Beyazperdenin arkasında, gölgelerin derinliklerinde, yalnızca cesaretin izinden gidebilecek bir dünya yatıyordu. Burada, tehlike dolu maceralar yaşayan kahramanlar gerçek birer efsaneye dönüşüyordu.
Karanlık bir gecede, New York şehrinin arka sokaklarından birinde, ünlü aksiyon kahramanı Lucas Black, kanun kaçağı bir suç lordunu takip ediyordu. Sokak lambalarının titrek ışığı altında, düşmanının peşinden gizlice ilerliyordu. Tam da hedefine yaklaştığı anda, beklenmedik bir patlama sesi yankılandı ve sokak aniden alev topuna döndü.
Patlamanın ardından kendine geldiğinde, Lucas bir enkaz yığınının altında sıkışmış halde buldu kendini. Yaralı bir şekilde kurtulup etrafına baktığında, suç lordunun kaçtığını gördü. Bir an önce onu durdurmalıydı.
Lucas, başka bir yol bulmak için enkazın üzerine tırmandı ve suç lordunu takip etmek üzere yola koyuldu. Yüksek binaların çatılarında süratle ilerlerken, tüfeklerin sesleriyle karşılaştı. Suç lordu adamlarını ona salmıştı. Lucas, atik hareketleriyle mermilerden kaçıp, düşmanlarına karşı hızlı ve ölümcül darbeler indirmeye başladı.
Sonunda suç lordunu kovalamaca son buldu ve onu yakaladı. Ancak, suç lordu son bir çırpınışla kendisine doğru gizlice bir bıçak attı. Lucas, refleksleriyle bıçağı havada yakaladı ve suç lorduna karşı durdu.
Bu sırada, silah sesleri tekrar yankılandı. Yaklaşan polislerin gelmesiyle Lucas, suç lordunu etkisiz hale getirdi ve onu polise teslim etti. Görev tamamlanmıştı, fakat daha büyük bir tehdit vardı.
Lucas, şehirde hüküm süren suç örgütünün lideri olan gölgelerin ardında bir düşman olduğunu biliyordu. Bu düşman, karanlıkta hareket eden, gizemli biri olarak biliniyordu. Lucas, adaleti sağlamak ve suçla savaşmak için bu gizemli düşmanı bulup etkisiz hale getirmek zorundaydı