İçeriğe geç

Görevimiz:Sensin

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Görevimiz:Sensin

Bölüm 3

O sensin !

Bugün cumartesi,okul yok ve o lanet alarım da yok.

Her zamanki gibi odama güneşin ışıkları doluyor,rüzgarın ılık esintisi ve yaprakların kokusu burnuma geliyordu.Bugün uyumak için harika bir gü-

"Liara!" Annem merdivenlerden çıkıp odama geldi.

"Liara yine uyuyor musun sen!"Homurdanıp yorganın altına gömüldüm."Anne bugün cumartesi lütfen artık beni daha fazla rahatsız etmez misin ?" Annem bu savunmamı görünce daha fazla söylendi." Tabiki Prenses Liara,siz o güzel uykunuzudan mahrum kalmayın.Ben evi de süpürürüm,yemekte yaparım çünkü ben sekiz kolluyum her işe yetişirim(!)"Bundan sonraki kademede bana 38 numara terliğini atacağını bildiğimden hemen yatakta doğrulup kalktım.Anneme uykulu gözlerle bakarken birlikte giriş katına indik.

"Bugün hastane nöbetine kalacağım bu yüzden market alışverişini yap,tamam mı ?" Dedikten sonra on dakika içinde evden çıktı.Ben o sırada kanepeye sokulmuş yeni rüyalar görmeye koyulmuştum.

○●○

Gözlerimi açtığımda saat öğlen saatlerindeydi.Karnım acıktıgı için markete gitmem gerekiyordu.Hazırlanıp dışarı çıktığımda otobüs durağına varıp G-1 arabasına bindim.Hava çok güzeldi ve herkes mutlu görünüyordu.

Araba markettin olduğu durakta durunca indim ve elime alınacaklar listesi ile içeri girdim.

"yumurta,süt,peynir,labne..." ve liste uzayıp gidiyordu.

Market arabasını elime kaptıgım gibi isteyenleri almaya koyuldum.Reyonlarda gezinirken herseyin fiyatının arttığını görmek biraz somutmama neden oldu.'Bu ekonomi nereye gidiyor ya' diye aklımdan geçirdim.

Neredeyse market sepetinin çoğu dolmuşken herseyi alıp almadığımı kontrol ettim ve kasaya doğru yürüdüm.Kasaya eşyalarımı bırakırken kasiyer kız onları okutup paketliyordu.Bu işlem bittiğinde ödeme kısmına geçtim.

"Tam olarak 34.20 dolar tuttu" kartımı çıkarıp kariyere verecekken kasiyer kızla gözlerimiz kesişti.Bu o kızdı! Beni kurtaran kız!

Ben donakalırken o kartımı alıp fişimi elime tutuşturdu.

"O sensin" kız gözlerini yere indirdi ve bana bakmadı.

"İyi günler" diyip kasa kısmından çıktı.

"Benim saatim doldu,robin.Hadi birlikte çıkalım" dedi Robin'nin yanına gelen çocuk.Robin ise omuz silkti.

"Hayır,dershaneye gideceğim" çocuk bu cevaba alışmış gibi hiç oralı olmadı"Hadi ama Robin,birlikte gideriz hem sıkılmazsın gel gide-" "Hayır dediysem eğer bu Hayır demektir,Ted" Ted daha fazla uğraşmadan üzgün bir ifade ile kayboldu.Elimdeki 4 poşeti sürerek ilerlerken Robin ile aynı durakta beklediğimizi farkettim.G-1 arabası gelince hemen kartını basıp bir koltuğa yerleşti.Bende elimdeki 3 kilo poşetle bir koltuğa çöktüm.Araba yavaşça benim evimin yakınındaki durağa varırken ellerimdeki poşetleri alıp kapıda beklemeye başladım.Arabanın ani freni ile yere karpuz misali yuvarlanmam biroldu(bu aralar ne fazla düşüyorum ben).Ellerimde poşetler sağ-sola giderken hemen doğurup poşetleri toplamaya başladım.Birinci poşetimi topladıkları sonra tam ayağa kalkıyordum ki elimi tutan bir el beni tutup durağa indirdi.Araba uzaklaşırken Robin ne ara topladığını bilmediğim poşetlerimi elinde tutuyordu.

"Hep bu kadar sakarmıydın ?"

Dedi gülerek

Bu soruya utanırken ne demem gerektiğini çözemedim.

"Bana yol gösterde canın bu dünyadan uçmadan gidebilelim" ben hemen Robinin önüne geçip yolda yürümeye başladım.Evime vardığımızda Robin elindeki poşetleri kapının önüne bıraktı.Dönüp ona baktım

"Ben beni sürekli kurtardığın için teşekkür ederim, ne demeliyim bilmiyorum"Robin elini sorun değil cesine salladı."Sorun değil ve burada dizin baya kanıyor" dikkati dizlerime yogunlaştığında yere eğilip dizlerime yakından baktı gerçekten iç açıcı bir görsel degildi.

"İlk Yardım kutun var mı ? Bu yarayı kapatmazsak mikrop kapabilir" Ben telaşla konuştum"Hayır hayır sorun değil ben hallederim zaten çok şey yaptın"Robin Gözlerini dikip bana baktı "Bu mühim bir şey ama?" Haklı olduğunu bildiğimden kapıyı açıp içeri poşetlerle birlikte girdik .Lavabodaki ilk yardım kutusunu ona verdim ve yavaşça kanepeye oturdum.

Robin kendinden çok emin bir şekilde yarayı gazlı bez ile dezenfekte ederken tenime değen kimyasallar canımı yaktı.

"Birazdan geçer merak etme" daha sonra bantlayıp dizimi kapattı.

"Şimdi daha iyi misin ?" Ben yavaşça doğurup ona saygıyla başımı eğidim."Benim için yaptığın hersey için teşekkür ederim sana borcumu nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum" Robin telefonunu çıkarıp bana uzattı"Bana telefonunu vererek başlayabilirsin" Başımı kaldırıp bana uzatılan telefonu kaptım ve numaramı yazdım.

Robin bana baktı."Adim Liara fakat sen Lia diyebilirsin"

"Pekala" diyip Robin beni telefonuna kayıt etti.

"Artık gitmem gerek ayağını çok yere basmamaya çalış"dedikten sonra evden çıktı.

Kanepede uzanıp duvarla bakıştığımda aramızda şöyle bir diyalog geçti duvarla

"Ne garip bir gündü be,vay anasını"

"..."

Bölüm sonu

2 yorum