişimin acısıydı bu...

Ben tek başıma ne yapacaktım?

Tatile,eve geldiğim zamanlar yalnız mı kalacağım?

Babam,kendisi de aile sevgisi görmediğinden dolayı bana nasıl sevgi göstereceğini bilmezdi ama benimle konuşmayı çok severdi.

Ne yani? Artık babamın mezarının başında mı konuşacaktık?

Ben soracağım o susacak mı?

Kaderin bir oyunu mu bu bana yoksa babamı artık göremeyecek olmamın acısımı?

Bir elimden Derin diğer elimden Eylül tutmuş iki ağızdan;

Aleskaa, Aleskaa sana diyoruz duymuyormusun?

Kendine gel!

Dalmışım,karşımda duran babanın asılı olan hırkasına bakarak.

Kendime geldim ama hala kendimde değilim.

Günler geçiyordu.

Evde ven Derin ve Eylül vardı.

Çocukluğumuzdan beridir üçümüzün evde yalnız kaldığı gibi babamı evden gönderir, biz oyunlar oynardık.

Büyüdük aynı üniversitede okumaya başladık küçüklükten bu yana annemin çocuğunu olmasını istemediği için sonrasında ben olunca beni terk ettiğinden beridir gülmediğimden ve en son gülerek eve geldiğimde babamın vefatından dolayı psikolog olmak hayalimdi hayatta vermiş olduğum en iyi ve tek kararım buydu en önemlisi babama söz vermiştim.

Derin ve ben başardık üniversite 3. Sınıf öğrencisiyiz Derin ailesi sebebi ile baskıcı olmasından dolayı ve kardeşi olmayıp benim gibi tek kardeş olduğundan çocuklara özlem duyuyor,

Bunun için çocuk/ergen psikolojisini tercih etmişti.

Peki ya Eylül?

Eylül ise annesi ile babası sürekli kavga ettiğinden kendi ve küçük kardeşi Nehir etkilendiği için okulu bıraktı ve şu an resim yeteneği ile uğraşıyor küçük bir atölyesi var bize söylemese de içinde yaşadıklarını çiziyor.

Kazancı kendisine yetecek kadar var.

~

2 haftalık tatilin bitmek üzere olduğundan Derin ile beraber gidecek kıyafetlerimizi bavullarımıza yerleştiriyorduk yarın sabah yola çıkacaktık Eylülle vedalaştık, Eylül gitti.

Yorgunluğumuz diz boyu tabi.

Ağlamaktan gözlerim şişmiş hala dargınım.

Uyumaya diye yataklarımıza yöneldik Derin bu tatilde hep yanımdaydı.

Uyuyamayacağımı biliyordum ama yine de uyumaya çalıştım sabah olmasını yarı uyuyarak yarı uyanık ne olduğu belirsiz şekilde bekledim.

Sabaha doğru uyanmıştım Derin hala bana bakıyor. "Uyku tutmuyor beni mezara gidip babamla vedalaşayım gelince yola çıkarız." Dedim.

Saat sabahın 5'i bu saatte mezara gitmeye çıktım. Normalde asla dışarı bile çıkmam bu saatte korkarım. Ama korkumu atlattım sanırım bir günde..Babamın yanına gidiyordum neden korkayım ?

Tabi Derin beni bu saatte yanlız gönderir mi ?

~

Vedalaştım babamla, konuştum onunla,

Ben konuştum o dinledi.. çıkıyorduk yola işte babamı uğurladım, gidiyordum bende bidahaki gelişimde olmayacaktı babam.eve değil mezarına gelecektim. Kızlar babalarına düşkündürler ama ben daha da düşkünüm ona...

~

2 AY SONRASINDA

Yine giriyorduk. Sabahın 9'u okulun kapısından.

Derin yanımda..

-Aleskaa diye bağırdı.

Korktum birşey oldu zannettim

-Karşıya bak dedi tekrar ,baktım.

Şaşırdım mı ? Tabi ki hayır.

Okulun 2 kötü popüler çocuğu RÜZGAR VE CANER..

Derin takıntılydı Canere canını yakar diyordum dinlemiyordu .

- Ahh Derinim saff kekimmm .

Görünüşü hiç safa benzemez ama siz onu Bi de bana sorun ahahaha

Caner ve Rüzgar onlara gelince 3 yıldır burdayım tek bildikleri insanlara ellerinden geldiği kadar kötülük yapmak. Biliyordum Derin canere takıntılı ama çocuk çocuk değill !

Konuşsa insan gibi diyeceğim git Derine konuş. Bu halde bile korkuyorum Derin için bu heyecanını ya Caner görürse..

Her neyse tuttum Derinin kolundan çekiştiriyorum. Caner senin canını yalar diyorum her defasında..

Ben korkmuyorum.

Aksine nefret dahi edemiyorum.

Benim canım yanmaz!

Sınıfa gelmiştik ,Hoca derse başladı anlatıyor bir şeyler anlamıyorum. Normalde olsa sınıfın en iyi öğrencilerindendim. En ufak bir konuyu bile kaçırmazdım elimden olmadan aklım donuk...

Dışarıdan sesler geliyor;

Bi anda dalgınlıktan uyandım Rüzgarın sesi geliyordu "Gideceksin bu okuldan"

Öğretmen bile tenezzül etmiyordu, çünkü herkes biliyor.

Durumu iyi hatta şöyle izah edeyim ,bayağı zengin bir ailenin çocuğu .ailesi buraya para ile aldırmış,biliyorlar çocuğun okumada gözü yok ki. Aklımda tek soru

Eğitim hayatı ne zaman parayla satın alınmaya başladı?

Ne zamandan beridir insanlar para karşılığında susmaya başladı ? sesler yavaş yavaş gidiyordu ama canerin kahkahaları koridorda yankı yapıyor.

Bi anda kolumun acısıyla yanıma döndüm ; bir baktım Derin ! Koluma sert bir şekilde dokunuyor. "Ne de güzel gülüyor değil mi? ''

-kızım psikopat mısın ? Demeden geçemedim. Tabi göz devirmeyi de esgeçmeden. Bu kız kafayı yedirecek en son o olacak.

Ders bitti Hoca yanına beni çağırdı. Daha sonra okulun bu sene son öğrencilerine yapılacak meziyet töreni için bir kompozisyon yazmamı istedi.ilk önce istemedim ama ısrar etmekte devam ediyordu kabul ettim.konusunu nana bıraktı.1 hafta vardı törene son 2 gün kalasıya hallettik son iki gün içerisinde ise yeni kıyafetler bakındım.özenmeden alıyordum.hiç istemiyordum çünkü. Bütün okul orada olacak. Sınıftaydım koridordan ses geliyor koşuyor biri belli koşturuyor merak ettim sınıftan dışarı çıktım kim dersiniz ? GECE ! canerin kız kardeşi. Ama onun bu katta ne işi vardı bizden 2 yaş küçük değil miydi ? Abisinin yanına gelmiştir dedim umursamadım.

Aslında merak etmedim değil bu kız abisine ne zaman bu kadar düşkün oldu da abisinin yanına geliyor ? Neden takıldım buna bilmiyorum.

~

Günler geçti 2 gün sonunda o gün geldi işte. Herkes beni sessiz biri olarak biliyor benim için çok zor olacak ya yanlış birşey yaparsam..

Başlıyordu..

Ses yükseldi birden;

"Mezuniyet törenine hoş geldiniz.."

Gece ! Sunumu o yapıyor. Ne yani koşturmaları bu yüzden miydi ?

Derin Bi anda koluma girdi yüzüne baktım sırıtıyor. Nedeni ne dersiniz ?

Caner !

~

Sahte sırası rüzgarda..

Bu kendini çok bilmiş yine hangi şarkıyı söyleyecek bu kez de şaşırtacak mı beni ya rap söylüyor ya pop belli bir müzik zevki yok bunun diye geçirdim.

Üzerinde beyaz gömlek düğmeler yarısına kadar açık. Dinliyordum merakla..

Bu kez sevdiğim bir sanatçı mı ?

Bu rüzgar mı yoksa hocanın seçtiği müzik mi ?

- biz senle aynı toprakta yetişen

Ayrı dallarda yeşeren

Aynı rüzgarda devrilen

Çiçekler gibiyiz...

~

Aslında mezuniyetle alakası yoktu ama araya biraz farklı olsun diye Hoca seçmiş. Cem Adrian...

Sahneye çıkanlar çıktı. Ben hala çağırılmadım. Biliyorum en son bendim.

Yine Gece sahnede :

- Aleska Toprağı sahneye davet ediyorum.

Ayaklarım titriyor,her şey hazır, güzel gidiyor ama ben neden titriyorum.

Elimdeki kağıda son iki gündür bakmıyorum, unutmadım aklımda Aslında. Söndü ışıklar yöneldi tüm gözler üzerime. Kağıda bakarak okumaya başladım..

~ Ben Aleska...

Dikkatim dağıldı bian. B-bu bizim yazdığımız kompozisyon değil ki...

Nasılsınız bakalım ?

Bu bölümü nasıl buldunuz 😁

Eylül ve Derin hakkında düşünceleri buraya alayımmm 💃

Kitabı daha iyi nasıl yazabilirim diye düşünüyorum. Bu arada eğer düzene binerse hafta da bir gün belirleyip her hafta o gün içerisinde bölüm atmayı düşünüyorum 🤗

Kitap bölümleri tercihleriniz önemli benim için uzun bölüm mü kısa bölüm mü tercihiniz ?

Takip ,yorum ve oylarınızı eksik etmeyiniz 💃

İnstagram hesabımız : _luziadiyebiri 💕 karakterlerin bazısı yayımlandıı oradan da takip etmeyi unutmayın🐣

sağlıcakla kalın ☘💙

Bölüm sonu

1 yorum