Malek çalışma koltuğuna yaslanmıştı.
Önündeki ekranlarda konağın farklı noktaları görünüyordu.
Koridorlar.
Bahçe.
Giriş kapısı.
Ve Tom'un odası.
Malek gözlerini ekrandan ayırmadan birkaç saniye boyunca onu izledi.
Tom üzerini değiştirmiş, yatağın kenarına oturmuştu.
Yorgun görünüyordu.
Ama Malek'in dikkatini çeken şey bu değildi.
Tom'un odanın köşesine attığı kısa bakıştı.
Kameranın bulunduğu noktaya.
Çok kısa sürmüştü.
Normal bir insanın fark etmeyeceği kadar kısa.
Ama Malek fark etmişti.
Mavi gözleri hafifçe daraldı.
"İlginç..."
diye mırıldandı.
Tom birkaç saniye sonra yatağa uzandı.
Sanki hiçbir şey fark etmemiş gibi davranıyordu.
Bir süre sonra odanın ışıkları kapandı.
Malek ekranı birkaç saniye daha izledi.
Sonra monitörü kapattı.
Ertesi sabah.
Tom alarm çalmadan uyandı.
Ajanlık eğitiminin bıraktığı alışkanlıklardan biriydi.
Hızlıca hazırlanıp üzerini değiştirdi.
Tam odadan çıkacakken kapı çalındı.
Açtığında Elena'yı gördü.
Kadının elinde bir tepsi vardı.
"Günaydın."
"Günaydın."
"Bay Sinner kahvaltının hazırlanmasını istedi. Aşağı gel."
Tom başını salladı.
Elena devam etti.
"Kahvaltıdan sonra bahçeye inersin. Bugünkü görevlerin orada."
"Tamam."
Kahvaltı beklediğinden daha sessiz geçti.
Konağın büyüklüğüne rağmen masada yalnızca birkaç kişi vardı.
Elena.
İki çalışan.
Ve Malek.
Malek her zamanki gibi sakindi.
Kahvesini içerken ara sıra önündeki belgelere bakıyordu.
Tom birkaç kez istemeden ona baktığını fark etti.
Her seferinde Malek'in gözleri başka yerdeydi.
Bu da Tom'un neden huzursuz olduğunu daha da artırıyordu.
Kahvaltı bittikten sonra Tom koridora çıktı.
Bahçeye gitmeden önce konağın içini biraz daha incelemek istiyordu.
Her koridoru.
Her çıkışı.
Her kamerayı.
Bir ajan için ayrıntılar hayatiydi.
Merdivenlere doğru ilerlerken bir ses duydu.
Bir erkek sesi.
Tanıdıktı.
Tom olduğu yerde durdu.
Bu Malek'in sesiydi.
Ses yakındaki çalışma odalarından birinden geliyordu.
Kapı tam kapanmamıştı.
İçeriden konuşmalar duyuluyordu.
"...onu izlemeye devam edin."
Kısa bir sessizlik oldu.
Sonra yine Malek konuştu.
"Şimdilik dokunmayın."
Tom'un kaşları çatıldı.
Kimin hakkında konuşuyordu?
İçeride başka biri daha vardı.
Ama onun sesi çok daha kısık geliyordu.
Tom biraz daha yaklaşmayı düşündü.
Tam o sırada içeriden gelen sandalye sesi duyuldu.
Biri ayağa kalkmıştı.
Tom içgüdüsel olarak geri çekildi.
Ve birkaç saniye sonra kapı açılmaya başladı... 👀
Tom kapı açılmadan önce hızla merdivenlere yöneldi.
Sanki sadece görevini yapmak için oradaymış gibi davranıyordu.
Birkaç saniye sonra arkasından kapının açıldığını duydu ama dönüp bakmadı.
İçindeki merak büyüse de dikkat çekmek istemiyordu.
Öğleye doğru Malek konağın önüne geldi.
Siyah bir araç onu bekliyordu.
Elena birkaç evrak getirirken Tom da girişte duruyordu.
Malek arabaya binmeden önce kısa bir an durdu.
Bakışları Tom'a kaydı.
"Günün sakin geçsin."
Tom hafifçe başını eğdi.
"Size de."
Sonra Malek arabaya bindi ve konaktan ayrıldı.
Araç gözden kaybolana kadar Tom nedense arkasından baktığını fark etti.
Malek gittikten sonra konağın havası değişmiş gibiydi.
Tom gün boyunca evi daha ayrıntılı inceleme fırsatı buldu.
Koridorları.
Çıkışları.
Depoları.
Bahçeye açılan kapıları.
Konağı artık ilk günkü kadar yabancı hissetmiyordu.
Ama yine de bazı bölümler dikkatini çekiyordu.
Özellikle üst kattaki birkaç oda sürekli kilitliydi.
Akşamüstü Malek geri döndü.
Araç girişe yanaştığında Tom kapının önündeydi.
Kapıyı açtı.
Malek dışarı çıktı.
Her zamanki gibi sakin görünüyordu.
"İyi gün geçirdin mi?"
Tom kısa bir an duraksadı.
"Fena değildi."
Malek'in dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.
"Sana inanmadım."
Ve hiçbir açıklama yapmadan içeri yürüdü.
Tom birkaç saniye arkasından baktı.
Bu adamın konuşma şekline asla alışamayacaktı.
Akşam yemeğinde konağın büyük yemek salonunda karşılıklı oturuyorlardı.
Elena servis yaptıktan sonra salondan ayrıldı.
Bir süre sessizlik hâkim oldu.
Sonra Malek konuştu.
"Yarın yine bir davet vereceğiz."
Tom kaşını kaldırdı.
"Her gün mü davet düzenliyorsunuz?"
Malek kahvesinden bir yudum aldı.
"Sık sık gerçekleşir."
"Bayağı sosyal bir hayat."
Malek'in gözlerinde kısa süreli bir eğlence belirdi.
"İnsanlar beni görmekten hoşlanıyor."
Tom içinden bunun ne kadar doğru olduğundan emin olamadı.
Ertesi gün konak yeniden hareketlenmişti.
Hazırlıklar.
Masa düzenleri.
Çiçekler.
Yeni çalışanlar.
Tom yine girişte görevlendirildi.
Misafirleri karşılıyor, onları içeri yönlendiriyordu.
Bir süre sonra genç bir kadın misafir geldi.
Kadın girişte durup Tom'a gülümsedi.
"Sanırım yeni çalışansın."
Tom kibarca başını salladı.
"Evet."
Kadın gitmek yerine yanında kalmaya devam etti.
Sohbet açtı.
Sorular sordu.
Gülümsedi.
Tom mümkün olduğunca profesyonel davranmaya çalışıyordu.
Fakat kadın onunla konuşmaktan vazgeçmiyordu.
Tam o sırada salondan bir hareketlenme oldu.
Tom başını kaldırdı.
Malek birkaç metre ötede durmuş onlara bakıyordu.
Yüzünde hiçbir ifade yoktu.
Ama mavi gözleri ikisinin üzerinde durmuştu.
Uzun.
Sessiz.
Anlaşılmaz bir bakış.
Kadın bile bunu fark etmiş gibi hafifçe sustu.
Sonra Malek yanlarına geldi.
"İyi akşamlar."
Kadın gülümsedi.
"Bay Sinner."
Malek başını salladıktan sonra gözlerini Tom'a çevirdi.
"Keyfiniz yerindedir umarım."
Tom onun neden özellikle bunu söylediğini anlayamadı.
"Sanırım öyle."
"Ne güzel."
Malek'in sesi sakindi.
Ama nedense Tom kendini sorguya çekiliyormuş gibi hissetti.
Birkaç saniye sonra Malek uzaklaştı.
Kadın ise şaşkın görünüyordu.
"Patronun biraz korkutucu."
Tom istemeden güldü.
"Bu konuda yalnız değilsiniz."
Gece yarısına doğru davet sona erdi.
Misafirler ayrıldı.
Salon boşaldı.
Tom son kontrolleri yaparken Elena tekrar yanına geldi.
Bu kez yüzündeki ifade tanıdıktı.
"Bay Sinner seni odasına çağırıyor."
Tom içinden derin bir nefes aldı.
"Yine mi?"
Elena gülümsememek için kendini zorladı.
"Yine."
Tom merdivenlere yöneldi.
Koridor sessizdi.
Kapının önüne geldiğinde kalbi biraz daha hızlı atıyordu.
İki kez vurdu.
İçeriden hemen cevap geldi.
"Gir."
Tom kapıyı açtı.
Malek pencerenin önünde duruyordu.
Şehrin ışıkları uzakta parlıyordu.
Malek arkasını dönmeden konuştu.
"Bugün ilginç bir gün geçirmişsin."
Tom'un içinde kötü bir his uyandı.
Çünkü Malek'in neyi kastettiğini tahmin edebiliyordu.
Ve bu konuşmanın kısa sürmeyeceğini de. 👀📖Tom kapıyı kapattıktan sonra odanın ortasında durdu.
Malek çalışma masasının yanında ayakta duruyordu.
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra konuştu.
"Bugünkü misafirlerden biri seninle oldukça uzun süre sohbet etti."
Tom ne hakkında konuşulduğunu hemen anlamıştı.
"Bir şey sormuştu. Ben de cevap verdim."
Malek başını hafifçe eğdi.
"Sadece cevap mı verdin?"
Tom kaşlarını çattı.
"Bu işimin bir parçası."
Malek birkaç saniye boyunca ona baktı.
Her zamanki gibi yüzünde belirgin bir ifade yoktu.
"Sana fazla yakındı."
Tom bu yorum karşısında kısa süreliğine şaşırdı.
"Misafirlerin davranışlarını kontrol edemem."
"Doğru."
Malek masasına doğru yürüdü.
"Eğer biri seni rahatsız ederse Elena'ya haber ver."
Tom bunun neden söylendiğini anlayamadı.
"Neden?"
"Çünkü çalışanlarımın işlerini yapmasını tercih ederim."
Kısa ve net bir cevaptı.
Tom başını salladı.
"Anlaşıldı."
Birkaç dakika daha gün içindeki görevler ve yarının planları hakkında konuştular.
Sonunda Malek elindeki dosyayı kapattı.
"Gidebilirsin."
Tom bu sefer itiraz etmeden odadan çıktı.
Kendi odasına döndüğünde kapıyı kapattı.
İlk yaptığı şey odayı dikkatlice incelemek oldu.
Kamera hâlâ oradaydı.
Ama sanki yokmuş gibi davranmaya devam etti.
Çantasını açtı.
Sonra yatağın kenarına oturup görünmeyecek şekilde iletişim cihazını çıkardı.
Birkaç saniye sonra Mike'ın sesi duyuldu.
"Rapor."
Tom alçak sesle konuşmaya başladı.
Son iki günü.
Misafirleri.
Konağın bölümlerini.
Malek'in davranışlarını.
Şüpheli odaları.
Hepsini tek tek anlattı.
Mike dikkatle dinledi.
"Kimliğinden şüpheleniyor olabilir mi?"
Tom düşündü.
"Tam emin değilim."
"Bu cevap hoşuma gitmedi."
"Benim de."
Görüşme birkaç dakika daha sürdü.
Sonunda bağlantı kesildi.
Tom cihazı sakladı.
Aynı anda konağın başka bir bölümünde Malek sessizce oturuyordu.
Önündeki ekranlarda güvenlik kameraları açıktı.
Tom'un odası da bunlardan biriydi.
Malek hiçbir şey söylemeden görüntüyü izliyordu.
Tom odanın içinde dolaştı.
Dolabını açtı.
Üzerindekileri değiştirdi.
Sonra ışıkları kapattı.
Yatağa uzandı.
Bir süre tavana baktı.
Son günlerde yaşananları düşünüyordu.
Bu görev.
Bu ev.
Ve özellikle Malek Sinner.
Gözleri yavaş yavaş kapanmaya başladı.
Birkaç dakika sonra derin bir sessizlik odayı doldurdu.
Tom uyumuştu.
Konağın başka bir köşesinde ise Malek ekranı birkaç saniye daha izledi.
Sonra monitörü kapattı.
Ama aklında hâlâ aynı soru vardı:
Tom Reed gerçekten göründüğü kişi miydi? 📖👀