Nova, yirmi yaşında, hayatının en karanlık dönemine girmişti. Kısa, dalgalı kahverengi saçları gözlerinin üzerine düşerken, derin mavi gözlerinin ardında bir hüzün barındırıyordu. Kız kardeşi Elif, sadece on yaşındaydı ve bir okul saldırısında hayatını kaybetmişti. Nova, bu kaybın ağırlığı altında ezilirken, etrafındaki dünya yavaş yavaş kararmaya başlamıştı. Her gün, sokaklarda yürürken, Elif’in gülüşünü hatırlamak için kendini zorlamak zorundaydı, ama bellek, zamanla kırışmış bir yaprak gibi solmaya yüz tutmuştu. Alex, ondan bir yıl daha büyük, uzun boylu, karizmatik bir genç adamdı. Gözleri, Nova'nın en zor zamanlarında bile ona umut veren bir sıcaklık taşıyordu. Onun yanında olmak, Nova'ya bir nebze olsun rahatlama sağlıyordu. Ancak Alex’in hisleri, yıllar içinde derinleşmişti; altı yıldır Nova’ya aşıktı, ama bu aşkı itiraf etmenin cesaretini bir türlü bulamamıştı. Şimdi ise, Nova'nın hüsranı içinde kaybolmuş bir ruhun yanında, ona destek olmak için elinden geleni yapıyordu. “Hayal gücü bilgiden daha önemlidir,” diye mırıldandı Alex, Nova’nın yanında otururken. Bu sözler, Albert Einstein’a aitti, ama şu an ona ait gibi hissediliyordu. Nova, gözlerini Alex’e çevirdi. “Ne demek istiyorsun?” diye sordu, sesinde bir merak vardı. “Bazen, yaşadıklarımızın ötesinde hayal etmek gerekiyor. Belki de Elif’in gülümsemesini hatırlamak, onunla geçirdiğin zamanları hayal etmek, seni daha iyi hissettirebilir,” dedi Alex, Nova’ya umut vermek için çabalarken. Ama dışarıda işler daha karmaşık bir hal alıyordu. Nova’nın ailesinin geçmişi, gizemlerle doluydu. Onları izleyen gözcülerin varlığı, Nova’nın içindeki merakı daha da körüklüyordu. Kimdi bu gözcüler? Neden ailesini izliyorlardı? Sorular, Nova’nın kafasında dönüp duruyordu. Bir gün, Alex ve Nova, Elif’in okuluna gitmeye karar verdiler. Orada, Elif’in en yakın arkadaşının annesiyle karşılaştılar. Kadın, gözleri dolarak, “Elif, çok özel bir kızdı. Onu tanımak bir ayrıcalıktı,” dedi. O an, Nova’nın kalbinde bir şey kırıldı. Elif’in ne kadar sevildiğini bilmek, ona hem bir teselli hem de bir yük gibiydi. Ama Elif’in kaybı sadece bir başlangıçtı. O gün, okulun karanlık köşelerinden birinde, gözcülerin bıraktığı ipuçlarını buldular. Gizemli bir not, Nova’nın eline geçti. “Herkesin bir sırrı vardır, Nova. Senin sırların da peşindeyiz.” Bu sözler, Nova’nın kalbini hızlandırdı. Artık, sadece kendi kaybıyla değil, ailesinin sırlarıyla da yüzleşmek zorundaydı. Ve o an, Nova’nın hayatı, hayal gücünün sınırlarını zorlamaya başladı. Elif’in anısını yaşatmak için savaşırken, Alex’in desteğiyle, gözcülerin ardındaki gerçeği keşfetmek zorundaydı. İkisi de, birlikte daha güçlüydü ve bu karanlık yolculukta birbirlerinin hayal gücü olmayı öğreniyorlardı. Hayat, kayıplar ve sırlarla doluydu; ama belki de en önemlisi, hayal etmek, yeniden başlamak için bir yoldu. Nova, Elif’in gülümsemesini hatırlarken, kendi içindeki cesareti bulmak zorundaydı. Ve belki de, Alex’in yanında, bu yolculukta yalnız olmayacaktı.
Bölüm 1
“Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Çünkü bilgi sınırlıdır, hayal gücü ise tüm dünyayı kapsar.”ALBERT EINSTEIN
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.