Dönme dolabın tepesindeki kabinde bağlı duran kişi gerçekten Minho'nun ağabeyiydi.
Minho'nun gözleri büyüdü.
"Hyung..."
Seungmin ilk kez Minho'yu bu kadar sarsılmış görüyordu.
Bombanın ekranı yanıp sönüyordu.
04:37...
Minho hiç düşünmeden dönme dolaba doğru koştu.
"Minho! Dur, bu tuzak olabilir!"
Ama Minho dinlemedi.
Tam o sırada...
BANG!
Bir keskin nişancı mermisi Minho'nun hemen yanındaki zemine isabet etti.
Seungmin refleksle Minho'yu yere çekti.
"Keskin nişancı var!"
Çatılardan üç Phantom nişancısı ateş açmaya başladı.
Seungmin hızla bir aracın arkasına geçti ve karşılık verdi.
İlk nişancıyı etkisiz hâle getirdi.
İkinci nişancı yer değiştirdi.
Üçüncüsü ise Minho'yu hedef almıştı.
Tam tetiği çekecekken...
BAM!
Seungmin'in tek atışı hedefini buldu.
02:58...
Minho dönme dolabın kontrol odasına ulaştı.
Elektrik sistemi kilitlenmişti.
Kapıyı tekmeyle kırdı.
Kablolar birbirine dolaştırılmıştı.
Bir ekran açıldı.
Marion görünüyordu.
"Bir seçim yap."
"Ya bombayı durdurursun..."
"...ya da ağabeyini kurtarırsın."
"İkisini birden yapamazsın."
Ekran kapandı.
Minho'nun yüzü gerildi.
Seungmin koşarak yanına geldi.
"Ben bombayla ilgilenirim."
"Sen ağabeyini al."
Minho tereddüt etti.
"Ya başaramazsan?"
Seungmin hafifçe gülümsedi.
"Biraz güven."
Minho dönme dolaba tırmanmaya başladı.
Rüzgâr giderek şiddetleniyordu.
Kabine ulaştığında ağabeyinin ellerini çözdü.
Ama tam o anda...
Ağabeyi yavaşça gözlerini açtı.
"Kaç..."
Minho şaşırdı.
"Neden?"
Ağabeyi fısıldadı:
"Ben... Phantom'un içindeydim."
"Onlar beni yıllarca kullandı."
"Buradan çık..."
Sözünü bitiremeden...
Göğsüne gizlenmiş küçük bir patlayıcı aktifleşti.
00:20...
Minho'nun yüzü bembeyaz oldu.
Aşağıdan Seungmin bağırdı:
"Minho! Atla!"
Minho son anda ağabeyini de kucaklayarak kabinden atladı.
Seungmin aynı anda ana bombanın kablolarını kesti.
00:01...
Sessizlik...
Sonra...
Patlama olmadı.
Bomba durmuştu.
Ancak Minho'nun ağabeyi ağır yaralıydı.
Ambulans gelirken kolunu tuttu.
"Phantom'un gerçek liderini bul..."
"Adı..."
Tam söyleyecekken gözleri kapandı.
Monitörde düz çizgi belirdi.
Minho sessizce başını eğdi.
Uzaktan onları izleyen siyah kapüşonlu biri fısıldadı:
"Artık oyun gerçekten başlıyor."
Ve ilk kez yüzünün bir kısmı göründü...
Ama kimliği hâlâ gizemini koruyordu.
Devam edecek... 🔥