(Güneş'in ağzından)
Berk'le konuşmamızın üzerinden 1 gün geçmişti. Sabah kalktığımızda Berk bir otel bulduğunu söyledi. Bir süre sonra otelin önünde durmuş otele bakıyorduk. Biraz garip bir oteldi. Çünkü ağaçtan bir bungolava benziyordu. Evin ( ağaçevin) içine girdikten sonra daha da şaşırtıcı birşey oldu. Mayıs ve Yağız aynı odada kalmak istedi. Diğer iki odadan birine ben diğerine Berk geçti. Eşyalarımızı yerleştirdikten sonra gezmek için dışarı çıktık. İlk başta bir kahvaltı mekanına geldik. Çünkü gerçekten hepimiz çok açtık. Kahvaltının ilk 20 dakikası sessizlikle geçti. Sonra bu sessizliği ben böldüm:
- Eee enişte düğün ne zaman?
Mayıs bana sus işaretleri yaparken Yağız Mayıs'ı gördü.
- Neden öyle işaretler yapıyorsun sevgilim? Sonra bana döndü " İnşallah bu yaz" Mayıs bayılma hareketi yaparken Berk'le ikimiz sırıttık. Kahvaltıdan sonra bir AVM ' ye gittik. Ne kadar kültürlüyüz değil mi. Antalya'ya gelip AVM'ye gidiyoruz. Biz Mayıs'la direkt d&r daldık. Tam beş tane kitap aldıktan sonra dondurma yedik. Öğlen yemeği için durağımız hamburgerciydi.
Şuan ise ne mi yapıyorduk. Tabi ki de Yağız'ın 3. Hamburgerini bitirmesini bekliyorduk.
(...)
Yağız'da yemeğini bitirince ağaçevimize geri döndük. Çünkü denize girecektik. Mayomu giydikten sonra üzerime bir elbise geçirdim. Deniz kenarında serin rüzgarlar esiyordu. Bizde hemen yere örtü serdik eşyalarımızı koyduğumuz gibi denize doğru atladık. Çocuklar gibiydik. Tam yavaş yavaş yüzüyordum ki. Mayıs'ın çığlığını duydum. Mayıslara baktığımda, Yağız Mayıs'ı boğmaya çalışıyordu...
(...)
Güneş batmaya yakındı. Tabi ki de ben olan Güneş değil. Gökyüzünde parlayan güneş ☀☀☀. Berk'le Yağız sahilde oturuyordu. Mayıs ve bende kıyıda yüzmeye çalışıyorduk. Yağız Mayıs'a bakıp el salladı. Mayıs gülerek Yağız'a bakarken gözlerinin içi parlıyordu.
Mayıs'a dönerek:
- Onu çok seviyorsun değil mi?
- Evet ben hep kendimi Yağız'ı sevmemin imkansız olduğuna inandırmıştım. Yağız'ın beni arkadaş olarak gördüğünü düşünmüştüm. Ama şuan o kadar mutluyum ki. İyiki Yağız'ı sevmekten vazgeçmemişim, dedi tek nefeste...
(...)
Akşama doğruydu otele ( geldiğimizde altıma kot şort giyindim üstüne ise Mickey Mouse'lu bir t-shirt giyindim. Otelde ( ağaçevde) yemek verilmediği için başka bir lokantaya gidecektik. Arabaya bindiğimizde Yağız önü kapmıştı. Zaten Berk araba kullanıyordu.