İçeriğe geç

Görücü Usulü

Bölüm 23 · 2 dk okuma

Görücü Usulü

Bölüm 23

23

Yazılarımın tamamına, özel paylaşımlarıma ve gelecekteki projelerime ulaşmak istersen şu bağlantıya bakabilirsin: Bu linki Google'a yapıştırarak veya doğrudan tıklayarak sayfama ulaşabilirsin. Ayrıca sohbeti sürdürebileceğimiz ve en güncel içerikleri paylaştığımız WhatsApp kanalımıza beklerim — WP kanalına gelin, fikirlerinizi, yorumlarınızı ve önerilerinizi paylaşın. Birlikte okumaya, düşünmeye ve yeni yollar keşfetmeye devam edelim. Teşekkürler, varlığınız değerli. Lütfen bizi takip etmeyi unutmayın; haberler yakında paylaşılacak

https://lnk.bio/sevipgidenbirisiii

Bulut sabah alarmı çalmadan uyandı.

Geceden kalan bir huzursuzluk vardı üzerinde.

Asel'den gelen tek bir mesaj yoktu.

Telefonunu eline aldı.

Son konuşmalarına baktı.

Kısa cümleler.

Eksik cevaplar.

Ve arada uzayan sessizlikler.

"Zaman," demişti Asel.

Ama zaman bazen beklemek değil,

yavaş yavaş silinmekti.

⸻

Bulut kahvesini yaptı.

Ama içemedi.

Pencerenin önüne geçti.

Birini zorlamak istemiyordu.

Ama tamamen yok sayılmak da can yakıyordu.

Kendi kendine fısıldadı:

— Ben kapıda beklemeye razıyım...

— Ama kapının gerçekten var olduğunu bilmem lazım.

⸻

Asel o sabah aynaya baktığında göz altları çökmüştü.

Yorgundu.

Ama en çok zihni yorulmuştu.

Bulut'u düşünmemeye çalıştıkça,

daha çok düşünüyordu.

Telefonuna baktı.

Yeni mesaj yoktu.

İçinde garip bir boşluk oluştu.

"Ben mi uzaklaştım...

yoksa o mu vazgeçti?"

Bu soru canını acıttı.

⸻

Öğle saatlerinde Bulut dayanamadı.

Mesaj attı.

bulutyaman:

Asel, konuşmamız lazım.

Mesaj görüldü.

Cevap gelmedi.

Dakikalar geçti.

Bulut'un sabrı inceldi.

⸻

Asel mesajı okumuştu.

Ama yazamadı.

Ne yazacağını bilmiyordu.

Çünkü her seçenek bir şeyi kırıyordu.

Ya kendini...

ya Bulut'u.

Telefonu masaya bıraktı.

Gözlerini kapattı.

"Keşke bu kadar iyi olmasaydı," diye düşündü.

"Keşke kaçmak daha kolay olsaydı."

⸻

Akşamüstü.

Bulut iş çıkışı sahil yoluna gitti.

Rüzgâr sertti.

Ama içindeki fırtına daha sertti.

Bir mesaj daha yazdı.

bulutyaman:

Ben netim Asel.

Belirsizlikte durmayı bilmiyorum.

Bu sefer cevabı gecikmedi.

aselsoykan:

Beni köşeye sıkıştırma.

Bulut'un içi burkuldu.

bulutyaman:

Sıkıştırmıyorum.

Sadece durduğum yeri bilmek istiyorum.

Uzun bir sessizlik oldu.

⸻

Asel balkona çıktı.

Soğuk hava yüzünü yaktı.

Ama içi daha çok yanıyordu.

Yazdı.

aselsoykan:

Yaklaşırsam bağlanırım.

Bağlanırsam kaybederim.

Bulut telefonu sımsıkı tuttu.

bulutyaman:

Ben kaybetmekten korkmuyorum.

Yarım kalmaktan korkuyorum.

Bu cümle Asel'in kalbine çarptı.

⸻

Asel gözlerini kapattı.

Geçmiş geldi aklına.

Yarım kalan sözler.

Yarım bırakılan insanlar.

"Ya yine aynı olursa?"

Parmakları titreyerek yazdı.

aselsoykan:

Belki ben şu an birine iyi gelecek biri değilim.

Bulut derin bir nefes aldı.

bulutyaman:

Ben senden iyi olmanı istemiyorum.

Gerçek olmanı istiyorum.

⸻

Bu noktada Asel ağladı.

Sessizce.

Kimse duymasın diye.

İlk kez biri,

onu "düzeltmeye" çalışmıyordu.

Ama tam da bu yüzden korkuyordu.

⸻

Gece yarısına doğru Asel yazdı.

aselsoykan:

Biraz daha zamana ihtiyacım var.

Bulut ekrana baktı.

Uzun süre.

Sonunda yazdı.

bulutyaman:

Tamam.

Ama ekledi:

bulutyaman:

Sonsuza kadar değil.

Asel bu mesajı okuduğunda kalbi sıkıştı.

Çünkü ilk kez,

onu gerçekten kaybedebileceğini hissetti.

⸻

Bulut telefonu kapattı.

Yatağa uzandı.

İlk kez şunu düşündü:

"Belki de sevmek yetmiyordur."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.