Pena , yataktan yavaşça kalktı. Sendeleyerek yatağa oturdu. Gözlerini ovuşturdu. Yatağının karşısındaki aynaya baktı.Karşısında yorgunluktan çökmüş bir kız vardı. "Kraliçe olacağım günde böyle olamam"diye mırıldandı.
Tuvalete zorla gitti. Yürümeyi unutmuş gibiydi. Musluk gıcırdıyarak açıldı. Musluktan ilk önce paslı,kan gibi bir su aktı. 2 saniye sonra güzel berrak su eskisi gibi aktı. Neler oluyordu? Ellerini ve yüzünü yıkadı. Odasına gidip sabah kreminin kapağını açtı. Krem küflenmişti. Pena yüzünü ekşitti. İğrenerek kremi çöpe attı.
Yavaşça soyundu ve duşa girdi. Duş başlığından aynı musluk gibi paslı bir su aktı. İyi ki bana gelmedi diye düşündü. Suyun altında bir süre bekledi. Sonra kurulanıp odasından dün gece seçtiği elbisesini aldı. Bu elbise lila renginde, pembe tüylü ve kabarık bir elbiseydi. Giyinip hizmetçi Menty'i çağırdı.
İçerden ses seda gelmiyordu. Pena, topuklularını giyip salona gitti. Menty her sabah oturup örgü ördüğü koltuğunda yoktu. Pena sinirle bağırdı. Yine ses yoktu. Sinirle bağırıp çağırdı. Hiçbir ses yoktu. Terk edilmiş bir köşk gibiydi.
Pena'nın gözleri doldu. Pencereden baktı. Etraf normal değildi. Şato bir farklıydı. Her zamankinden daha fazla soluktu. Sokaklar çok tuhafdı. Etraf tamda şeyin istediği gibiydi. Şeyin...
SANA
Neden her yer böyleydi? Yoksa Sana Karaliçe mi olacaktı? Olamazdı. Olabilir miydiki? Pena tam bunları düşünürken masada birşey farketti.Bu bir şırıngaydı. İçinde ne vardı peki?
Şırınganın üstünde bir ilacın ismi vardı. Bu ilaç çoğunlukla uzun ameliyatlardan önce hastalara verilirdi ve hastlar 1 hafta uyanmazdı. Ancak normalda yarım miligram verilirdi. Ancak bunun miligrramı çok çok fazlaydı. Sonra bileğindeki ince noktayı gördü. Büyük ihtimalle şırıngayı ona bileğinden yapmışlardı.
"Şimdi anladım" diye mırıldandı Pena. Beni uyuttu değil mi ? Beni uyutup her şeyimi aldı. HER ŞEYİMİ.
Pena hızlı hareketlerle kapıya doğru gitti. Kapıyı açmaya çalıştı. Ama açamadı. Tekrar açmaya çalıştı ama yine açamadı. Eline salondaki vazoyu aldı ve bir hamlede kapıya fırlattı. Siniri geçmiyordu. Beyni zonkluyor, Sana'nın yüzü aklında dolaşıyordu.
Kapının kilitli olduğu aklına geldi. Kilidi hızlıca çevirdi. Kapı gıcırdıyarak açıldı. Dışarı çıkıp saraya doğru yürümeye başladı. Köşk ile saray arasında yürüyerek 5 dakika vardı. Yürürken aklına bir soru geldi. Ne zamandır uyuyordu? Şırınganın miligramı çok fazlaydı. Yani aylarca uyumuş olabilirdi.
Bu sırada çok acıktığını fark etti. Çarşı bölümüne girdi. Herkes ona şaşkınlıkla bakıyor, aralarında fısıldaşıyordu. Bir fırınna girdi. Fırıncı şaşkınlıkla bakıyordu. Pena "Bir simit lütfen" dediğinde ürktü. Bir simit çıkardı ve Pena ya verdi. Pena "Teşekkürler bayım"dedi ve çıktı. Kimse ondan para istemezdi. Zaten maaşları onun ailesinden geliyordu.
Pena simidi bir dakikada bitirdi. Hızlıca sarayın önüne geldi. Muhafızlar kapıyı açtı. Pena hızlıca sarayın merdivenlerine doğru gitti. Ama duraksadı. Tüm bunlar çok fazlaydı.




