Ahu bir anda alarmının sesi ile aniden uyandı saate baktı ve geç kalmadığı sevinci ile yataktan kalktı tabi ondan önce ev arkadaşı Ceylin kalkmıştı.
"Günaydınnn" dedi ceylin cok mutlu bir sesle aynı şekilde bende Ceylinin tam tersi şekilde "Günaydın" diyince Ceylin gene anladı mutsuz olduğumu ama her zaman mutsuz olduğum için önüne dönüp kahvaltıyı yapmaya devam etti o kahvaltıyı yaparken bende kısa bir duşa girdim hemen duştan çıktığım gibi " Ahuuuu kahvaltı hazır hadi gel canım" sesini duymam bir oldu onun sesini duyunca hafif bir tebessüm ile yanına gittim " E ben ne giyicem ilk iş gününe" demem bir oldu Ceylinde uzun uzun düşündükten sonra "Gel o zmn bakalım bi" dedi ve odama geçtik ve Ceylin uzun uğraşlar sonucunda çok güzel etekli bir takım ile yanıma geldi "Ahuş bunlar sana çok yakışır bunları giy lütfeeenn" "tamam kız sakin ol giyicem" dememle ceylinin odadan çıkması bir oldu benden istekli gerçekten.

Mavi ve yeşil kareli küçücük yırtmaçlı olan hatta yok gibi olan bu crop gömlekli takım gerçekten çok yakıştı, aynı zamanda yeşil gözlerimi ortaya çıkardı resmen.
Giydiğim gibi Ceylin nin yanına gittim ve Ceylin beni gördüğü gibi büyülenmiş gibi baktı "Ahu sana çok yakıştı iş yerindeki herkesin dibi düşecek" " Amaan banane onlardan ben iş için gidiyorum oraya ayrıca. Off neyse ben çok acıktım ya" dememle ceylin beni odaya çekiştirdi ve odaya girmemizle beni makyaj masasına oturttu ve bana makyaj yapmaya başladı
"Yaa ceylin yeter düğüne gitmiyorum saçımı hafif dalga yap yeter gerçekten" "Bana karışıp durma kızım saçını zaten hafif dalga yapicam yüzünede gözünü ortaya çıkartacak bisey yapicam durr" dedi ve yarım saat sonrasında nihayet gerçekten çok güzel bir sonuç çıktı ortaya "Vay be yapıyorsun bu işi kızım " dedim ve saçının bir tutamını arkaya atti egolu bir şekilde "Çok acıktım artık yemek yicem" dedim ve hemen yemek yedim en hızlı bir şekilde cunku geç kalmak istemiyorum.
En hızlı şekilde botlarımı giydim ve evden en hızlı şekilde çıktım ve şansıma hemen otobüs geldi otobüse bindiğim gibi tam zamanında ise vardım.
Vardığım gibi koşa koşa giderken bir anda kocaman bir adama çarptım kocaman derken şaka değil adam gercekten kocaman, kaslı siyah uzun saçlı 190 boylarında siyah gözlü çok yakışıklı bir adamdı ama bakınca insan korkmuyor değil. Artık ben ona nasıl baktıysam o bana bir bakış attı yerimde korkudan zıpladım. Tek çarpmak ile kalsaydım keşke adamın elinde kahve varmış ve adam beyaz giydiği için her yanı kahve olmuştu onu görünce önüme geçti diye kızgın olduğumdan " Önüne baksaydın dökülmezdi kahve" diye sesimi yükselttim ama ne ise yarar yüzünde en ufak bir mimik oynaması olmadı bende bir sinirle " Özür diler insan çarptığı için senin yüzünden geç kalicam çekil önümden" diyip onun omzuna vurup geçtim ama o kadar sinirlendim ki biraz fazla bağırmış olucam ki herkes bana bakıyordu
En sonunda odamı buldum ve odama gectigim gibi kapı çaldı ve içeriye baş savcı diye tanıdığım ve NEEE benim üstüne kahve döktüğüm adam ah hala üstünde kahve var ama hala çok çekici... bir dakika ben neler.diyorum ah heybe odaklan Ahu odaklan "Merhabalar buyurun baş savcım bir şey mi istemiştiniz" adını ali diye öğrendiğim baş savcı "Evet Ahu yeni bir cinayet geldi ilk işin olacağı için yanında tecrübeli bir avukat istediğim için sana işinde en iyi avukatımız Alp Can Demirel'i getirdim bu dosya ile siz ilgileneceksiniz" dedi ve benim başımın aşağısında kaynar sular döküldü benim kızdığım, bağırdığım vatandaş ile aynı dosyaya bakmak mı ben utangaçım insanlara bağırır çağırırım ama içimden çok utanırım. Utandığım için yapamam bile ben ne yapıcam. Ama o değilde Alpcim de baya yakışıklı şimdi hakkını vermek lazım "Eger biraz daha beni yicek gibi bakarsan işler kızışıcak" dedi ve benim en az 20 dk ona baktığım geldi aklıma ve gene utandım BEN NASIL BAKICAM O DOSYAYAAAA. Ayrıca bugün ben aklımı toplayamam bugün 28 Ekim hayatımın berbatlaştığı gün ne yapıcam keşke avukat olmasaydım her an aklıma o anlar geliyor üstüne üstelik bugün 28 Ekim. Seni asla affetmeyeceğim Emine hanım asla bana bu halleri yaşatmak normal değil bir insan doğum gününde mutsuz olur mu ben her doğum günümde ölmeyi diliyorum nefret ediyorum Emine senden...
*AAYAYAYAYAYA SELAAAAMMMMMM bu bölüm kısa bir bölümdü çünkü böyle 1. Bölümü kısa yapıp diğerlerini çok uzun yapmak istiyorum ayrıca yazim yanlışları olabilir bunun için çok ama çok özür dilerim. İlk önce bu bölümde tanıdıklarımızi yazmak istiyorum
CEYLIN=AHUNUN EV ARKADASI
ALI=BAŞ SAVCI
ALP CAN DEMIREL=AVUKAT (o kahvesini döktüğümüz şahıs)
EMINE= GIZLI DAHA AMA AHU NEFRET EDIYOR
Evewtt bu bölüm bu kadarcık tanıdık zaten dediğim gibi bu bölüm kısa olacaktı
Ayrıca ben bu kurgu bu görünmeyen cennet ile olan düşüncelerim hem aşk, hem aksiyon şeklinde olsun istiyorum. Sizin de düşünceleriniz benim için çok değerli. Okursanız çok sevinirim tek dileğim okumanız
Bay bayyy:)) *