İçeriğe geç

Gölün sesiz sırrı

Bölüm 9 · 3 dk okuma

Gölün sesiz sırrı

Bölüm 9

Bölüm 9

Ezgi ve Zeynep, karanlık odadan çıkıp daha büyük bir alana adım attıklarında, içlerinde bir umut ışığı belirdi. Aylin’in kaybolduğu yeri bulma çabaları, her geçen dakika daha da yoğunlaşmıştı. Ancak bu sefer, Aylin’in kaybolmasıyla ilgili daha büyük bir gizemin peşindeydiler. Bu karanlık labirentte, kaybolan ruhların yanı sıra, şehri yöneten bir figürün izleri de vardı.

Odada, duvarları saran eski haritalar ve gazete kupürleri dikkatlerini çekti. Her biri, Selim’in, yani kasabanın belediye başkanının adıyla başlıyordu. “Bu ne anlama geliyor?” diye sordu Zeynep, haritalara bakarken. “Bunlar, Aylin ve Ece’nin kaybolduğu günlerdeki etkinliklerle ilgili.”

Ezgi, kalbinin hızla çarptığını hissederek, gazete kupürlerinden birine daha yakından baktı. “Burada, Aylin ve Ece’nin bir partide görüntülendiği yazıyor. Selim de oradaymış,” dedi. “Neden bu kadar dikkat çekiyor? Onları tanıyor muydu?”

Zeynep, karanlık düşünceler içinde kaybolmuş bir halde, “Belki de Aylin ve Ece’nin kaybolmasında bir parmağı vardır,” diye yanıtladı. “Selim’in, bu işin içinde olma ihtimali bizi korkutuyor.”

Karanlık odanın köşesinde, bir zamanlar burada yaşananların yankıları duyuluyordu. Aylin’in ve Ece’nin anıları, hala bu duvarların arasında hapsolmuş gibiydi. Birden bire, arka planda hafif bir ses belirdi. “Beni bulmalısınız. Beni dinleyin,” diyen bir fısıldama, onları harekete geçirdi.

Ezgi ve Zeynep, sesin geldiği yöne doğru ilerlemeye başladılar. Tam o sırada, aniden kapıdan Selim belirdi. Kıyafetiyle, zengin bir iş adamını andırıyordu. “Ne arıyorsunuz burada?” dedi, sesi tehditkâr bir tonla yankılandı.

Ezgi, Selim’in gözlerinde bir soğukluk hissetti. “Aylin’i arıyoruz. Onun ve Ece’nin kaybolduğu yerle ilgili bilgi edinmek istiyoruz,” dedi cesurca.

Selim, gülümsemeye çalışırken, içinde bir şeylerin kıpırdadığını belli ediyordu. “Bu konularda daha dikkatli olmalısınız, kızlar. Bazı şeyler, görünenden daha tehlikeli olabilir.” Sesi, odanın içindeki sessizliği bozan bir yankı gibi yayıldı.

Zeynep, Selim’in gözlerindeki parıltıyı fark etti. “Ne demek istiyorsun?” diye sordu, sesi titreyerek.

Selim, gözlerini kısarak, “Burası kaybolmuş ruhların bulunduğu bir yer. İsterseniz burada kalın, ama unutmayın, bazı ruhlar bu dünyayı terk etmek istemez,” dedi. “Özellikle de Aylin.”

Ezgi, Selim’in cümlelerini tartarak “Bize yardım edebilirsin. Aylin’in ve Ece’nin nerede olduğunu biliyor musun?” diye sordu.

Selim, hafif bir gülümsemeyle “Onların nerede olduğunu bilsem, neden buraya gelesiniz ki?” dedi. “Kayıp ruhların hikayeleri, sizi burada bekliyor. Ancak bunları bulabilmeniz için önce kendi geçmişinizle yüzleşmeniz gerekiyor.”

Zeynep, Selim’in tavırlarından rahatsız oldu. “Biz sadece Aylin’i bulmak istiyoruz. Bize bu konuda yardım etmelisin!” diye yanıtladı.

Selim, biraz daha yaklaşarak, “Eğer Aylin’in peşindeyseniz, sizi bekleyen bazı sırlar var. Ama korku dolu bir yolculuk olacak. Buna hazır mısınız?” diye sordu.

Ezgi ve Zeynep, birbirlerine baktılar. İçlerinden bir ses, bu adamın peşine düşmemeleri gerektiğini söylüyordu. Ama Aylin’in kaybolduğu sırların peşinde olmak, onları her şeye rağmen Selim’in izini sürmeye yönlendiriyordu.

“Ne yapmamız gerektiğini söyle!” dedi Ezgi, kararlılıkla. “Bizi Aylin’e götürebilir misin?”

Selim, gözlerini onlardan ayırmadan, “Öncelikle, Aylin’in kaybolduğu partinin yapıldığı yeri bulmalısınız. Orada bir şeyler bulabilirsiniz. Ama dikkatli olun; bu karanlık, asla yalnızca kaybolmuş ruhlarla sınırlı değil,” dedi.

Zeynep, Selim’in kendine güven dolu duruşuna baktı. “Ama biz nasıl bulacağız? Bize yardımcı olmalısın,” dedi.

Selim, derin bir nefes alarak “Bunu sadece siz yapabilirsiniz. Çünkü o gece, sizin ruhunuz da kaybolmuştu,” dedi. “Bunu hatırlayın. O zaman belki de Aylin’in izini bulursunuz.”

Ezgi ve Zeynep, Selim’in kelimeleri üzerinde düşündüler. Kayıp ruhlarla dolu bu karanlık ortamda, belediye başkanının onlara yardım etme niyeti sorgulanabilirken, Aylin’i bulmak için ne kadar ileri gidebileceklerdi?

Selim, onları bir kenara çekerek, “Size bir şey göstermeliyim,” dedi. “Ama önce, benimle gelin. Orada bilmeniz gereken başka sırlar var.”

Ezgi ve Zeynep, Selim’in arkasından gelerek karanlık yolda ilerlediler. O an, ruhların onları izlediğini hissediyorlardı. Gözleri, karanlıkta parlayan gözler gibi hissediliyordu. Aylin’in izini bulmak, bu ruhların içindeki karanlıkla yüzleşmek zorunda oldukları anlamına geliyordu.

Selim, derin bir nefes alarak, “Kayıp ruhların gerçekliği, bazen hayalden daha gerçek olabilir. Eğer bu gerçekle yüzleşirseniz, belki de Aylin’in ruhuna ulaşabilirsiniz,” dedi.

Ezgi ve Zeynep, Selim’in ardındaki gizemli geçmişi çözmek için birbirlerine baktılar. Aylin’in izini bulmak için karanlığa doğru ilerlemeye devam edeceklerdi. Ancak, bu yolculuklarının onları nasıl değiştireceği hakkında hiçbir fikirleri yoktu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.