Aşağıya indiğimde tüm sevdiklerimin orda olduğnu , heryerin süslenmiş olduğunu gördüm. Her şey ve herkes çok güzeldi. Yanıma gelip her kes doğumgunumu kutluyor hediyeler veriyordu. Köşede oturan büyük annem yavaşca kalkıp yanıma geldi
-Güzel kızım annenden bize kalan en degerli şey sensin. Olurda seninde başına birşey gelirse kendini koruyabilecek güçtesin dedi ve bir kutu uzattı içinde gümüş çiçeklerle süslenmiş bir hançer vardı. En altında altın harflerle adım yazıyordu.
-Teşekkür ederim büyük anne
diyip ona sarıldım.
Tüm gün kutlama yapıp danslar edildi. Herkes çok eğleniyordu bende dahil.
Gün batımına doğru artık çok yorulmuştum. Bahçeye çıktım . Bu bahce benim odamın balkonunun tam altında kalan sadece bana özel heryeri zambaklarla çevrili bir bahçeydi.
Derin bir nefes aldım.
-çok yorucuydu.
dedim kendi kendime. Boynumdaki kolyeye uzandım. Sıkı sıkı tuttum içinde annem vardı. Onu anmak adına gök yüzüne baktım. Bu doğum günümde annemsiz geçmişti gözlerimden birkaç damla yaş süzülürken ensemde bir nefes hissettim.
Tam arkamı dönecekken sıkıca beni tutup, ağzımı kapattı ve kulağma fısıldadı.
-Ölüm günün kutlu olsun prenses laura...