O öpücükten sonra sanki hayatım daha da güzelleşti. Ama o sarı kıza gününü göstereceğim.
"Sude, neredesin sen?" İşte geldi benim gönlümün sultanı.
"Buradayım Tuana." Bir anda Neva'mı kolundan tuttuğum gibi çıktığı odaya tekrar soktum.
"Ah, ne oluyor?" Kapıyı kapattım ve onu duvara yasladım.
Kendimi görünür hale getirdim ve ona üstten bakmaya başladım. "Bu oluyor." deyip dudaklarında ki günahı sanki kendi dudaklarıma hapsedecekmiş gibi öptüm. "Miran'ın geldi Tuana'm."
"Miran," dedi büyüleyici bir şekilde. "Seni çok özledim." Sağ elimi bacağına götürdüm ve bacağından yukarılara doğru çıkarken kapı tıklandı. "Kim bu münasebetsiz şimdi."
"Tuana'm benim gitmem gerek. Seni çok seviyorum ve senin asla yalnız kalmana müsade etmeyeceğim." Son kez dudaklarına buse bıraktıktan sonra kayboldum.
"Efendim anne?" diyerek kapıyı açtı.
" Kızım Sude biraz daha seninle kalmak istiyormuş. Kalsın mı?"
"Anne ha-" hemen mesaj gönderdim.
467****: Kalsın Sude.
Telefonu çıkardı ve mesajımı gördükten sonra annesine dönüp kalmasını söyledi.
Elimden çekeceğin var Sude.