İçeriğe geç

Göz Ucu

Bölüm 8 · 11 dk okuma

Göz Ucu

Bölüm 8

Herkese merhabalar ❤️

Yeni bölüm ile karşınızdayız

Keyifli okumalar ballarım 🍯

Bu gün pazardı ve saat ona gelmek üzereydi yatağımdan asla çıkmak istemiyordum ama mutfaktan sesler geldiği için de uyuyamıyordum, sonunda kalkma kararı alıp yatağımdan kendimi atım odamdan çıkıp ilk banyoya uğradım ordan da mutfağa geçtim geçmemle masadaki güzel kahvaltı ile göz göze geldik.

"Günaydın" diyip masaya doğru yürüdüm İnanç Alp "Günaydın mi öğle oldu, baktım senin kalkacağın yok ben kalktım" ona gözlerimi devirdim ve masaya geçip oturdum "Ee kalkıp ne yapıcam ki" İnanç çayları da masaya bırakıp oda oturdu "Kalkıp bana kahvaltı hazırlayabilirsin mesela" uyku sersemiyle ona bakıyordum "Eee sen bize hazırlamışsın" bana baktı "İyiki varım değil mi? Ben efsane biriyim " ona bakıp güldüm "İyiki" dedim ve kahvaltımızı yapmaya başladık.

Kahvaltımızı yaptıktan sonra evi toparladım İnançla dünkü sakız falı aklıma geldi içimde artık hiç anlam veremediğim şeyler oluyordu bunca yılık çocukluk arkadaşım onaca zaman hiçbir şey olmamış şimdi neden böyle oluyor Allah'ım artık aklım ve kalbim benim hiç istemediğim bir şekilde hareket ediyorlar ve ben bunu durduramıyorum.

"Peri haftaya dayımın nişanı var annem Periyi de alıp gel dedi" bu duyduğum ile hemen ona döndüm "Gerçekten mi? Bu çok güzel bir haber" Salih dayısı çok iyi bir insandı ve beni çok seviyordu ee tabi bende onu "Evet geliceksin değil mi?" İnanç gözlerimin içine baktı "Evet gelicem" diyip ekledim "Ne giysem yaa" İnanç Alp "Kızım bı dur yaa daha bir hafta var" güldüm "Olsun şimdiden hazırlık yapmam lazım" bana gözleri ile olabilecek bütün bakışları atı.

İnanç'ın telefonu çaldı hemen açtı iki dakika geçtikten sonra kapatıp bana baktı "Annem çağırıyor bizi" kaşlarımı çatım"Beni de mi?" İnanç "Evet çabuk giyinip gelin çarşıya çıkıp nişan için alışveriş yapıcakmişiz" İnanç Alp'e sevinç dolu gözler ile baktım çünkü İnanç'ın annesi bana o kadar iyi davranıyordu ki, benim annemin yapmadığını Melek teyze yapıyordu ve hep derdi 'Sende benim yavrumsun' diye oda benim için çok değerliydi "Tama ben giyinip geliyorum" dedim ve odama koştum hemen bir pantolon ve sweatshirt çekip montunu akıp çıktım o kadar heyecanlıydım ki ilk defa böyle şeylere şahit oluyordum.

Ben tek çocuktum keza İnanç'ta öyle bizim bunları görme şansımız hiç olmamıştı, İnanç'ın da tek dayısı vardı o an bu andı ikimiz de bu duyguyu tadıcaktık.

Evden çıkıp inançların evine geçtik onların evi çok güzeldi, büyük, ve lükstü

Melek teyze "Hoş geldiniz canlarım" diyip direk gelip bana sarıldı "Hoş bulduk melek teyzecim"dedim içeri geçtik "Allah tamamını erdirsin inşallah çok sevindim" Melek teyze güldü "Amin amin inşallah darısı başına" dedi ve benle İnanç Alp'e bakıp ekledi "Yani başınıza" ben İnanç Alp'e baktığımda bana bakıyordu gözlerimi ondan çekip melek teyze baktım "İlk İnanç Alp bulsun da bana Allah büyük hem daha çok küçüğüz" İnanç Alp hemen konuştu "Sen kendine kimseyi bulmayacaksın, beni de karıştırmayın" Melek teyze güldü "Nasıl da kıskanır, kardeşi gibi görür..." Melek teyze konuşmasını bitirmeden "Biz kardeş falan değiliz anne" diye ortaya atıldı İnanç Alp o kadar sinirli gözüküyordu ki zaten İnanç hep sinirliydi gerçi, Melek teyze "Tamam tamam sustum hemen sinirlenme, neyse bir çay koyup geliyorum" diyip yanımızdan mutfağa geçti "İnanç neden bu kadar sinirlendin ki" dedim bana bakmadan "Sinirlendiğim falan yok" diyip lafı ağzıma tıkıştırdı resmen ama asla öyle değildi her hâlinden beliydi şuan bir barut gibiydi, benim anladığım neden bu kadar sinirliydi alt tarafı bir laf.

Çaylarımızı yudumlarken Melek teyze de giyinmeye gitmişti İnanç'ın da siniri bir nebze de olsa geçmişti arada bana bakıyordu hissede biliyordum bende çayımdan bir yudum daha alıp sehpaya bıraktım kafamı kaldırdığında İnançla göz göze geldik ona gözlerimi devirdim ve kendimi tutamadım güldüm benim gülmemle oda güldü bizim küs kalmamız imkansızdı ancak bu kadar sürüyordu, gülmemi bastırmak için dudaklarımı bir birine bastırdım "Gıcıksın" İnanç hala sırıtıyordu.

Melek teyzenin hazırlanması ile çıktık her zaman ki gibi yine çok kalabalıktı her yer bulduğumuz bütün dükkanlara girip efsane şeyler almıştık tabi Melek teyzenin biricik ve küçük kardeşiydi en güzelinden her şeyi almıştı. Etrafta İnanç Alp'i kesen bir sürü kız vardı ama o kimseye bakma zahmetine bile girmiyordu, bir dükkana girdik son kalan şeyleri almak için etraf şahaneydi burda baya zaman geçirdik alıcakları köşeye koyduk biz ürünlere bakarken güzel bir kız yanımızdan geçip İnanç'ın yanına gitti "Merhabalar" diyince İnanç kafasını kaldırıp öldürücü bakışlar ile kıza baktı "Merhaba" kız lafa daldı

"Şey nasıl desem bilmiyorum ki, şöyle dükkana girdinizden beri size bakıyorum çok dikkatimi çektinizde ee numaramı size versem konuşma imkanımız olur mu?"

Ben ağzım açık kızı dinlendim sadece, cesarete bak be beni parçalasan ben beğendim birisine bırak numara vermeyi yüzüne ikinci defa bile bakaya çekinirim kız numara diyor, konuşmak diyor, şuan kızın bunu yapması da hiç hoşuma gitmiyordu bana ne oluyorsa, İnanç'ın cevabını duymak için biraz onların tarafına doğru hareket ettim eşyalara bakıyormuş gibi ama duymuyordum tam duymak için birazcık daha kaydım İnanç "Kız arkadaşım var" demesiyle neee diye bağırmamak için kendimi zor tuttum, benim niye haberim yok peki, kızı başından salmak için her şeyi yapıyordu bu çocuk, "Öyle mi? Kendisi çok şanslı biri, sizin gibi biri hayatında olduğu için" yaa kim bu kiz kendisin de haberi varmıydı? Anlamasınlar diye biraz uzaklaştım ama hala duyabiliyordum "Emin olun ben kendimi daha şanslı hissediyorum çünkü onun gibi birine aşık olduğum için" bu kelimesi üzerine kafamı kaldırıp ona baktım gözlerimiz birleşti birden ve aynı anda kiz dönüp bana baktı ne olduyordu lan Allah'tan çok yakında değildim ve hiçbir şey olmamış gibi kafamı eğip ürünlere baktım ama kafam çok farklı yerlerdeydi mesela gerçekten böyle bir şey varmıydı.

Kız İnança dönüp "Ne güzel kıskandım neyse çok özür dilerim sizi rahatız ettim" diyip yanından uzaklaştı kız gittiği gibi İnanç'ın yanına koştum "Ne konuştunuz?" İnanç bana kınayan gözler ile bakıyordu "Yalan söylemeyi hiç beceremiyorsun" birden sırtım "Neee duymadım hiçbir şey" İnanç burnumun ucuna işaret parmağını vurdu "Peri her şeyi duyduğuna yemin edebilirim" gözlerimi devirdim "Tamam yaa, kim o kız yada var mı böyle biri? Neden benden sıkıyorsun cevap ver?" İnanç yanımdan geçip gitti "Nefes al arada" arkasından gittim "Beni boş ver de sen cevap ver" İnanç hiç beni takımdan annesinin yanına gitti "İşin bitti mi anne?" bu çocuk niye beni takmıyordu "İnanç sorularım" İnanç yine beni duymuyormuş gibi yaptı "Anne" Melek teyze ödemeyi yayıp bize döndü "Bitti oğlum şunları al da çıkalım" İnanç Alp "Tamam" diyip poşterleri aldı ve bize dükkandan çıktık.

Hala sorularıma cevap yoktu vermeye de hiç niyeti de yoktu bende fazla takmadım işimiz bittiği gibi eve döndük kendi evime geçicektim ama Melek teyzenin ısrarı ile bu gece onlarda kalıcaktım dediğim gibi o benim annemden daha çok annelik yapmıştı bana, onu o kadar çok seviyordum ki iyiki vardı. Kendi evime geçtip okul için gerekli her şeyi alıp gelmiştim İnanç'ın babası Abdullah amca da gelmişti şuan yemek gidiyorduk Abdullah amca bana okul ve ailem ile ilgili sorular soruyordu bende kısa cevaplar veriyordum çünkü bu tür konular konuşmayı pek sevmezdım malûm çok güzel bir ailem yoktu hatta bir ailem bile yoktu, yemekler yedikten sonra sofrayı topladık ve salona geçtik bu gün o kadar çok yorulmuştum ki uykum şimdiden geliyordu, çayları içtikten sonra misafir odasında bana ayrılan yatağa geçtim ne gündü ama uzun güzel ve maceralı, gözlerimi hayal kuramak için kapatım hıı birde nişan vardı onun içinde biraz heyecanlıydım bedenim yavaş yavaş benden izinsiz kendini uykunun o sıcacık kollarına teslim etti battaniyem daha sıkı sarılıp uyudum.

Gözlerimi alarmın iğrenç sesi ile açtım uzanıp kapatım Allah'ım sabahın daha yedisi ya, daha güneş bile uyanmamışken ben okul için uyanıyordum yatağımda hemen çıkıp banyoya girdim elimi yüzümü yıkayıp dişlerimi fırçalayıp çıktım yatağımı düzeltip üstümü değiştirmek için pijamamı üstünü çıkardım sütyenim ile kaldım uzanıp tam sweatshirt alıcaktım ki kapı açıldı ve İnanç içeri daldı ben ne olduğu anlamdan o halimle öylece İnança baktım "Günay.." lafını tamamlamadan sırtını bana döndü "Kızım sen sabahın köründe niye çıplaksın" ben hala mal gibi öylece duruyordum sonra birden dank eti uzanıp hemen üstümü giydim "Malmisin ya keşke kapıyı çalışaydın hemen daldın içeri" İnanç Alp bana bakmadan "Ne bilim ben senin çıplak olduğunu" şimdi dalicam haa "Çıplak falan değildim bir kaç yerim açıktı o kadar" İnanç Alp güldü "Bilemicem artık gördük görüceğimizi" ne terbiyesiz bu çocuk hemde çok, ayağımdaki terliği çıkarıp ona atım tamda kıçına değdi bana dönüp "ahhh çok acıdı lan" ona kızgın bir şekilde baktım "Beter ol inşallah" ağzını eğerek taklidimi yaptı "Geleceğin acımasız annesi bu atığın terliği bir çocuk yese felç olur vallahi" birden beni bir gülme tutu "Abartma bee" dedim ama biraz da üzülüdum tabi çok mu sert vurdum acaba "Çok mu acıdı cidden" yayına gittim "Bir şey yok şaka yapıyorum hemen düştün, kahvaltıya bekliyoruz seni" tebessüm ettim "Tamam eteğimi giyip geliyorum" İnanç tamam diyip ordan çıktı bende her şeyimi halledip onların yanına gittim.

Oturdum bir güzel kahvaltımızı yaptıktan sonra okul için yola koyulduk İnanç'ın arabası vardı ama okul zaten çok yakın olduğu için gerek duymuyordu bizede değişiklik oluyordu. Hiç konuşmadan okula kadar yürüdük bahçeye geldimizde cuma günü olanlar aklıma geldi Ebru'nun beni sular içinde bırakmasi yetmiyormuş gibi üstümü parçalayışı bunların hiç birini hatırlamak bile istemiyordum ama ben ne kadar istemem de bütün okul bana hatırlatmak için yemin etmiş gibi bakıyordu.

İnanç birden bağırdı "Ne bakıyorsunuz lan dönün önünüze yoksa ben döndürücem" bunu demesi ile herkes önüne döndü rahat bir nefes aldım okulun içine doğru yürüdük benim de bir intikam almamı bekliyordu ama ben öyle bir şey yapmıcaktım kendi kendime düşünereken İnanç "Peri kantine" demesiyle yolumu değiştirip onu takip ettim bana bakanlar ile göz göze gelmemek için kafamı önüme eğdim "Dön önüne" bana bakan kızları İnanç hemen uyarıyordu erkeklere ise daha sert bir şekilde "Dön lan önüne yoksa hayatının devamını kırık boyun ile devam edersin" erkekler hemen başka tarafa bakıyordu, koşup yanından yürüdüm "İyiki varsın" dedim sessizce gözlerimin içine baktı "İyiki senin için varım" diyip ellerini saçlarıma geçirip karıştırdı tabi benim aklım da o kelime vardı ne güzel kelimeydi öyle İnança artık hiç bilmediğim duygular içindeydim.

Kantine girdiğimizde İnanç iki ayran alıp çıktı kaşlarımı çatım "Sabah sabah ne ayranı" bana baktı "Canım çok çekti, al sana da aldım" bana uzattı "İçmicem sendeki mideye de hayran kaldım" bence başka bir şey de vardı ama neyse bunları düşünürken sınıfa çıktık içeri girdiğimizde Ebru bizim sınıftaydı ve bana nefret eder bakışlar ile bakıyordu ona gözlerimi devirip sırama oturdum İnançta yanıma oturdu ders başladıBen kafamı yana çevirmiyordum çünkü kızlar bana öldürücekmiş gibi bakıyordu daha fazla dayanamadım kafamı sırama gömdüm ders bittene kadar da kaldırmadım zilin çalması ile çok şükür ki ders bitmişti ikinci saatte gelmiştik ama ben daha fazla dayanamıyordum bu bakışlar iğrençti ayağa kalktım "Ben eve gidicem sanırım" İnanç anlamayan gözler ile "Neden?" Diye sordu kafamla arkasını gösterdim "Bu baskılara daha fazla dayanamıcam" İnanç çıldırmış gibi işaret ettiğim yere baktı "Ne var lan ne bakıyorsunuz mal gibi" herkes önüne döndü ama bu sadece şimdilik içindi yine aynı şeyler olucaktı İnanç bana baktı "Yapmam gereken bir iş var onu yapıp çıkalım" kaşlarımı çatım "Ne işi hem senin gelmene gerek yok ki" İnanç beni umursamadan çantasın aldı "Sen sadece beni peşimden gel" diyip kalktı sınıftan çıktı bende onu takip ettim hemen karşı sınıf olan 11 B' ye girip Ebru'nun yanına gitti. Sınıflar karşı karşıya olduğu için her şeyi görebiliyorduk

"Ebru biraz dışarda gezelim mi?" Ebru sevinçten ağzı kulaklarına çıktı "Olur tâbi ki" İnanç Alp "Tamam önden buyur" Ebru sınıftan çıktı İnanç Alp bizim sınıfa döndü "Beni takip et" dedi ağzını oynatarak başımı sardım o çıkınca her şeyimi toplayıp çantaya atım ve onu takip ettim. Ebru ve İnanç Alp önden yürüyorlardı bende onların arkasından biraz yürüdükten sonra bahçeye çıktık.

Ebru İnança aşk dolu bakıyordu İnanç ise onun yüzüne bile bakmıyordu, onların ne konuştuğunu duyabiliyordum İnanç "Neden Periye bunu yaptın" dedi benim için mi konuşucaktı bilsem asla izin vermezdim pişmanlık dolu gözler ile onlara baktım Ebru hemen kendini savunmaya geçti "Çünkü sürekli senin yanında, seni ne kadar çok sevdiğimi sende o da çok iyi biliyorsunuz" cidden bu kızın piskolojik sorunları vardı, İnanç bıkkın bir şekilde nefes alıp verdi "Büyük saçmalıyorsun Ebru ben seni sevmiyorum ve seni sevmediğim için Periyi sorumlu tutmazsın" Ebru İnanç'ın gözlerine baktı sanırım bu kelimeler onu kırmıştı açtı ağzını yumdu gözünü "Ona aşıksın hemde deli gibi bunu görebiliyorum ama o bunu göremicek kadar aptal " bu kız normal değil ve böyle bir şeyin olması imkansız eğer biraz daha bu şekilde konuştursa dalicam.

İnanç zaten çok çabuk sinirlendiği için hemen küplere binmişti "Kes sesini" Ebru güldü "Neden gerçekleri söyledim diye mi?" İnanç kolundan sıkıca kavradı "Biraz daha böyle devam edersen sonu kötü bitecekte ondan" Ebru'nun gülmesi söndü "İkinizde aptalsınız, sen onu seven aptal oda herşeyin farkında ama safa yatan bir aptal" dağa fazla dayanamadım onların yanına doğru hareket ediyordum ki İnanç bana uyarı dolu gözler ile baktı ve olduğum yerde kaldım İnanç gözlerini benden çekip Ebruya baktı kolunu biraz daha sıktı "Biraz daha böyle konuştursan yüzünde farklı renkler oluşabilir" Ebru kolunun açısından ahladı "Ne yapabilirsin ki dövecekmisin hem beni gör diye her şeyi yaptım seni seviyorum İnanç" kafamı duvara vurmamak için kendimi zor tuttum böyle bir yüzsüzlük yok görülmedi, İnanç "Öyle mi?" Ebru kafasını salladı İnanç bir hışımla çantasından aldığı her iki ayranı çıkardı çalkaladı ve her ikisinin sıkmasıyla ayıranlar Ebru'nun üstüne patladı yüzü ve elbisesi bembeyaz bir şekilde İnanç Alp'e baktı sonra üstüne bakıp bağrımaya başladı ben daha fazla dayanamyıp İnanç'ın yanına gittim.

İnanç "Renkten kastım buydu ben asla bir kadına el kaldırmam, makyajın zaten yüzünde ikinci maskeni oluşturmuştu buda düşürmesine yardımcı oldu" Ebru ayranlı yüzüyle İnança bakıyordu ee tabi bütün okulda Ebruya, İnanç "Hadi eyvallah" diyip birden elimden tuttuğu gibi beni de kendisi ile ordan uzaklaştırdı o önde ben de yanında ellerimiz birleşmiş bir şekilde bütün okulu arkanızda bırakıp okuldan çıktık.

Bölüm sonu

Ama bu ne biçim bir bölüm sonu dediğinizi duyar gibiyim emin olun benim içinde çok güzel bitti.

Sizce nasıl gidiyoruz?

Sen nasıl buldun bölümü

Lütfen oy ve yorum yapmayı unutmayın

Sizleri cooook seviyorum hoşçakalın ❤️

Güzel kar tanelerim ❄️💋

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.