Şehirdeki hava, kurşun gibi ağırdı. Yüksek binaların gölgeleri, Lara'nın üzerinden kara bulutlar gibi geçiyordu. Beton ve metalin kokusu ona nefes almayı zorlaştırırken, sokaklarda karşısına çıkan her reklam panosu Victor Blackwood’un yüzünü taşıyordu. Her birkaç dakikada bir aynı mesaj yankılanıyordu: “Düzen, refahın temelidir.” Sözleri, Lara’nın midesini bulandırıyordu. Victor’un dünyasında her şey kontrol altındaydı: insanlar, sistem, hatta hava bile. Tozla kaplanmış sokaklarda yürürken Lara insanların yüzlerindeki boş ifadeyi fark etti. Kimse şikâyet etmiyor, kimse sorgulamıyordu. Victor’un düzeni, sessizlik üzerine kuruluydu. Victor Blackwood için çalışanlar ya bu sisteme boyun eğmiş ya da başka çareleri kalmamış olanlardı. Bir zamanlar Lara da o düzenin bir parçasıydı, ama o günler geride kalmıştı. Şimdi, özgür olduğunu söyleyebilirdi, ama bu özgürlük bir kafesin dışında başka bir kafese hapsolmaktan farksızdı. Telefonu çaldığında, adını görür görmez derin bir nefes aldı. Victor. Uzun zamandır ondan uzak durmayı başarmıştı, ama bu, Victor’un peşini bırakacağı anlamına gelmiyordu. Ve kanıtı da ellerindeydi. “Lara,” dedi Victor’un sesi. Hâlâ aynıydı. Soğuk, kendinden emin, tüyler ürperten bir sakinlikle dolu. "Senin için bir işim var." Lara sesini olabildiğince kayıtsız tutmaya çalıştı. “Artık seninle çalışmıyorum. Bunun farkındasın, değil mi?” “Çalışmamak bir seçenek değil, Lara,” dedi Victor. Sesindeki alaycı ton, Lara’yı irkiltti. Lara, dişlerini sıkıp sessiz kaldı. Victor bir süre sustu, ama bu sessizliği onun zayıflığına değil, bir sonraki hamlesini düşünmesine yordu. Ve her zaman olduğu gibi, Lara’nın kafasının içine bir ip attı. “Buluşalım,” dedi Victor. “Eski günlerin hatırına. Sana detayları anlatacağım." Eski günler. Kelimelerinin arasındaki ince imayı, sanki bir zarın içinden geçerek ona ulaşan o tanıdık sesi, yok saymaya çalıştı Lara. Ama ne kadar çabalarsa çabalasın, Victor’un söylediklerini tamamen dışlayamıyordu. Bunun için kendine lanet etti. “Tamam,” dedi sonunda, sesi titrek çıkmasın diye çaba harcayarak. “Ama bunu yapıyorsam, bu senin hatırın için değil.” Victor, telefonda hafifçe güldü. “Tabii ki değil. Akşam sekizde ofisimde ol. Seni bekliyor olacağım, Lara.” Aslında içten içe bu gülüşün samimiyet içermediğini, bunun bir tekliften ziyade bir emir olduğunu biliyordu Lara. Ama zaten istese de kabul etmekten başka seçeneği de yoktu. Evet, Victor’la çalışmayı yıllar önce bırakmıştı. Ama Victor, kontrol ettiği her insanın hayatına bir şekilde bağlı kalmayı başarıyordu. Lara da bir "anlaşma" ile bundan nasibini almıştı. Ne kadar uzak kalmak için uğraşsa da Victor'un dünyasında yaşıyordu ve anlaşmayı bozmaya kalkmak, Victor’un gazabını çekmek demekti. Ve bu şehirde kimse onun gazabından sağ çıkamazdı.
Bölüm 1
1.BÖLÜM
