-"Şirket işte. Borçları ve düşüşü yüzünden şirketi kapatmışlar beni de işten attılar."
Jae-hyun bana bakıp konuşmaya başladı:
-"Bunu yapabilme hakları var mı?"
Omuz silktim ve Jae-hyun'a cevap verdim:
-"Bilmem. Boşver ya çok gidesimde yoktu zaten."
✨
Yemeğimizi yedikten sonra beraber masayı topladık. Bangchan salondan yanıma geldi ve konuşmaya başladı:
-"Ben duş alacağım Mi Roo."
-"Tamam."
Bangchan yanımdan ayrılıp odasına gitti ve havlusunu alıp banyoya geçti. Bende koşarak Jae-hyun'un yanına geldim ve kısık sesle ona sordum:
-"Jae-hyun Bangchan'la odada ne konuştunuz?"
-"Neden öğrenmek istiyorsun?"
-"Yah! Jae-hyun soruma soruyla cevap verme. Seni ilgilendirmez neden öğrenmek isteyip istememem. Söyle hadi ne konuştunuz?"
-"Bangchan'a ihanet edemem ama seni de satamam. O yüzden biraz söyleyebilirim."
-"Yah! Hadi söyle."
-"Bangchan'la içeride konuştuğumuz şey senle ilgiliydi."
-"Ne oldu? Bangchan benim hakkımda ne dedi? Bangchan beni odadan çıkartıracak kadar ne söyledi?"
Jae-hyun sırıttı. "Ben sana dedim ki sana biraz anlatabilirim. Bu kadar bilgi sana yeter" dedi.
-"Yah! Jae-hyun Hadi!"
-"Tamam, söyleyeceğim. Ama gidip Bangchan'a söylemek yok tamam mı?"
-"Tamam."
-" Bangchan seni odadan çıkardıktan sonra bana dönüp şey dedi "Jae-hyun sana bir şey itiraf etmem lazım" dedi. Bende ne diyeceğini çok merak edip ona bakıyordum o tekrar konuşmaya başladı ve dedi ki "Jae-hyun ben Mi Roo'dan hoşlanıyorum."
Ağızım açık bir şekilde Jae-hyun'u dinliyordum. Gerçekten söylediklerine inanamıyordum. Bu söyledikleri gerçekti tahmin ettiğim gibi Bangchan benden hoşlanıyormuş. Ben şaşkınlık içerisinde kalmış Jae-hyun'a bakarken banyodan Bangchan çıktı. Bizin yanımıza geldi ve tekli koltuklardan birine oturdu. Kimse konuşmayınca ben konuştum:
-"Ee Jae-hyun gelsene benimle, senin kalacağın yeri gösterim."
Bangchan söze atladı:
-"Benim yanımda uyuyamaz mı? İki yatak var zaten, ayrıca bu evde başka misafir odası yok zaten."
Başımı aşağı yukarı sallayıp onay verdim. Bangchan Jae-hyun'u odaya götürüp eşyalarını koymasına yardım etti.
✨
Yatağa geçip gözlerimi yumdum, uykuya dalmaya çalışıyordum ki odamın balkonundan bir ses duydum.
Yumduğum gözlerimi açtım kafamı balkona çevirdim. Hiç bir şey göremedim. İyice korkmaya başladım. Yattığım yerde doğruldum ve balkona daha net bakmaya çalıştım ve birden bir adamın kafası duvar kenarından yavaşça ortaya çıkarak adam maske takmıştı. Saklandığı duvarın arkasından çıkıp balkonun demirlerinde atlamaya çalışıyordu. Konuşamıyordum. Kaçamıyordum. Sadece gözlerim fal taşı gibi açılmış bunların hepsinin bir rüya olması için dua ediyordum. Sonunda ağzımı açabilmiş ve çok güçlü bir çığlık atmıştım. Adam kafasını bana çevirmiş bir ayağını balkona koymuştu ama Bangchan'ların geleceğini anlayınca o ayağını oradan kurtarmaya çalışıyordu. Bangchan ve Jae-hyun yanıma gelmiş ne olduğuna bakıyordu ki Bangchan o adamı gördü. Bangchan de bağırarak onun yanına koştu:
-"Seni pislik! Kaçma!"
Bangchan geçikmişti o adam hızlıca kurtulup kaçmayı başarmıştı. Bangchan burnundan soluyordu. Benim ise engel olamadığım gözyaşlarım yanağımdan akıp gidiyordu. Jae-hyun yanıma geldi:
-"Mi Roo iyi misin? Sana bir şey yaptı mı?"





