Yıl 2054 tonabirsa.........
Güneş, Tonabirsanın üzerine yavaş yavaş yükseliyordu.
Sabahın ilk ışıkları yıllardır temizlenmemiş kaldırımların üzerine vuruyor geceden kalan gölgeleri binaların duvarlarından çekiyordu sokaklar kalabalık değildi ama tamamen boş da sayılmazdı şehir, her zamanki gibi kendi düzeninde uyanıyordu.
Kaldırım kenarlarında birkaç insan hâlâ uyuyordu , bazılarının üzerinde eski battaniyeler vardı kimileri başını kartonların üzerine koymuş sabahın soğuğundan korunmaya çalışıyordu
Biraz ileride yaşlı bir adam, elindeki büyük çuvalı sürükleyerek çöp konteynerlerinin arasında dolaşıyordu plastik şişeleri tenekeleri ve işe yarayabilecek ne varsa ayırıyor sonra çuvalına dolduruyordu onun gibi birkaç kişi daha sokağın farklı köşelerinde aynı işi yapıyordu
Tonabirsa'da bu görüntü kimseye yabancı değildi bir fırının önünde ise gün çoktan başlamıştı
İçeriden sıcak ekmek kokusu sokağa kadar yayılıyor kapının önünde birkaç kişi bekliyordu fırından çıkan insanlar ellerindeki ekmekleri bez torbalara koyup yollarına devam ediyordu
Sokağın diğer tarafında küçük tezgâhların başında meyve ve sebze satan insanlar vardı kimi domatesleri tek tek diziyor kimi kasaların üzerindeki elmaları düzenliyordu tezgâhların önünde birkaç müşteri duruyor kısa alışverişlerini yapıp yollarına devam ediyordu
Arada bir eski bir araba sokağın başından geçiyor ardından motorunun sesi birkaç saniye boyunca duyulup kayboluyordu
Otobüsler ise daha da nadirdi.
Bir otobüs göründüğünde insanlar durup bakmıyor hayatlarına devam ediyordu çünkü Tonabirsada artık hiçbir şey eskisi kadar sık yaşanmıyordu şehrin bazı bölgelerinde yollar geniş ve temizdi oralarda kaldırımlar düzgün, binaların dış cepheleri bakımlıydı.
Ama sıradan insanların yaşadığı mahallelerde aynı görüntüyü bulmak mümkün değildi kırılmış kaldırım taşları duvar diplerinde biriken çöpler ve yıllardır yenilenmemiş binalar sokakların alışılmış görüntüsüne dönüşmüştü
Duvarlar ise şehrin sustuğu yerde konuşuyordu bir binanın köşesinde büyük harflerle yazılmıştı
BİZİ GÖRÜN.
Hemen altında başka bir yazı vardı
BU ŞEHİR SADECE SİZİN DEĞİL
Biraz ilerideki duvarda ise daha büyük bir cümle dikkat çekiyord.
KORKUYLA YÖNETİLEN BİR ÜLKEDE ÖZGÜRLÜK SADECE BİR KELİMEDİR
Yazının bazı harflerinin üzerine siyah boya sürülmüşt.
Başka bir duvarda ise yalnızca tek bir kelime kalmıştı
UYANIN
Onun da üzeri çizilmişti
Tonabirsanın sokaklarında bu yazıları gören herkes ne anlama geldiklerini bilmiyordu bilenler ise genellikle bir şey söylemiyordu çünkü şehirde bazı şeyleri bilmek, onları dile getirmekten daha kolaydı
Sokağın sonunda üç polis yürüyordu.
İnsanlar onları görünce yollarını değiştirmiyor, panikle kaçmıyor ya da başlarını öne eğmiyordu sadece hayatlarına devam ediyorlardı bir kadın elindeki poşetlerle evine gidiyor bir çocuk kaldırım kenarında arkadaşının yanında yürüyordu.
Polisler de yollarına devam etti tonabirsada bu görüntü sıradandı şehrin başka bir köşesinde eski bir binanın duvarına yeni bir yazı ekleniyordu
Genç bir adam elindeki spreyi kaldırıp son kelimeyi tamamladı
ADALET HERKES İÇİNDİR
Bir adım geri çekilip yazıya baktı sonra sokağın başına göz attı henüz kimse görünmüyordu spreyi cebine koydu ve uzaklaştı arkasında bıraktığı yazı, sabah güneşinin altında birkaç dakika daha kaldı
Sonra şehrin günlük gürültüsü arasında kayboldu tonabirsada hayat böyle devam ediyordu.
Fırınlar açılıyor, tezgâhlar kuruluyor çöpler toplanıyor insanlar işe gidiyor otobüsler nadiren geçiyor polisler sokaklarda dolaşıyordu
Her şey normal görünüyordu
Ama normal olan hiçbir şeyin gerçekten normal olmadığı bir şehirde bunu fark etmek zaman meselesiydi
Güneş çoktan yükselmişti tonabirsa'nın sokaklarında hayat yavaş yavaş hareketlenirken veylin kendilerine verilen evinde hâlâ derin bir sessizlik vardı
Ev oldukça genişti uzun bir koridorun iki yanında odalar sıralanıyor herkesin kendine ait odası bulunuyordu koridorun sonunda geniş bir salon salonun hemen yanında ise mutfak vardı evin büyük pencerelerinden sabah ışığı içeri süzülüyor koltukların ve ahşap zeminin üzerine soluk gölgeler bırakıyordu
Sedef gözlerini yavaşça açtı bir süre nerede olduğunu anlamaya çalışarak tavana baktı sonra yataktan kalkıp odasının kapısını açtı koridorda ilerlerken salonun kapısından içeri baktı alkan koltukta oturuyordu elindeki bardağa dalgın dalgın bakıyor, diğer eliyle koltuğun kenarına vuruyordu. Sedef gözlerini eliyle ovuştururken salona girdi "sen de mi uyuyamadın"
Alkan başını çevirip omzunun üzerinden Sedef'e baktı "Sence?" Sedef birkaç saniye ona baktıktan sonra gözlerini devirdi
"Tamam, sabah sabah trip atma"
"Trip atmıyorum"
"Yüzün atıyor"
Alkan elindeki bardağı sehpanın üzerine bıraktı "Senin yüzün de pek farklı değil" Sedef karşı koltuğa oturdu
"ben daha yeni uyandım"
"Ben de"
"Sen ne zamandır buradasın?" Alkan saate baktı "bir saattir" sedef'in kaşları havaya kalktı"Bir saattir burada oturup ne yapıyorsun?"
"Uyumayı bekliyorum"
Sedef birkaç saniye sessiz kaldı "sen gerçekten değişiksin"Alkan hafifçe gülümsedi
"Yeni mi fark ettin?
Koridordan gelen ayak sesleri ikisinin de dikkatini dağıttı Elfida saçlarını toparlamaya çalışarak mutfağa doğru ilerliyordu "Kim kahve yapıyor?" Sedef koltuğa biraz daha gömüldü "Alkan." Elfida mutfağın kapısında durup Alkan'a baktı
"Sen kahve yapabiliyor musun?"Alkan kaşını kaldırdı " bukadar şaşırmana gerek var mı?"
"Var."
Sedef araya girdi "Ben de şaşırdım" alkan ikisine birden baktı "İkiniz de çok yardımcı oldunuz" elfida mutfağa geçti."Ben yardım ederim."
"Sen kahveyi içersin."
"Doğru."
Sedef istemsizce güldü.
Bir süre sonra evin diğer odalarının kapıları da açılmaya başladı Lâl koridordan geçerken uykulu gözlerle mutfağa baktı Ekin arkasından gelip mutfağın kapısına yaslandı yalın ise elinde telefonuyla salona girdi ve koltuğun boş tarafına oturdu.
Devin en son odasından çıktı "Ne zamandır herkes ayakta?" Lâl mutfaktan cevap verdi. "Alkan yüzünden." Alkan şaşkınlıkla arkasını döndü"Ben ne yaptım?"Sabahın köründe kahve yapmaya kalktın"
"Sabahın körü değil"
Yalın saate baktı "yedi buçuk." Devin başını salladı "Benim için sabahın körü." Mutfaktan kahve kokusu yayılmaya başladığında evin içindeki sessizlik tamamen kayboldu
Sandalyeler çekildi tabaklar masaya bırakıldı kimisi hâlâ uykulu gözlerle oturuyor kimisi telefonuna bakıyor kimisi de önündeki kahvaltıya dalmış halde duruyordu
Bir süre sonra Sedef ekmeğinden küçük bir parça kopardı "Bugün bir şey yapacak mıyız?" Alkan cevap vermeden önce masadakilere baktı "Henüz bilmiyorum" ekin başını kaldırdı "Yönetimden haber gelmedi mi?"
"Gelmedi."
Lâl kaşlarını çattı "Bu kadar bekletmeleri normal mi?"Alkan birkaç saniye düşündü.
"Şimdilik normal." Masada kısa bir sessizlik oldu kimse bunun nedenini bilmiyordu ama Veyl'in son günlerde alıştığı bekleyişlerden biri daha başlamıştı dışarıda Tonabirsa kendi sabahına devam ediyordu içeride ise Veyl kendilerine verilen bu geniş evin güvenli olduğunu düşünerek kahvaltısını yapıyordu
Sonunda evden çıkıp saraya gelebildiler sarayda ilk başkan yardımcısı levent arasın yanına geldiler
Alkan kapıyı çaldı içerden "gir" diye net ses geldi
Levent bey hemen hiç zaman kaybetmeden grup lideri olan alkana uzattı
" Konusmaya gerek yok dosyada herşey yazıyo şimdi çıkın" alkan sertçe baktı bu tavrını sevmemişti levent ise umursamadı bilgisayarındaki e-mail 'lere bakmaya devam etti alkan eliyle gruba işaret yaptı çıktılar alkan dosyaya bakarken sinirle konuştu sesi kısıktı " tavrına bak ,köpek tavrı yapıyo bize aptal sürtük" sedef alkanın yaninda yürüyodu lider yardımcısı olarak " al bendende o kadar biz olmasak sıcak yatağından kalkıp o mu peşinden gidecek " başını hafifçe salladı "aptal" mırıldandı
Kısa bir süre sesizlik oldu lal sessizliği bozdu " arkadaşlar tam sövdük iyice yardımcının dedesine kadarda , ayıptır sorması görevimiz ne "
Sedef göz devirdi " her zamanki gibi takip edecez yani versinler elimize silahı gebertelim gitsinler işte neymiş sadece dövüş silah kullanma öldürme "
Devin ellerini pantolonun cebine koydu " beyinleri yok işte bunlarında"
Bir süre sesizce yürüdüler sonra yönetim sarayının bahçesine çıktılar
Alkan dosyayı elinde çevirerek birkaç saniye yürüdü sedef yanına yaklaştı "Ne yazıyor"
"Henüz açmadım " Lâl arkadan seslendi " yolda mı okuyacaksın" alkan durdu "Merak ediyorsan gel" lâl omuz silkti "yok sen oku ben sonucu senden dinlerim" alkan dosyanın kapağını açtı ilk sayfada yalnızca birkaç satır vardı.
DOSYA NO: 0471
GÖREV DURUMU: AKTİF
HEDEF: Kıyam
Alkannın bakışları sayfanın üzerinde birkaç saniye kaldı sedef onun omzunun üzerinden baktı "Yine Kıyam" alkan sayfayı çevirdi fotoğraflar çıktı beş farklı kişi her birinin altında isimleri yazıyordu
Melin Karaca.
Taylan Keskin.
Aden Soyer.
Kıvan Duman.
Onat Yücel.
Devin dosyaya biraz daha yaklaştı "beş kişi"
"Evet"
"Ne yapmışlar" alkan bir sonraki sayfaya geçti sayfanın üst kısmında tek bir başlık vardı
SUÇLAMALAR
Altında kısa maddeler sıralanmıştı alkan okumaya başladı.
"Kamu düzenini bozma, yetkili birimlere karşı saldırı , yasa dışı faaliyet Silahlı örgüt bağlantısı, insan kaçakçılığı , masum vatandaş cinayeti" lâl kaşlarını kaldırdı "Başka" alkan sayfanın altına baktı "şimdilik bu kadar" sedef dosyayı Alkanın elinden aldı "Şimdilik mi" alkan ona baktı "ne demek istediğini anladın" sedef sayfaları çevirdi "Yönetim bu insanları ne zamandır arıyor"
"Üç aydır "
Ekin dosyaya baktı "Üç aydır bulamadılar mı" alkan başını kaldırdı "biz bulacağız" Kısa bir sessizlik oldu devin ellerini cebine soktu "Adres" Alkan son sayfayı çevirdi bir adres vardı altında ise tek bir cümle
Kıyam üyeleri bu bölgede görülmüştür
Alkan dosyayı kapattı "Tamam." Sedef ona baktı "Ne tamam" alkan dosyayı kolunun altına sıkıştırdı "Av başlıyor" kimse cevap vermedi
Veyl grubu kendilerine özel arabaya bindiler hepsi yüzlerini saklayan maske taktılar
Silahlarını doldurmata başladılar yalın silahı doldurken konuştu " peki bizden önce kim uğraşıyodu bunlarla " lal hemen soruyu destekledi " he valla bende sorucaktım"
Sedef camdan dışari baktı " o dosyada yazmıyo ben halk arasında konuşurken duymuştum bizden önce tam 20 kişilik grup varmış efes grubu diyolarmiş görevlerindeki yedinci günü evlerinde hepsi Ölü bulunmuş"
Sonunda veyl gelmişlerdi indiler büyük bir depoydu ilk başta önünde durdular bırkaç saniye baktılar
Sonra içeri girdiker tahmin ettikleri gibiydi kıyam ordaydı onlarıbda yüzleri kapalıydı en önde örgüt lideri
Melin karaca
Yanında ise örgüt lider yardımcısı taylan keskin
Melin öne çıktı başına hafifçe yana eğdi " veyl..." Alkanda aynı soğuklukla konuştu "kıyam...."
Sedef ve taylanda karşı karşıyaydı ortam gergidi
Lal sağ köşede tetikte bekliyodu , yalın ise sol köşede tetiktiydi
Sedef ve alkanın arkasında ekin ve devin bekliyodu
Aden " ne yaptıklarımızını duymuşsunuzdur o yüzden istifa edin yoksa hikaye hiç iyi bitmez " lal göz devirdi " hah , ne demeye çalışiyosun sen ya yoksa bizi çekemiyo musunuz ah yazık , bizi çekemeyen varsa boynuna ip taksın biz çekeriz tamam mı bebeğim"
Aden dişlerinin arasından " seni var ya..." Lal yapmacık bir korkuyla " ovvv bak şuan elim ayağım titriyo bayılıcam buraya" aniden geri kendi soğukluğuna döndü
" senden mi korkucam ben gerizekali korkuyo olsam burda olmazdım zaten
Aden gözkerini kıstı " sen hep böyle misin " lal başını yana eğdi gözleri onu tartıyo gibiydi " nasıl " aden bastırarak dedi " sinir bozucu "
" İltifatın için teşekkürler"
Alkan maskenin altından sırıtiyodi işte benim ekibim diye
Aradan bir süre geç iki ayrı ekip hala Bakışıyodu
Sonu da sesizliği ekin bozdu " bizim buraya neden geldiğimizi çok iyi biliyosunuz adalete teslim olun yoksa zor kullanmak zorunda kalacağız "
Kıvan hafifçe güldü " Adalet mi güldürne beni yönetim dışı halkın yaşadığı taraflara bak bakalım neler oluyo " ekin iğneleyici şekilde " en azından biz sokaktaki insanların güvenliğini sağlamaya çalışıyoruz sizin gibi sokağı ev görmüş insanların evlerini yıkmıyoruz
Bir anda taylan sedefe bir tokat attı o an ortalık karışti sedef geri kalktı taylan bir yumruk attı
Aden ve lal rakip kesilmişlerdi ekin kıvanda aynı şekilde
Her iki tarafta profesyonel dövüşçüydü bir taraf hamle yaparken diğer taraf savunma yapıyodu o yüzden eşit kaldılar bir an içeri bir gaz bombası atıldı veyl şaşırdı kısa bir süre sonra başları döndü hepsi yere yığıldı
Kıyamın maskesi koku geçirmez okduğu için etkilenmemişlerdi o gaz bombasını aran kişi kıyam örgütünden onat yücel di
aradan iki saat geçti vely uyanmaya başladı ilk elfida uyandı maskeler hala yüzlerdeydi " iyimisiniz" alkan kalktı hala başı dönüyodu
Sonunda herkes uyandı sedef bir anda durdu " lan dosya , dosya nerde"
Yalın yüzünü sıvazladı " offf yemin ederim o tipsiz levent ilk önce bizi kıtır kıtır kesecek sonra kızgın yağda pişirecek "
Lal hala başı dönüyodu " peki telefonlar" herkes cebini yokladı telefonlar yoktu
Sonunda arabaya geçtiler arabanın anahtarına kadar almışlardı devin gözlerini kıstı beyninde tartmata çalışıyodu " peki asıl soru bizi niye öldürmediler "
Lal teori yürüterek "belki bize bir şans daha vermek istediler " elfida belini yokladı ardından " katılıyorum ve silahlarımızı almışlar peki biz burdan nasıl gidicez"
Devin " bilmiyorum"