İçeriğe geç

Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler

Bölüm 5

Bu dünyanın hali ne?

​Alp, Lilit’in yorgun bakışları altında sığınağın kapısına doğru yürüdü. Kapı, paslanmış demir ve enkaz yığınlarıyla örtülmüştü. On yıl boyunca içeride tutulduğu bu yer, artık bir mezar gibi görünüyordu. ​"Dışarıda hiçbir şey kalmadı Alp," dedi Lilit, tekerlekli sandalyesinde dönerek. "Sadece radyasyon, açlık ve belirsizlik. Nereye gideceksin?" ​Alp, kapıdaki paslı kilitleri açmak için elindeki metalle uğraşırken mırıldandı: "O sesi takip edeceğim. O çocuk sesini." ​Lilit, yutkundu. "O sadece senin zihninin bir oyunu Alp. Gerçek Emre öldü. Çocuklar... çoktan yok oldular." ​Dışarıdaki Sessizlik ​Kapı zorlukla aralandı. Dışarıdan içeriye dolan hava, kokuşmuş bir toz bulutu gibiydi. Alp öksürerek dışarı adım attı. Gözleri, güneş ışığına alışkın olmadığı için kısılmıştı. ​Manzara, Lilit’in anlattığından çok daha kötüydü. Etraf, gri bir cenaze töreninin alanı gibiydi. Harap binalar, iskeletleri kalmış ağaçlar, kurumuş nehir yatakları… Ama Alp’in zihnindeki "Arayüz" yeteneği, bu yıkımın altındaki dijital izleri hala hissedebiliyordu. Sanki bu çürümüş dünyanın da bir kodu vardı. ​Alp, ilerlemeye başladı. Her adımında, simülasyondaki o renkli sokakların hayaleti gözlerinin önünden geçiyordu. Bir zamanlar kahve kokan bir kafe olan yer şimdi moloz yığınıydı. Çocukların top oynadığı park, çelik yığınlarının mezarlığına dönüşmüştü. ​Lilit'in Planı ​Bu sırada, sığınağın içinde Lilit, Alp’in terk ettiği kapsüle doğru tekerlekli sandalyesiyle yaklaştı. Yaşlı ve titrek elleriyle, kapsülün yanındaki karmaşık kontrol paneline uzandı. Ekran, parazitli bir şekilde yanıp sönüyordu. ​"Selçuk… Affet beni," diye fısıldadı Lilit. "Alp’e gerçekliği göstermeliydim. On yıl boyunca bir tanrı olduğuna inanmak, onu çok güçlendirdi. Şimdi bu gücü, doğru yerde kullanmalıyız." ​Lilit, bir düğmeye bastı. Kapsülün içindeki sensörler yanıp sönmeye başladı. Ekranda, Alp’in beyninden gelen sinyaller belirdi. Bu sinyaller, simülasyonun dışına, gerçek dünyaya yayılan "mor bir frekans" yaratıyordu. ​"Eğer bu gezegende başka bir yaşam formu varsa," diye mırıldandı Lilit, gözleri yaşararak, "bu frekans onları bize getirecek. Alp, sen insanlığın son umudusun. Ve ben… Ben sadece bir aracı oldum." ​Karanlığın İçindeki Işık ​Alp, ilerlemeye devam ederken, o çocuk sesini yeniden duydu. Bu sefer daha netti. Bir fısıltı değil, bir şarkıydı. Küçük, titrek ama ısrarlı bir ninni. ​Yıkılmış bir ilkokulun enkazından geliyordu. Alp, kalbi hızla çarparak enkazın içine daldı. Duvarlardaki çocuk çizimlerinin arasında, yıkılmış bir sınıfın köşesinde, küçük, titrek bir ışık görüyordu. ​Işığın kaynağına yaklaştığında, Alp’in nefesi kesildi. Küçük bir çocuk, mum ışığında, tozlu bir oyuncak ayıyı kucaklamış, kısık sesle ninni söylüyordu. Çocuk yalnızdı. Ve Alp’i gördüğünde, gözlerinde korku değil, inanılmaz bir umut belirdi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.