İçeriğe geç

Gözden çıkarılanlar

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Gözden çıkarılanlar

Bölüm 1

Giriş

"Nasıl eğleniyor musun Elfida?"Gözlerimi devirerek cevap verdim:"Hmm ne demezsin"

Genelde onunlayken motorla gezerdik.Son günlerde ne kadar soğuk ve çekilmez olsada bugün bir şeylerin acısını çıkarır gibi motoru fazla hızlı sürüyordu.Korktuğumdan değil tabii hız seven bir insandım, ailem ne kadar motorlara ve ona benzer araçlara önyargıyla baksada motor hem bir arabaya göre daha ucuz hem de daha eğlenceliydi.

Motorun da kötü yanları vardı; araba gibi kapalı olmadığı için soğuk oluyordu. Haberlerde duyduğumuz motor kazaları da var tabii ki zaten ailem de bundan korkuyordu.Ailem dememe bakmayın, onlar benim üvey ailem.

Bu arada ben Elfida, adımın anlamı gibi gözden çıkarılmış biriyim.

Babam ve annemin ilişkisindeki istenmeyen kişiymişim.Annem beni doğurmuş doğurmasınada sözde"Bana bakacak güçleri olmadığı için beni kiliseye bırakmış. Kilisede büyümüşüm

"Elfida beni duyuyor musun?!"Daldığımı farkedip ona döndüm, bana bakıyordu. Önüme baktığımda ise kocaman bir tır duruyordu:"Önüne bak, carpacağız!"

-Bir çarpışma sesi ve sonrası karanlık...

Etraftaki seslerle gözlerimi hafifçe araladım, gözlerime çarpan güneş ışığıyla birlikte hemen gözlerimi geri kapattım.Kalkmaya çalıştım ve,evet sadece çalıştım çünkü etraftaki insanlar kalkmamı engellemişlerdi:"Ne oldu?"diye bir soru yönelttim hemen ancak hiçbir ses çıkmadı.En sonunda aralarından biri cevap verdi: "Kaza yaptınız"Kafamdan kaynar sular boşaldı,ani bir refleksle dikildim:"Meriç nasıl?"Gözlerimi etrafta gezdirirken yerde yatan bedenle buz kestim. Onun vücuduna saplanan kocaman bir kütük vardı..."Üzgünüm çok kan kaybetmiş."Gözlerimden yaşlar süzülmesini durduramıyordum,gözlerim bulanıklaşmıştı ancak yinede kırmızı-mavi yanıp sönen ambulansı ve ışıklarını görebiliyordum. Yaklaşan siren sesleriyle geldiklerini

anladım, ambulansın kapıları açıldı ve bir kadın sesi duydum:"Açılın lütfen!"Bu bir emirdi,sesin ardından herkes geçmeleri için yer açtı.İlk önce yanımdaki bedene baktılar, ondan sonra da bana baktılar:"Bayan, bir ağrınız var mı?"diye sordular; bu soru da ne,sanki parol yazıp Eczaneden almamı isteyecekler:"Bacağım"Bir araç daha yanaştı ancak bu araç bir arabadan çok daha büyüktü.Aracın içinden birçok insan çıktı,soluk beyaz bir tulum giyiniyorlardı.

Bunun anlamı neydi? Olay yeri inceleme ekibi genelde iyi olaylarda gelmezler:"Yaşıyor mu?"Bu soruyu tam yanımda olan kadına soruyorlardı, Kadın bu soruya karşılık biraz yüzünü buruşturdu ve cevap verdi:"Kütük göğüs kafesini kırıp mideyi patlatmış, üzgünüm yaşamıyor..."Hayır, o ölemezdi! Yaşamalıydı, en çokta benim ve hayallerim için yaşamalıydı..."Hayır üzgün falan değilsiniz!"Bu ses benden çıkmıştı, kadın şefkatle başımı okşamaya başladı:Sizin kadar olmasada bizde üzgünüz, acınızı anlıyorum ama sizde lütfen anlayış gösterin..."Ne kadar içim yansada kadın da haklıydı, o da yaşamasını isterdi.

neden suç atıyorsam...:"Ben özür dilerim...Söylediğim sözler için...Sizin bir suçunuz yoktu."Kadın anlayışla başını salladı, aslında iyi birine benziyordu. Ekipler Meriç'in bedeninin fotoğraflarını çekmeye başladılar.

Bir zamanlar evimiz olan motor şimdiyse sonumuz olmuştu...

Meriç'in vücudunu inceleyen bir adam vücudunda bir şeyler arıyordu;ya dokunuyordu ya da bastırıyordu. Eline neşter aldığını gördüm:"Dikkatli ol,canı acıyacak!"Sesimin sertliği onu korkutmuş olmalıydı, kendine geldiğinde alayla bana baktı:

"Cesetler acı hissetmez"İşte beni şimdi kızdırmıştı:"Bir daha Meriç'e ceset dersen elindeki neşter Meriç'in değil senin vücudunda olur"Son kelimeyi özellikler vurgulamıştım, hoşuna gitmiş gözüküyordu.

Yanıma oturan bedenle o tarafa döndüm.Ellili yaşlardaki doktor önlüklü koyu kumral adam üzgün gözlerle bana bakıyordu. Gözlerindeki acıdan onunda buna benzer bir olay yaşadığını fark ettim:"İyi misiniz bayım?"Gözyaşlarının süzülmesiyle gözyaşlarını saklamak için kesik izleri olan kuru ellerini yüzüne kapadı. Biraz kendini toparladıktan sonra tekrar başını kaldırdı."Asıl sen iyi misin genç bayan?"Samimi bir dille söylediği sözler içimi burkmuştu.

Gözlerim buğulandığında benimde ağlayacağımı anladım.Karşımdaki yaşlı adam kolumdan tutarak kendisine yaklaştırdı ve hiç beklemeden kollarını vücuduma doladı.Duyduğum hıçkırık sesine dolu gözlerimle hafifçe kıkırdadım ve bende sarılışına karşılık verdim. "Serbest bırak gözyaşlarını, ağlamak iyileştirir bütün yaralarını... "Dediklerinin üzerine istesemde göz yaşlarımı tutamadım, daha çok tutunmak istedim ve o anda daha çok sığındım ona."Unutma ağlamak güçsüzlük değildir"Bütün acılarım dindi bir anda,ne dert kaldı ne tasa...

Biraz daha sarıldık yaşlı adamla, öz ailemden göremediğim sevgiyi beş dakikada bana vermişti...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.