Şehir gece olunca bambaşka bir kimliğe bürünüyordu. Sokak lambalarının solgun ışıkları, kaldırımların üzerindeki gri taşlara düşüyor, gölgeler birbirine karışıyordu. Dedektif Ela Yılmaz, uzun zamandır peşinde olduğu gölgeyi bu karanlıkta fark etti. Adımlarını sessizce hızlandırdı, nefesini kontrol ederek takip etmeye başladı. Gölge, sanki şehrin ritmiyle dans eder gibi kayıyor, her köşe dönüşünde gözden kayboluyor ama bir sonraki adımda yine ortaya çıkıyordu.Ela cebinden küçük bir takip cihazı çıkardı; gölgeyi izleyen kameralardan gelen sinyaller, onu adım adım yönlendiriyordu. Fakat her ne kadar cihaz onu yönlendiriyor olsa da, gölgeyi izlemek bir labirentte yürümek gibiydi; sanki her adımda bir tuzak vardı. Gölge bir ara dar bir sokağa girdi ve kayboldu. Ela, nefesini tuttu, kalbi hızla atıyordu. Kapıyı yavaşça açtığında karşısında duran kişi, yıllardır kayıp olarak bilinen dedektif Kaan Arslan’dı. Gözleri karanlığın içinde parlıyor, yüzünde anlaşılmaz bir gülümseme vardı.“Beni yakalayabileceğini mi sandın?” dedi Kaan. Sesindeki soğukluk Ela’nın tüylerini diken diken etti. Ama aynı anda bir merak ve hayret de vardı içinde; yıllardır kaybolmuş bir adamın, şehri kendi gölgesi gibi dolaşması tuhaftı. Ela, derin bir nefes aldı. “Ne yaptığını biliyorum. Ama bu kadar uzun süre ortadan kaybolmak… neyi planlıyordun?”Kaan gülerek ilerledi. “Şehir bir satranç tahtası, Ela. Herkes kendi taşını oynuyor, ama ben her hamleyi görüyorum.” Masanın üzerindeki eski dosyaları işaret etti. Dosyaların içinde şehrin suç haritası, gizli bağlantılar ve daha önce kimsenin bilmediği bilgiler vardı. Ela dosyayı açtı; her sayfa, Kaan’ın şehrin tüm suç ağını nasıl kontrol ettiğini gösteriyordu. Gözleri büyüdü; bu sadece bir hırsızlık vakası değil, çok daha büyük bir oyunmuş.Ela dosyayı kapatıp Kaan’a döndü. “Bunu durdurmam lazım. Şehir, senin oyun alanın olamaz.” Kaan, karanlıkta hafifçe eğildi, gözleri ona meydan okuyordu. “Bunu durdurmaya çalışmak… işte gerçek oyun burada başlıyor.”O andan itibaren, Ela, gölgenin peşinde olduğunu düşündü ama aslında gölge onu bekliyordu. Karanlık sokaklar, gizli dehlizler, eski depolar ve unutulmuş binalar… Her köşe, her adım, onu Kaan’ın kurduğu oyunun bir parçasına çekiyordu. Ela, sadece bir dedektif değildi artık; aynı zamanda bu karanlık oyunda kendi zekâsını, cesaretini ve sınırlarını test eden bir oyuncuydu.Ve gece boyunca, gölge kaybolup ortaya çıktıkça, Ela anladı ki bu peşinde olduğu kişi sadece bir suçlu değil, aynı zamanda şehrin tüm sırlarını elinde tutan, gölgeyle yaşayan bir efsaneydi. Kovalamaca devam ediyordu ve her adım, her karar, ölümcül bir oyunun içine daha fazla sürüklüyordu.
Bölüm 1
Bölüm 1
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.