İçeriğe geç

GÖLGEDEKİ SOY

Bölüm 3 · 2 dk okuma

GÖLGEDEKİ SOY

Bölüm 3

3. Bölüm Kırılma Noktası

Ertesi gün okul koridorları yine aynı iğrenç, boğucu havasıyla üzerime kabus gibi çökmüştü. Dolabımın kapağını açmaya çalışırken arkamdan gelen o tanıdık, alaycı kahkahaları duydum. Sınıfın en toksik tiplerinden biri, kolumu sertçe kavrayıp beni dolaba doğru itti.

"Naber ucube? Dün ders boyunca hocanın altında ezilmek yetmedi galiba, yine mal mal bakınıyorsun ortalıkta," dedi suratıma karşı sırıtarak.

Dişlerimi sıktım, gözlerimin dolmasını engellemek için içimdeki tüm öfkeyi mideme gömmeye çalıştım. "Siktir git," diye mırıldandım ama sesim o kadar kısıktı ki gürültünün arasında kaybolup gitti. Yanımdan geçerken defterime uzanıp yere fırlattılar. "Yerdeki çöplerini al, ezik," deyip kahkaha atarak uzaklaştılar. Eğilip yaprakları dağılmış defterimi toplarken içimdeki o zehirli öfkenin beni yiyip bitirdiğini hissediyordum. Bu hayattan, bu insanlardan, her şeyden nefret ediyordum.

Akşam eve döndüğümde durumun evde de farkı yoktu. Üvey babam kapıdan girmemle birlikte üzerime yürüyerek bağırmaya başladı: "Yine hangi cehennemde süründün lan! O odunları içeri taşıycaktın, unuttun mu yoksa akılsız başınla?"

"Okuldaydım, unuttum falan değil!" diye sesimi biraz yükselttim. Hayatımda ilk defa karşılık vermiştim.

Üvey babamın gözü döndü. Elindeki kalın deri kemeri çıkardığı gibi omzuma ve sırtıma geçirdi. "Bana sesini yükseltemezsin lan senin o leş hayatını ben verdim!" diye kükredi. Acıyla nefesim kesildi ama tek bir damla gözyaşı akıtmadım. Annem ise köşede durmuş, sadece boş ve suçlayıcı gözlerle bizi izliyordu; tek bir kelime bile etmedi.

Kendimi son gücümle odama atıp kapıyı kilitledim. Sırtımdaki o keskin acı, içimdeki öfkeyle birleştiğinde zihnimde adeta bir patlama yaşandı. Göğsümün ortasındaki o dipsiz boşluk, o tuhaf enerjiyle dolup taşmaya başladı. Nefes alamaz hale gelmiştim.

"Yeter!" diye bağırdım karanlık odada.

Ve o an... odadaki eşyalar, masanın üstündeki kalemler, kırık dökük lamba sanki yerçekimi kanununu kaybetmiş gibi yavaşça yerden yukarı, havaya doğru kalkmaya başladı. Kendi ellerime baktım; parmaklarımın ucundan sızan o siyah, görünmez bir dalga odayı sarıyordu. Havaya kalktığımı, yerle bağımın tamamen koptuğunu hissettim. Bedenim, kontrol edemediğim dehşet verici bir gücün elindeydi.

"Bu... Bu ne..." diye fısıldayabildim sadece.

Zihnimdeki o yoğun baskı, taşıyamayacağım kadar büyüktü. Gözlerimin önü karardı, kulaklarımda uğuldayan o yabancı sesler çığlığa dönüştü. Havaya kalktığım o saniyenin hemen ardından, bedenim tüm direncini kaybederek sertçe odanın tahta zeminine çakıldı ve derin bir karanlığa gömülerek bayıldım...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.