Uyandığımda herkes hazır bir şekilde benim uyanmamı bekliyorlardı. Kalkıp üstümdeki hastane kıyafetinden kurtuldum. Birkaç eşyamı alıp hastaneyi terk ettik.
Saraya geçtik. Annem sonradan geldi. Gerçekten hiçbirşey hatırlamıyordu. Sarayda kaos başladı.
- Ne o Pena ? Bu kadar mutsuz girdiğin bir yer ancak cehennem olmalı.
- Ne alakası var ?
Tüm bunlar konuşulurken Annem ile Thomas konuşuyorlardı.
- Thomas bu kızın ismi ne ?
- "Pena " hanımefendi
- O ne ya "pencil " gibi. Peki ya şunun ismi ne?
- "Sana " hanımefendi
- Bunların ne değişik isimleri var be. " Sana sana sana diyor" Hihihi çok komik yağ
- Sessiz olurmusunuz hanımefendi. Duyamıyorum.
Bu tuhaf diyoloğun yanında bir de korkutucu diyolog vardı.
- Hadi ama kraliyeti gerçekten istemiyorsun Pena. Sen görkemli gücü istiyorsun.
- Ve o güçde kraliyetde, Sana
- Uzatmayacagğım. Son sözlerin neler?
"Dur bı dakika. Burada bir cinayetmi işleniyor ? Orada bir dur kardeşim." Diyemedim.
Pena şunları söyledi " Sana yaptıklarımdan pişman değilim"
Ve bir silah sesi.
Pena yerlerde.
Annem çığlık atıyor.
Sana kahkaha atıyor.
Thomas kâhyaları çağırıyor.
Kâhyalar Pena'yı yerden kaldırıyor.
Gözlerim kararıyor.
Sesler boğuklaşıyor.
KARANLIK
Not: Şu zamana kadar istemedim ancak yorum atıp beğenirsiniz bölümler daha hızlı gelir ve de çok mutlu olurum.
