----
Bir zamanlar, küçük bir kasabada yaşayan genç bir adam olan James, garip bir deneyim yaşadı. Bir gece, eve dönerken karanlık ve sessiz bir yoldan geçiyordu. Ay, bulutların arkasına gizlenmişti ve yol lambaları titrek ışıklarını yayıyordu. Birdenbire, etrafında garip bir sessizlik hissetti, sanki bir şeyler izliyormuş gibi.
James, hızlı adımlarla evine doğru yürümeye devam etti. Ancak her adımında, arkasında bir şeylerin olduğunu hissediyordu. Ürkekçe arkasını döndüğünde, gölge gibi bir varlığın hızla yaklaştığını gördü. Panikleyerek koşmaya başladı, ama gölge ona her adımında daha da yaklaşıyordu.
Sonunda, evine ulaşmayı başardı ve kapıyı hızla kapattı. Ancak içeri girerken bir an için geriye baktığında, gölgenin pencereden ona baktığını gördü. Titreyen elleriyle perdeyi çekti ve yatağına uzandı. Ancak gözleri kapandığında bile o gölgeyi düşündü, nefes alışı hızlandı.
Sabah olduğunda, yaşadığı bu olayın bir kabus olduğunu düşündü. Ancak aynı günün akşamı, tekrar aynı yoldan geçmek zorunda kaldı. Yine garip bir sessizlik ve karanlık vardı. Bu kez daha dikkatliydi, hızlı adımlarla evine dönmeye çalıştı.
Fakat bu sefer, gölge onu eve kadar takip etti. Kapıyı kapattığında, pencereye doğru bakmadan edemedi. Ve orada, pencerede ona bakan aynı gölgeyi gördü. Ürperdi ve odasına kaçtı, ancak gölge odasının kapısından içeriye girmeye çalışıyordu.
O günden sonra, James'in yaşamı kabusa döndü. Her gece, o gölgeyi ve onun varlığını hissetti. Arkasını döndüğünde, pencerede, aynada, her yerde o gölgeyi gördü. Zamanla delirmeye başladı, sürekli gölgenin varlığını hissetti ve ondan kaçmaya çalıştı ama asla kurtulamadı.
Sonunda, bir gece, James'in evinden bir çığlık yükseldi ve ardından sessizlik hakim oldu. Komşuları polise haber verdi ve evine gelen polisler, James'in cesedini yatak odasında buldular. Oda, karanlık ve sessizdi, sadece pencereden içeriye bir gölge
giriyordu.
---