Köy yolu geceleri daha Sessiz olurdu. Ama bu sesizlik huzur dan değil, alışılmış bir bekleyişten gelirdi.Zeynep sağlık ocağının önünde bir an durdu. Elinde ki çantayı biraz daha sıkı tuttu. Soğuk,kemiklerine işliyordu ama asıl üşün hava değil, bu köyün ona yabancı oluşunu . Şeirdə bıraktığı hayat hâlâ zehnini bir köşe Sinderella duruyordu;kaçtığını sandığı anılar, geceleri ona yetişiyordu.
"Alışırsın" Dedi kendi kendine.
"İnsan Herşeye alışırsın"
Kapıyı açtı, sağlık ocağının içi loştu.Bir ampul Titrek bir ışık yayıyordu, gece növbəti yine ona kalmıştı. Köyde tek doktordu ve hastalık saat geçmezdi.
Masasına oturup dosyaları karıştırırken bir araba sesi duyuldu. Ardından aceleci ayak sesleri, kapı sertçe açıldı. "Doktor, doktor hanım! " İki asker içeri girdi. Omuzlarında yaralı bir adam vardı . Ünüforması kan içindeydi. Zeynep'in kalbi bir an duracak gibi oldu ama Mesleki refleksleri hemen devreye girdi. "Sedye, hemen! "Yaralıyı yatırdıklarında Zeynep ilk kez yüzüne baktı. Solgun ama sertti. Çenesi sıkılı, kaşları çatık... Acıya rağmen tek bir ses çıkarmıyordu “Adın" Diye sordu Zeynep . Adam gözlerini açtı . Gözleri karanlık ama derindi. "Yüzbaşı ali" Sesindeki sakinlik, yarasının ciddiyetiyle çelişiyordu
Zeynep eldivenlerini takıp kurşun girişini kontrol etti. Omuzundan vurulmuştu "kurşun içeri de"dedi zeynep " Ama çıkarılabilir, sakin olman lazım" Ali dudaklarının kenarını çok hafif kıpırdattı. "Merak etmeyin doktor hanım... Alışığım"Zeynep bir an durdu. Alışmak... Bu kelime ona da tanıdıktı. Müdaheleye başladı.Ellerinin titrememesi için kontrol etti. Dışarıda askerler bekliyordu. Köy sesizdi ama sanki her an bir şey olacakmış gibi gergindi.Kurşunu çıkardığında Ali dişlerini sıktı ama yine ses etmedi."acıyor"dedi Zeynep farkında olmadan. Ali gözlerini ona çevirdi "geçer" Bu kadar basit soylemesi Zeynep'in içini burktu.Bazı insanlar acıyı kabullenmişti. Sargıyı yaptıktan sonra geri çevrildi. “şanslısınız,Enfeksiyon kapmazsa birkaç hafta ya toparlanırsınız"Ali başını hafifçe salladı.“siz olmasaydınız... Belkide toparlayamazdım" Bu cütlük, Zeynebin kalbine ağırlık bıraktı. “Ben sadece görev imiş yapıyorum"dedi.Ali ona uzun uzun baktı“Ben de"bir süre sesizlik oldu, saatın sesi yine duyuldu.Zeynep ilk kez bu köyde yanlız olmadığını hissetti. Ama bu his., beraberinde korkut uda getirdi. Ali ayağa kalkmaya çalışınca Zeynep refleksle kolundan tuttu“henüz değil"dokunuşları bir an çıkıştı,. Zeynep elini hemen çevrilir. Ama o kısa an, ikisini de hazırlıksız yakalamıştı . Ali hafifçe gülümsedi“haklısınız doktor Hanım, söz dinliyceğim"Zeynep başını eğdi.kalbinin neden bu kadar hızlı attığını bilmiyordu. Ali askerleri yardımıyla dışarı çıkarken kapıda durdu, arkasını döndü“bu köyde yanlız değilsiniz" Dedi “bunu bilin"kapı kapandığında Zeynep bir süre olduğu yerde kaldı.Bu cümle , gece nöbetinden daha ağırdı.Pencereye yaklaştı. Askerler karanlığın içinde kaybolurken Zeynep , ilk kez buraya keçmək için değil... Belki kalmak için geldiğini düşündü.
Ve bilmediği bir şey vardı:
Bu köy, onun yaralarını iyileştirmeye ni yerli değildi. Ama o asker... Belkiydi.