İçeriğe geç

GÖLGE VE İNFAZ

Bölüm 2 · 6 dk okuma

GÖLGE VE İNFAZ

Bölüm 2

2.BÖLÜM:ALIŞMAK

‎Malek çalışma koltuğuna yaslanmıştı.

‎Önündeki ekranlarda konağın farklı noktaları görünüyordu.

‎Koridorlar.

‎Bahçe.

‎Giriş kapısı.

‎Ve Tom'un odası.

‎Malek gözlerini ekrandan ayırmadan birkaç saniye boyunca onu izledi.

‎Tom üzerini değiştirmiş, yatağın kenarına oturmuştu.

‎Yorgun görünüyordu.

‎Ama Malek'in dikkatini çeken şey bu değildi.

‎Tom'un odanın köşesine attığı kısa bakıştı.

‎Kameranın bulunduğu noktaya.

‎Çok kısa sürmüştü.

‎Normal bir insanın fark etmeyeceği kadar kısa.

‎Ama Malek fark etmişti.

‎Mavi gözleri hafifçe daraldı.

‎"İlginç..."

‎diye mırıldandı.

‎Tom birkaç saniye sonra yatağa uzandı.

‎Sanki hiçbir şey fark etmemiş gibi davranıyordu.

‎Bir süre sonra odanın ışıkları kapandı.

‎Malek ekranı birkaç saniye daha izledi.

‎Sonra monitörü kapattı.

‎Ertesi sabah.

‎Tom alarm çalmadan uyandı.

‎Ajanlık eğitiminin bıraktığı alışkanlıklardan biriydi.

‎Hızlıca hazırlanıp üzerini değiştirdi.

‎Tam odadan çıkacakken kapı çalındı.

‎Açtığında Elena'yı gördü.

‎Kadının elinde bir tepsi vardı.

‎"Günaydın."

‎"Günaydın."

‎"Bay Sinner kahvaltının hazırlanmasını istedi. Aşağı gel."

‎Tom başını salladı.

‎Elena devam etti.

‎"Kahvaltıdan sonra bahçeye inersin. Bugünkü görevlerin orada."

‎"Tamam."

‎Kahvaltı beklediğinden daha sessiz geçti.

‎Konağın büyüklüğüne rağmen masada yalnızca birkaç kişi vardı.

‎Elena.

‎İki çalışan.

‎Ve Malek.

‎Malek her zamanki gibi sakindi.

‎Kahvesini içerken ara sıra önündeki belgelere bakıyordu.

‎Tom birkaç kez istemeden ona baktığını fark etti.

‎Her seferinde Malek'in gözleri başka yerdeydi.

‎Bu da Tom'un neden huzursuz olduğunu daha da artırıyordu.

‎Kahvaltı bittikten sonra Tom koridora çıktı.

‎Bahçeye gitmeden önce konağın içini biraz daha incelemek istiyordu.

‎Her koridoru.

‎Her çıkışı.

‎Her kamerayı.

‎Bir ajan için ayrıntılar hayatiydi.

‎Merdivenlere doğru ilerlerken bir ses duydu.

‎Bir erkek sesi.

‎Tanıdıktı.

‎Tom olduğu yerde durdu.

‎Bu Malek'in sesiydi.

‎Ses yakındaki çalışma odalarından birinden geliyordu.

‎Kapı tam kapanmamıştı.

‎İçeriden konuşmalar duyuluyordu.

‎"...onu izlemeye devam edin."

‎Kısa bir sessizlik oldu.

‎Sonra yine Malek konuştu.

‎"Şimdilik dokunmayın."

‎Tom'un kaşları çatıldı.

‎Kimin hakkında konuşuyordu?

‎İçeride başka biri daha vardı.

‎Ama onun sesi çok daha kısık geliyordu.

‎Tom biraz daha yaklaşmayı düşündü.

‎Tam o sırada içeriden gelen sandalye sesi duyuldu.

‎Biri ayağa kalkmıştı.

‎Tom içgüdüsel olarak geri çekildi.

‎Ve birkaç saniye sonra kapı açılmaya başladı... 👀

‎Tom kapı açılmadan önce hızla merdivenlere yöneldi.

‎Sanki sadece görevini yapmak için oradaymış gibi davranıyordu.

‎Birkaç saniye sonra arkasından kapının açıldığını duydu ama dönüp bakmadı.

‎İçindeki merak büyüse de dikkat çekmek istemiyordu.

‎Öğleye doğru Malek konağın önüne geldi.

‎Siyah bir araç onu bekliyordu.

‎Elena birkaç evrak getirirken Tom da girişte duruyordu.

‎Malek arabaya binmeden önce kısa bir an durdu.

‎Bakışları Tom'a kaydı.

‎"Günün sakin geçsin."

‎Tom hafifçe başını eğdi.

‎"Size de."

‎Sonra Malek arabaya bindi ve konaktan ayrıldı.

‎Araç gözden kaybolana kadar Tom nedense arkasından baktığını fark etti.

‎Malek gittikten sonra konağın havası değişmiş gibiydi.

‎Tom gün boyunca evi daha ayrıntılı inceleme fırsatı buldu.

‎Koridorları.

‎Çıkışları.

‎Depoları.

‎Bahçeye açılan kapıları.

‎Konağı artık ilk günkü kadar yabancı hissetmiyordu.

‎Ama yine de bazı bölümler dikkatini çekiyordu.

‎Özellikle üst kattaki birkaç oda sürekli kilitliydi.

‎Akşamüstü Malek geri döndü.

‎Araç girişe yanaştığında Tom kapının önündeydi.

‎Kapıyı açtı.

‎Malek dışarı çıktı.

‎Her zamanki gibi sakin görünüyordu.

‎"İyi gün geçirdin mi?"

‎Tom kısa bir an duraksadı.

‎"Fena değildi."

‎Malek'in dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.

‎"Sana inanmadım."

‎Ve hiçbir açıklama yapmadan içeri yürüdü.

‎Tom birkaç saniye arkasından baktı.

‎Bu adamın konuşma şekline asla alışamayacaktı.

‎Akşam yemeğinde konağın büyük yemek salonunda karşılıklı oturuyorlardı.

‎Elena servis yaptıktan sonra salondan ayrıldı.

‎Bir süre sessizlik hâkim oldu.

‎Sonra Malek konuştu.

‎"Yarın yine bir davet vereceğiz."

‎Tom kaşını kaldırdı.

‎"Her gün mü davet düzenliyorsunuz?"

‎Malek kahvesinden bir yudum aldı.

‎"Sık sık gerçekleşir."

‎"Bayağı sosyal bir hayat."

‎Malek'in gözlerinde kısa süreli bir eğlence belirdi.

‎"İnsanlar beni görmekten hoşlanıyor."

‎Tom içinden bunun ne kadar doğru olduğundan emin olamadı.

‎Ertesi gün konak yeniden hareketlenmişti.

‎Hazırlıklar.

‎Masa düzenleri.

‎Çiçekler.

‎Yeni çalışanlar.

‎Tom yine girişte görevlendirildi.

‎Misafirleri karşılıyor, onları içeri yönlendiriyordu.

‎Bir süre sonra genç bir kadın misafir geldi.

‎Kadın girişte durup Tom'a gülümsedi.

‎"Sanırım yeni çalışansın."

‎Tom kibarca başını salladı.

‎"Evet."

‎Kadın gitmek yerine yanında kalmaya devam etti.

‎Sohbet açtı.

‎Sorular sordu.

‎Gülümsedi.

‎Tom mümkün olduğunca profesyonel davranmaya çalışıyordu.

‎Fakat kadın onunla konuşmaktan vazgeçmiyordu.

‎Tam o sırada salondan bir hareketlenme oldu.

‎Tom başını kaldırdı.

‎Malek birkaç metre ötede durmuş onlara bakıyordu.

‎Yüzünde hiçbir ifade yoktu.

‎Ama mavi gözleri ikisinin üzerinde durmuştu.

‎Uzun.

‎Sessiz.

‎Anlaşılmaz bir bakış.

‎Kadın bile bunu fark etmiş gibi hafifçe sustu.

‎Sonra Malek yanlarına geldi.

‎"İyi akşamlar."

‎Kadın gülümsedi.

‎"Bay Sinner."

‎Malek başını salladıktan sonra gözlerini Tom'a çevirdi.

‎"Keyfiniz yerindedir umarım."

‎Tom onun neden özellikle bunu söylediğini anlayamadı.

‎"Sanırım öyle."

‎"Ne güzel."

‎Malek'in sesi sakindi.

‎Ama nedense Tom kendini sorguya çekiliyormuş gibi hissetti.

‎Birkaç saniye sonra Malek uzaklaştı.

‎Kadın ise şaşkın görünüyordu.

‎"Patronun biraz korkutucu."

‎Tom istemeden güldü.

‎"Bu konuda yalnız değilsiniz."

‎Gece yarısına doğru davet sona erdi.

‎Misafirler ayrıldı.

‎Salon boşaldı.

‎Tom son kontrolleri yaparken Elena tekrar yanına geldi.

‎Bu kez yüzündeki ifade tanıdıktı.

‎"Bay Sinner seni odasına çağırıyor."

‎Tom içinden derin bir nefes aldı.

‎"Yine mi?"

‎Elena gülümsememek için kendini zorladı.

‎"Yine."

‎Tom merdivenlere yöneldi.

‎Koridor sessizdi.

‎Kapının önüne geldiğinde kalbi biraz daha hızlı atıyordu.

‎İki kez vurdu.

‎İçeriden hemen cevap geldi.

‎"Gir."

‎Tom kapıyı açtı.

‎Malek pencerenin önünde duruyordu.

‎Şehrin ışıkları uzakta parlıyordu.

‎Malek arkasını dönmeden konuştu.

‎"Bugün ilginç bir gün geçirmişsin."

‎Tom'un içinde kötü bir his uyandı.

‎Çünkü Malek'in neyi kastettiğini tahmin edebiliyordu.

‎Ve bu konuşmanın kısa sürmeyeceğini de. 👀📖Tom kapıyı kapattıktan sonra odanın ortasında durdu.

‎Malek çalışma masasının yanında ayakta duruyordu.

‎Bir süre sessizlik oldu.

‎Sonra konuştu.

‎"Bugünkü misafirlerden biri seninle oldukça uzun süre sohbet etti."

‎Tom ne hakkında konuşulduğunu hemen anlamıştı.

‎"Bir şey sormuştu. Ben de cevap verdim."

‎Malek başını hafifçe eğdi.

‎"Sadece cevap mı verdin?"

‎Tom kaşlarını çattı.

‎"Bu işimin bir parçası."

‎Malek birkaç saniye boyunca ona baktı.

‎Her zamanki gibi yüzünde belirgin bir ifade yoktu.

‎"Sana fazla yakındı."

‎Tom bu yorum karşısında kısa süreliğine şaşırdı.

‎"Misafirlerin davranışlarını kontrol edemem."

‎"Doğru."

‎Malek masasına doğru yürüdü.

‎"Eğer biri seni rahatsız ederse Elena'ya haber ver."

‎Tom bunun neden söylendiğini anlayamadı.

‎"Neden?"

‎"Çünkü çalışanlarımın işlerini yapmasını tercih ederim."

‎Kısa ve net bir cevaptı.

‎Tom başını salladı.

‎"Anlaşıldı."

‎Birkaç dakika daha gün içindeki görevler ve yarının planları hakkında konuştular.

‎Sonunda Malek elindeki dosyayı kapattı.

‎"Gidebilirsin."

‎Tom bu sefer itiraz etmeden odadan çıktı.

‎Kendi odasına döndüğünde kapıyı kapattı.

‎İlk yaptığı şey odayı dikkatlice incelemek oldu.

‎Kamera hâlâ oradaydı.

‎Ama sanki yokmuş gibi davranmaya devam etti.

‎Çantasını açtı.

‎Sonra yatağın kenarına oturup görünmeyecek şekilde iletişim cihazını çıkardı.

‎Birkaç saniye sonra Mike'ın sesi duyuldu.

‎"Rapor."

‎Tom alçak sesle konuşmaya başladı.

‎Son iki günü.

‎Misafirleri.

‎Konağın bölümlerini.

‎Malek'in davranışlarını.

‎Şüpheli odaları.

‎Hepsini tek tek anlattı.

‎Mike dikkatle dinledi.

‎"Kimliğinden şüpheleniyor olabilir mi?"

‎Tom düşündü.

‎"Tam emin değilim."

‎"Bu cevap hoşuma gitmedi."

‎"Benim de."

‎Görüşme birkaç dakika daha sürdü.

‎Sonunda bağlantı kesildi.

‎Tom cihazı sakladı.

‎Aynı anda konağın başka bir bölümünde Malek sessizce oturuyordu.

‎Önündeki ekranlarda güvenlik kameraları açıktı.

‎Tom'un odası da bunlardan biriydi.

‎Malek hiçbir şey söylemeden görüntüyü izliyordu.

‎Tom odanın içinde dolaştı.

‎Dolabını açtı.

‎Üzerindekileri değiştirdi.

‎Sonra ışıkları kapattı.

‎Yatağa uzandı.

‎Bir süre tavana baktı.

‎Son günlerde yaşananları düşünüyordu.

‎Bu görev.

‎Bu ev.

‎Ve özellikle Malek Sinner.

‎Gözleri yavaş yavaş kapanmaya başladı.

‎Birkaç dakika sonra derin bir sessizlik odayı doldurdu.

‎Tom uyumuştu.

‎Konağın başka bir köşesinde ise Malek ekranı birkaç saniye daha izledi.

‎Sonra monitörü kapattı.

‎Ama aklında hâlâ aynı soru vardı:

‎Tom Reed gerçekten göründüğü kişi miydi? 📖👀

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.