İçeriğe geç

Gölgelerde Yaşayanlar

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Gölgelerde Yaşayanlar

Bölüm 1

Cehennem

Bazen sadece yaşamak isterdi insan oysa,peki neden yaşamak sadece nefes almaktan ibaretti..?

🌑

Düşünüyordum çoğu zaman,ne zaman hayatım bir çıkmaz sokağa dönüşmüştü ? Oysa biliyordum, doğduğum an başlamıştı hayatın darbeleri...

Bir anda düşüncelerimden uyandım ve işime odaklanmam gerektiğini hatırladım.Başımı kaldırdım ve herhangi bir müşterinin gelip gelmediğini kontrol ettim.Kimse gözükmüyordu,içimde bir rahatlama oluştu.

Saate bakarken neredeyse mesaimin bitmeye yakın olduğunu fark ettim.Son bir kez kimsenin gelip gelmediğini bir kontrol ettim ve çıkışımı devretmek için Aslı'nın numarasına tıkladım.

-Alo, Aslı nerdesin ? Seni bekliyorum mesaiyi devretmek için.

-Hemen marketin önündeyim,sen çık istersen.

-Tamam o zaman, kapatıyorum.

Telefonu kapattıktan bir süre sonra Aslı'nın içeriye girdiğini farkettim ve selam vererek marketten ayrıldım.

Bir süre yürüdüm ve yürüdüm.Düşünmemeye çalıştım.

Hayatımı,hayat bile denilemeyecek olan amaçsız hayatımı...

Telefonuma gelen bildirim sesiyle bir anda tüm düşüncelerimden sıyrıldım.Bildirimin bir hastaneden geldiğini fark ettim.

'Garip,neden bir hastane bir anda bana mesaj atsın ki ?'

Zihnimdekileri bir kenara atarak mesajın üstüne tıkladım ve okumaya başladım.

"Merhaba Saye Hanım,yaklaşık 18 yıl önce hastanemiz tarafından doğumda yapılan bir hatayı size bildirmek amacıyla bu mesajı size atıyoruz.Lütfen mesajı gördükten bir süre sonra bu numara üzerinden bize ulaşmanızı rica ederiz."

'Ne güzel hayatımız vardı zaten,bu da tuzu biberi oldu.Değişen birşey olmayacaktı zaten,ben kendi başımın çaresine bakardım.'Baktım da...

Aradan bir süre geçtikten sonra numaranın üstüne tıklayarak cevap verilmesini bekledim.

-Alo,* Devlet Hastanesi Sekreterliği.Size nasıl yardımcı olabilirim ?

-Merhaba hanfendi,bana bu hastanenin numarası üzerinden bir mesajla aramam belirtildi bu sebeple size ulaşmış bulunmaktayım.

-Anlıyorum,hemen kontrol ediyorum bir dakikanızı rica ediyorum...Adınızı ve soyadınızı öğrenebilir miyim ?

-Saye,Saye Işıl Aksoy.

-Ah,evet Saye Hanım galiba hastanemizde doğumda bir karışıklık olmuş ve sizin de reşit olmanız ve ebeveynlerinize ulaşamamış olmamız sebebiyle kendi numaranız üzerinden size ulaşılmış bulunulmaktadır.Yarın saat 14.30'da bir DNA testi üzerinden karışıklığı doğrulamak amacıyla hastanemize gelmenizi rica ederiz.Lütfen anne veya babanıza da bu durumu bildiriniz.

Uzun bur sessizlik oluştu.Söyledikleri,mesaj...Oysa ben bunu bir oyun veya yanlışlıkla olduğunu zannetmiştim.

Ne diyeceğimi bilemeyerek, öylece kalakalmıştım...

-Alo,Saye Hanım orda mısınız ?

Bir anda telefondan gelen sesle kendime geldim.

Ne cevap vereceğimi bilemeyerek ağzımdan zorla çıkardığım;

-Anlıyorum,peki teşekkür ederim.

Lafıyla aramayı sonlandırdıktan bir süre sonra bir anda gülmeye başladım, gülüşlerim kahkaya ve ardından da büyük bir sessizliğe dönüştü...

Gülümsedim,sanki daha önce hiç gülmemişim gibi gülümsedim.Ağlamadım,gözümden tek bir damla bile düşmedi.

Ben gözyaşlarımı 10 yaşındaki Işıl ile birlikte tüketmiştim.

Duraklayan adımlarımı tekrar harekete geçirdim.Otobüs saatini kaçırmadığımı ümit ederek durağa doğru koştum ve beklemeye başladım.Telefonda uygulamayı açtığımda 5 dakika kaldığını belirtiyordu.

Beklemeye koyuldum.

Bu beklenti içerisinde uzaklaştırdığım düşünceler tekrar zihnimi etkisi altına aldı.Kurtulamıyordum.

Tamam demiştim ya,kurtuldum demiştim.'O evden ayrılmanın beni cehennemden kurtardığını zannetmiştim.' Beni cehenneme mahkum eden bu hayattan kurtuldum demiştim...

'Oysa ki gerçek cehennem,eğer seni bir kere içine aldıysa esir edermiş seni kendine.Son buldurmazmış,yer edinirmiş hayatında.Sonsuzluğun karanlık sularına bularmış seni,bataklık gibi çırpındıkça içine çekermiş seni.Her ümit edişin de, ümitsizliğe boğarmış seni...

Öğrenmiştim.Öğretmişlerdi...'

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.