İçeriğe geç

Gözlerinde Kayboldum

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Gözlerinde Kayboldum

Bölüm 5

Öğle arasında

(2 gün sonra)

(Yazardan)

Saat sabah yediydi eda erkenden kalkmış umutu düşünerek saçını ve makyajını yapıyordu sade bir makyaj yapıp saçınıda gelin topuzu gibi yapmayıp sadece topladı ardından saat sekizde evden çıktı yolda sadece umutu ve ona vereceği cevapı düşünüyordu ve bu cevap kesinlikle "Evet" Olacaktı çünkü oda ona aşıktı

(Evet umuta bakalım)

Umutta saat sabah 7 buçukta kalktı ve hazırlandı (özenerek) ve saat sekizde evden çıktı arabada camdan bakarken edanın vereceği cevapı düşünüyordu acaba evet dedikten sonra sevinecek miydi yoksa hayır dedikten sonra çekip gidecekmiydi

İkiside bunları düşünürken okula geldiler ama eda umutu görmedi ama umutun odağı her zaman edanın gözlerindeydi ve bir kez daha onun gözlerinde kaybolmuştu

Umut, arabadan indikten sonra adımlarını yavaşlattı. Kalbi göğüs kafesine sığmıyordu. Bahçe kapısından içeri girdiğinde gözlerio tanıdık yüzü aradı. Ve tam o anda, Eda'yı gördü. Saçlarını sade bir şekilde toplamıştı, abartısız ama onu çok güzel gösteren hafif bir makyajı vardı. Umut’un içi bir kez daha eridi. Kendini toparlamaya çalışarak derin bir nefes aldı ve Eda’ya doğru yürümeye başladı.

​Eda ise arkası dönük bir şekilde arkadaşlarıyla konuşuyormuş gibi görünse de aslında aklı tamamen Umut’taydı. İçinden "Sakin ol Eda, sadece günaydın diyeceksin" diye tekrarlıyordu. Tam o sırada arkasından o bilindik ses yükseldi:

​"Günaydın Eda."

​Eda hızla arkasına döndü. Umut karşısında duruyordu. Bugün her zamankinden çok daha özenli giyinmişti, saçları her zamankinden daha güzeldi. Eda'nın kalbi hızla çarpmaya başladı ama belli etmemeye çalışarak gülümsedi. "Günaydın Umut," dedi sesi hafif ama umut doluydu.

Umut, ellerini heyecanla montunun ceplerine soktu. Karşısında duran bu kıza bakarken geçen gün bahsettiği o önemli teklifi hemen oracıkta sormak için yanıp tutuşuyordu. Tam dudaklarını aralayıp "Eee?" diyecekti ki, okulun o yüksek sesli ilk zili acı acı çalmaya başladı. Bahçedeki herkes bir anda binaya doğru koşuşturunca aralarındaki o büyü bozulur gibi oldu.

​Eda, Umut'un yüzündeki o sabırsız ve heyecanlı ifadeyi fark edince hafifçe gülümsedi. Etraftaki kalabalığa bakıp tekrar Umut'un gözlerinin içine döndü.

​"Umut," dedi, sesini gürültünün arasından duyurmaya çalışarak. "Biliyorum, bana sormak istediğin bir şey var. Ve benim de sana verecek bir cevabım var..."

​Umut heyecanla öne doğru bir adım attı. "Söyleyecek misin yani?"

​Eda muzip bir tavırla başını iki yana salladı. "Şimdi değil. bahçe çok kalabalık ve derse geç kalacağız. Öğle arasında arka bahçedeki büyük ağacın altında buluşalım. Orada rahat rahat konuşuruz, tamam mı?"

"En son kantinde buluşalm demiştin ama sen nasıl istersen"

​Öğle arasına daha saatler vardı ve bu saatler onun için asırlar gibi geçecekti, orası kesindi. Ama Eda'nın bu gizemli ve kararlı hali hoşuna gitmişti. "Tamam," dedi gülümseyerek. "Öğle arasında, o ağacın altında olacağım."

​Sınıfa doğru yürürken Umut'un içi içine sığmıyordu. Koridorda Efe'yi gördüğünde Efe ona uzaktan "Ne oldu, konuştun mu?" der gibi kaş göz işareti yaptı. Umut ise sadece "Öğle arasını bekliyorum" anlamında kafasını salladı. Şimdi önündeki en büyük zorluk, kalbi bu kadar hızlı çarparken öğlene kadar derslere odaklanabilmekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.