Bangchan'dan
Sabah kalktığımda Mi Roo yanımda değildi. Korkmamış da değildim, hızla yataktan kalktım, kapıyı açıp odadan çıktım. İçim gerçekten rahatlamıştı, Mi Roo mutfakta kahvaltı hazırlıyordu. Yanına gittim ve ona arkadan kollarımı sardım. Yüzümü boynuna gömdüm ve kokusunu içime çektim. Mi Roo huylanmış olacak ki benden uzaklaştı ve konuştu:
-"Bangchan yapma huylanıyorum."
-"Sana da günaydın sevgilim. Mi Roo ben markete gidiyorum birkaç şey almam lazım."
-"Tamam sevgilim, çok geç kalma kahvaltı neredeyse hazır."
-"Tamam, ben çıktım."
-"Görüşürüz."
-"Görüşürüz."
Mi Roo'dan
Bangchan birkaç şey almak için markete gitmişti. Bende kahvaltıyı hazırladım. Bangchan gidince aradan bir iki dakika geçmişti ve kapı tekrar açıldı. Tezgaha dönüktüm arkama bakmadan konuştum:
-"Bir şey mi unuttun sevgilim?"
Arkamı tam dönecekken ağzıma bir bez geldi ve ondan sonrasını görmedim. Gözlerimi ellerim kelepçeli bir şekilde açtım. Karşımda bir adam vardı, beni duvara sabitli olan kelepçelere bağlamıştı. Karşımdaki adamın maskesi yoktu. Kesinlikle bu katilin adamlarından biriydi ayrıca katil kendisini bu kadar riske atamazdı. Adam benim uyandığımı görünce konuştu:
-"Demek güzellik uykundan uyandın."
-"Neredeyim ben?" dedim ciddi bir sesle o ise beni kâle almıyordu.
-"Off of o Bangchan denilen adam olmasaydı şuan birlikte sevgiliydik" dedi yüzüme yaklaşarak.
-"Ne?"
Adam birden kahkaha attı ve konuştu:
-"Yüzünün aldığı ifadeyi görmeliydin" dedi ve yüzüne çirkin bir ifade taktı, tekrar kahkaha attı. Bende sinirim bozulmuş bir şekilde sırıttım. Aslında bu katilin tarafında falan olmasa iyi ve eğlenceli bir arkadaş olurdu ama asla Jae-hyun'un yerini tutamaz. Kafamda bu düşünceler dolaşırken telefonum çaldı, telefon tabi ki de o adamdaydı. Kim olduğunu görmemiştim. Adam telefonu açtı ve hoparlöre aldı.
-"Alo?"
Arayan Jae-hyun'du. Sesinden anlamıştım, adam konuştu:
-"Kimsin?"
-"Asıl sen kimsin? Mi Roo nerede? Onun saçının teline zarar verdiysen senin canını okurum."
Jae-hyun gerçekten endişeli ve kızgındı.Bağırdım:
-"Jae-hyun!"
-"Mi Roo!" der demez adam telefonu kapattı ve konuştu:
-"Tam da plana uyuyorsun Mi Roo onları buraya çekmeyi başardın aferin sana" dedi ve gülümsedi. Konuşmaya devam etti:
-"Hey baksana patron seni öldürmezse bence yakın arkadaş oluruz. Ha ne dersin?" Bunları söylerken başımı okşadı.
-"Ö-öldürmezse mi?"
-"Endişelenme bizim işimiz Bangchan'la. Patron belki seni öldürmez."
-"Bangchan beni ve üyelerin hepsini kurtarır."
-"Bangchan önce düştüğü çukurdan kendini kurtarsın" diye bağırdı. Tam bu sırada yüzüne çok güçlü bir yumruk savruldu ve adam yere düştü. Bangchan konuştu:
-"Buradayım gel ve yüzüme konuş."




