İçeriğe geç

Gölge Koruyucuları

Bölüm 12 · 3 dk okuma

Gölge Koruyucuları

Bölüm 12

✨Ölüm✨

Bangchan bu güven dolu sözleri içinde kayboldum.

Bangchan bana çok güvenilir bir şekilde bakıyordu. Bende onun bu sözlerine karşı gülümsedim. Bangchan beni alıp yukarı çıkardı. Beni yatağa yatırıp yanındaki tekli koltuğa oturdu. Beni izledi. İzlerken gülümsedi. Sonunda Yatağa uzanmıştım ama bir türlü uyuyamıyordum. Bangchan koltuğa otumuş yanımda duruyordu. Işıklar kapalıydı, Bangchan'ın yüzünü göremiyordum. Sonra birden bir hıçkırık sesi yükseldi ve birden kesildi. Bangchan'a baktım gözüm karanlığa alıştığı Bangchan'ı biraz görebiliyordum. Ağzını kapatmış bana bakıyordu. B-Bangchan ağlıyor mu? Yattığım yerde doğruldum. Yastığımın yanında olan telefonumu alıp ışığını açtım. Bangchan sessiz sessiz ağlıyordu. Onu öyle görünce benim de birden gözlerim doldu. Bangchan'ın hala yanaklarından gözyaşları süzülüyordu. Hızla ayağa kalkıp Bangchan sarıldım ve koltuğun yanındaki sandalyeye oturdum. Bangchan'la konuşmaya başladım:

-"B-Bangchan neden ağlıyorsun?"

Bangchan benden ayrıldı konuşmaya çalıştı ama titreyen dudakları bir türlü durmuyor o da konuşamıyordu. Konuşmayınca araya girdim:

-"T-tamam. K-kendini zorlama sonra konuşuruz."

Tekrar Bangchan'a sarıldım. Başını omzuma koymuş hala sessiz sessiz ağlıyordu. Zar zor olsa da konuştu, o konuşunca ondan yavaşça ayrıldım.

-"M-M-Mi Roo" dedi ama devamını getiremedi. Ben tekrar araya girdim.

-"Evet, Bangchan ben burdayım. Ne oldu? Bana anlatabilirsin."

-"Mi Roo... o katil uzun zamandır ortada yoktu. Tekrar ortaya çıkınca annemle kardeşime aklıma geldi. Bir gün annemle tartışmıştım. Dışarı çıktım, yağmur yağıyordu ama umursamadım. Biraz arabayla gezip sakinleştim. Sonra annemle tartıştığım için pişman oldum. Bir çiçekciye gittim ve anneme çiçek aldım. Eve geldim, hala yağmur yağıyordu, ben de evin önüne geldim ve pişmanlık içerisinde kapıyı çaldım annem kapıyı açmadı. Tekrar çaldım yine açmadı. Telefondan aradım, cevap vermedi. Hannah'yı aradım oda açmadı. Kapıda bekledim, ellerimde çiçek kapıda sırılsıklam bekliyordum. Kimse kapıyı açmadı. Kapıyı kırarak içeri girdim ama... a-annem o ö-öl-ölmüştü. Yerde kanlar içinde yatıyordu. Onu öyle görünce ben, ben... Ben onu öyle görünce hayatım mahvoldu Mi Roo. O görüntü hala aklımda o kanlar içinde yerde... Annemin yanına koştum ona sarıldım üstüm onun kanlarıyla boyanmıştı. Ona sarılmış hüngür hüngür ağlıyordum. O an aklıma Hannah geldi. Hannah evde değildi. Bağırdım onun sesiyle haykırdım. O evde değildi. Ben hala annemin yanına çökmüş ağlarken arkamda birinin olduğunu hissettim. Birden bir bezle ağzımı kapattı. Tek görebildiğim şey siyah maskeli bir adam olduğuydu. Gözlerim çok az açabiliyordum. Tamamen kendime gelince yine önümde maskeli adamları gördüm. Bir kız getiriyorlardı."

Bangchan bunları hepsini anlatırken hala ağlıyordu. Derin bir nefes alıp verdi ve konuşmasına devam etti:

-"Saçları yüzünü kapatmıştı. Yere kanları damlıyordu. O-o kızı çok kötü dövmüşlerdi. Beni bağladıkları sandalyenin tam karşısına otuttular. K-kı-kızın saçları yüzünden çekilince o-onun kim olduğunu gördüm. O-o k-kız benim kız k-kardeşim H-Hannah'dı. Maskeli bir adam belinden bir silah çıkardı... Sesi tanınmasın diye robotik sesiyle konuşmaya başladı. "Bangchan bu kızın kim olduğunu eminim çok iyi biliyorsundur" dedi. Sinirden ne yapacağımı şaşırdım bir yandan ağlıyor bir yandan bağırıyor bir yandan da çırpınıyordum. Kardeşimi sandalyeye bağladılar. Hannah konuşmaya başladı "O-oppa babam bizi terk etti annemiz öldü, bende dakikalar içinde öleceğim Lucas'ı bul, bari onu kurtar. Sana güveniyor ve s-seni seviyorum oppa" der demez adam onu silahla vurdu. Hannah'la beraber sandalyede yere düştü. Hannah da ölmüştü ama gözlerinden hala yaşlar akıyordu. Son kez bana gülümsedi ve öyle kaldı. Gözleri açık bir şekilde can verdi. Hemen ardından polisler içeri girdi. Hannah'yı alıp ambulansa götürdüler. Beni çözdüler. Hastaneye gittim ama Hannah ölmüştü. Hannah'ın dediği gibi babam bizi terk etti. Lucas ortalarda yok."

Bölüm sonu

3 yorum